21 Mart 1964 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 14

21 Mart 1964 tarihli Akis Dergisi Sayfa 14
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER nısıra bir de hükümet buhranı ortaya çıkacaktır. Bu ikinci ihtimalin şartı, Vergi Reform Tasarılarının çok ge- ciktirilmesi veya kabul edilmemesidir. Önümüzdeki günler, Türkiyenin; Hü- kümetin işaret ettiği aydınlık istika- mete mi, yoksa iktidarların ateşten gömlek haline geleceği günlere mi yö- neleceğini gösterecektir. Ancak bütün bu ihtimaller bir va- kıayı artık ortadan kaldıramıyacak- ur, Turizm ve Tanıtma Bakanı Ali İhsan Göğüş, bunu Meclis koridorun- da AKİS muhabirine şöyle ifade etti: "— Biz çekilebiliriz. (Fakat artık Türkiyede savunduğumuz prensiplerin sahibi sadece CHP ve onun Bakanları değildir. L okomotif Düüüt.. Ulaştırma Baltanı kürsüden acı acı yakındı "— Vagonumuz yok, lokomotifimiz yok diye feryat-figan oediyorlar, İs- tasyonlarda acı acı öten düdükler bu- nun aksinin en güzel ispatıdır." Bu sözlerle dudaklara konan te- bessümler henüz silinmemişti ki Alp- SEender bu sefer de başka bir | İnci saçtı : "— Ferit Alpiskender ihaleyi ol- du bittiye getirdi diyorlar. Ben Bakan olduğum zaman hiç kim- seyi tanımıyordum. DDY na olan isteklerimi Genel Müdür vasıta- sıyla duymuyordum. Kendisi çok ki- bar ve nazik bir zattır. İsteseydim şöyle oy verin diyebilirdim." Bakanın bu sözlerle anlatmak iste- diği şey açıktır. Salonu dolduran mil- letvekili ve senatörlerden o bir kısmı kahkahalarım tutamadılar. Ama Alp- iskender hiç oralı olmadan konuşması- na devam etti ve General Motors ile General Electric (o lokomotifleri hak- kında oldukça uzun süren bir teknik mukayeseye daldı. Biraz da kendisin- den önce konuşan ei nn ye- tiştirdikten sonra tam 5 da- kika süren e e bağın bir in- ci dizisiyle bağladı "— Babamız da oL kardeşimiz de olsa kimsenin gözünün yaşma ba- kacak değiliz." Olay haftanın ortalarında Çarşam- ba günü Büyük Millet Meclisinde geç- ti. O gün Antalya Milletvekili Nihat Su ve 6 arkadaşının 33 Diesel-Elect- ric lokomotifinin ihalesi ile ilgili ola- Ferit Alpisken- soruşturması a- m için verdikleri bir önerge gö- rüşülmekteydi. karum saat 14'de Başkan Vekili AKİS/14 Nurettin Okun başkanlığında — açıldı. Ancak önerge hakkında görüşebilmek için bir takım usül meselelerinin hal- li gerekiyordu. Bir kısım milletvekil- leri, meselenin önce Cumhuriyet Se- natosunda ve Büyük Millet Meclisinde ayrı ayrı ele alınması gerektiğini ile- ri sürdüler. Ancak bu yolda verilen önerge büyük çoğunlukla reddedildi. İkinci usül meselesi de (Anayasanın 132 .maddesi ile ilgiliydi. Bu maddeye dayananlar oOkonunun yargı mercile- rince ele alınmış bulunduğunu ve bu sebeple yasama we bir gö- iş anın, Anayasanın bu mad- desine aykırı olduğunu ileri sürdüler. Bu yolda verilen önerge de tıpkı bi- rincisi gibi reddedildi. Gerek milletve- Basın — Bu baltanın başında bir Zafer Gazetesinin Yazıişleri Müdü- rüyken yayınlanan bir yazı Ted- birler Kanununa aykırı bulunmuş ve kabak gazetenin sahibi eski de- mokrat zenginlerden Muammer Kı- ranerin değil de Ayhan Bilginin ba- şında patlamıştır. Hazin olan, her devirde gazetecinin çile çekmesidir. Ayhan Bilginin hapishane köşe- lerinde (o çürümesine elbette gönül razı olmamaktadır. Nitekim, Bilgin için bir özel af teşebbüsüne geçil- miş bulunmaktadır. Beklenen, genç fikir isçisinin bir an evvel hürriye- tine ve sıcak yuvasına kavuşmasıdır. kili ve gerekse senatörlerin çoğu ay- ardır uzayan bir kurt hikâyesinin as- lını öğrenmek istiyorlardı. Gerçekler bütün çıplaklığıyla gün ışığına çıka- rılmalıydı. Çarşamba günkü görüşmeler vaktin gecikmiş, olması sebebiyle ertesi güne bırakıldı. Daha 26 milletvekili ve se- natör ve 6 önerge sahibi konuşmak için sıra beklemektedir ve bu bakım- dan Alpiskender hakkında ne gibi bir karara varılacağı hakkında şimdiden kesin bir tahmin yapmak imkânsız- dır. Tencere dibin kar İçerde sözcüler birbirlerine atıp tutar ken bir diğer ilgi çekici olay da Ba- i. Saat 17 sırala- karya Milletvekili Burhan Akdağ, fri- san Sabri Çağlayangilin, oVişnezadede 165 bin liraya bir apartman katı al- dığını ve kat bedelinin o Çağlayangil adına Vehbi Koç tarafından ödendi- ğini söyledi. Haber, salonda bomba gi- bi patlamıştı, AP nin taktisyenlerin- den Turhan Bilgin derhal toplantı sa- lonuna, İhsan Sabri Çağlayangilin ya- nına seğirtti. Az sonra Akdağ ile Çağ- layangil kolkola Basın Bürosundan i- çeri giriyorlardı. e Çağlayangill, orada kısa bir basın toplantısı yaparak, ka- tı hangi parayla aldığını izah etti, 165 bin liranın 105 bin lirasını çeşitli gay- ri menkul ve menkullerini satarak te- min etmiş, geriye kalan 60 bin liralık açığı ise karısının ev ve bahçesini a- partman sahibine terhin ederek ka- patmıştı. Bu arada Koçun, Çağlayan- gile bütün yardımı, terhin muamele- sinde, AP nin bu hızlı GE müdafiine kefil olmaktan ibaretti. Akdağ bozuk bir tavırla odanın bar köşesine çekildi. Ama hâlâ tatmin ol- mamıştı. Arada bir gazetecilere dönü- yor ve : — Peki ama, Vehbi Koç durup dururken neden kefil olsun? Ben bu u Çağlayanglı gittikten sonra tartış- ma Turhan Bilgin ve Burhan Akdağ arasında yeniden alevlendi. Bilgin; es- ki arkadaşı Akdağa dönerek "— Senin İstanbulda bir motor meselen vardır, onu da izah et- sene dedi. Bu arada tartışmaya Sabri Vardar lı ile Oğuz Oran da karışmışlardı. O vi li ağırdı — Sana iki günde iki apartman alan AP linin adını söyliyeyim mi? Kapılar kapansa, salonlar ayrılsa da ortada olan gerçek, bütün gizli ka- paklı haberlerin gene de basına ulaş- tığıdır

Bu sayıdan diğer sayfalar: