1 Eylül 1938 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6

1 Eylül 1938 tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Acaba onlar ne yapacaklar ? 1938 senesinin Mişön uyandı: — Of be.. Karısı Rabeka yatakta doğruldu: — Mişon.. — Ne var? — Haydi kuzum.. dün akşam senden beş lira istemiştim, onu ver, — Bıraktım iki lira.. — Olmaz be Mişon, iki lira çok az. | eylül sabahıydı, dediğim olacak. Hizmetciye de iki lira yvereceğim. — Bir lira ver.. — İki istiyor, — Bir lira dedim, kanum var, pa- sarlık yok! — Mişon ben yabancı değilim.. — Öyle ama kamın var, pazarlık yok.. — Kanun yabancılar için. Mişon düşündü, başını kaşıdı, — Karı, sen dâhisin. — Ne zannettin ya, ben çocukken de öyle söylerlerdi. — Üğç lira vereyim. — Hani kanun vardı, pazarlık yok- tu? — Biz yabancı değiliz., can ciğeriz. Üç lira olsun! Mişon, mağazasına gitti, Tezgühdar- Jar daha henüz gelmişler.. öte beri eş- yayı tanzim ediyorlardı: — Bana bakın.. — Ne var patron? — Kanun var, pazarlık yok. Her kim pazarlık yapmak isterse... L Baunları biliyor mu idiniz? — J Fransız hazinesinin bisiklet kazancı 1087 yılında, Fransız yollarında seyrüsefer eden bi sikletli kimselerin " sayısı (8,094,000) e baliğ — olmuştur. Fransız hazinesi- nin muhtelif vergi namı altında bu DWWMM”)MM“M"G Kadır Köşesi Mevsimlik çok şık bir rop | — Polise haber verelim. — Budala mısınız, polise haber veri- lir wi? Bana haber veriniz; ben yapa- mı bilirim. Mişon kasaya yaklaştı: — Sara — Ne var patron, bana on liralik bir bilezik alacaktın. — On liraliık olmaz, beş liralık. — Kanun vardı, pazarlık yoktu. — Sara biz seninle yabancı değiliz, can ciğeriz.. kanun canla ciğerin arası- na girmez © Biraz zaman geçti. Mağazaya müşte- Ti geldi. Tezgâhdarlardan biri müşte- rinin istediği malı çıkardı. Müşteri sordu: — Kaç kuruş? — Beş lira! — TÜç liraya olmaz mı? — Olmaz. Kanun var, pazarlık yok, Ama patrona haber vereyim. Mişon bunu duymuştu: B — Ne var Bay, ne istiyorsun? — Şu mala beş lira istiyorlar. — Beş liradan aşağı olmaz.. kanun '“" gikirli yi Yaza daha yakın, fakat gene büsbütün | — Mademki öyle ben de almam. — | yazlık denamez. Yaka bu sonbahar gö - — Ne kiziyorsun, yabancılar kızar, |receğimiz kapalı yakalardan biridir. Ku- sen benim dostumsun, canımsın, Dört | maş tâ ince-değil. Korâajın önünde düm- lira ver.. düz Ikl kesik var. Bü kuplar eteğe kadar — Hani kanun vardı, pazarlık yok- iniyor. Yanlarında da ayrıca, kollara Tağ- tu?.. lar düz geçirilmiştir. Korsajın bu yan dl- — Orası öyle kanun var, pazarlık | kisteri ön parçasmın yakada bizülme- yok ama.. kanun yabancılar için. Biz | sine yaramaktadır. seninle can ciğer sayılırız. Kanun can- | Sentür iki kemer üstüste geçirilmiş his- la ciğerin arasma hiç girer mi? sini veriyor. Enli ve ortadan dikişli. Bel- F ? e İsmet Hulüsi deki çiçek, robu hem abiyye bir elbise 'haline koyuyor, hem de geçip giden yaz- dan bir tazelik getiriyor. Onu tam sön - baharlık denilmekten çıkarıyor. Bozulmasından korktuğunuz çamaşırları nasıl yıkamalısınız? İpekliler, renkli yünlüler, ince çama- şırlar hususi bir itina ile yıkanmalıdır - Jİar ki renkleri bozulmasın, çabucak ez- Kimesini Dünyanın ©n meşgul dıni Haliçteki deniz kazasının muhakemesine başlandı Müddeiumumi tevsii tahkikat talebinde bulunduğun- dan duruşmanın cürmümeşhud ahkâmından çıkarılıp ahkâmı umumiyeye göre devamına karar verildi Birkaç gün evvel Haliçte Halıcıoğlu önlerinde bir deniz kazası olmuş, Kara- ağaç mezbahasına buz almıya giden İh- saniye adındaki motör bir sandala çar- parak batırmıştı. Sandalda bulunan üç kişi denize dö- külmüş ve ikisi kurtarılarak birisi su- lar arasında kaybolmuştu. Dün bu kazanın duruşmasına Ağır- cezada başlanmıştır. Maznun sifatile dinlenilen İhsaniye motörü kaptanı: — Buz almak üzere gece Karaağaca gidiyorduk, Motörde tayfa Niyazi ve buz amelesi Hüsnü vardı. Karanlık tazla olduğu için ilerde bir şey gözük- müyordu. Bir aralık üç metre kadar ö- tede bir sandalla karşılaştık. Sanğalın feneri yoktu ve içindekiler de sarhaş- tu. Hemen manevra yaptık, fakat kaza- nn önüne geçemedik. Sandal devrildi 've etraftan yetişenler Fethi ve Mustafa adındaki iki kişiyi kurtardılar, Hacı is- mindeki adam bulunamadı... demiştir. Bundan sonra keşif raporu okunmuş- lan tesiri veren, birer verev kup var, Kol- d |içmiştim, tur. Raporda, motörün sür'atinin dört mil olmasından dolayı üç metre mesafe dahilinde durabileceği zikreditlmekte i- . Maznun kaptan Mehmed buna itiraz etmiştir. Bundan sonra sandalda bulunan Fet- hi şahid sıfatile dinlenmiştir. Fethi - fadesinde: — Sandalda fener vardı, ben çok az içtim, fakat diğer iki arkadaşım sarhoş- Demiştir. Denize düşen ve kurtarılan diğer şahid Mustafa da: — Fethi ile Hacı sarhoştu. Ben az sandalda fener yoktu. Motö- rü görür görmez bağırdık, fakat mo- törün üstünde kimse yoktu. Diye ifade vermiştir. Diğer şahidlerden buz amelesi Hüs- için, bir günde, bütün #yan meclisi aza- sından fazla çalışır, demiştir. Bu kadın, ehemmiyetli tır. Türk parasile bunun kıymeti takri-| müzakereler sırasında dahi Rooseveltin Okuyucularıma Cevablarım Beyazıdda Bay «H. G.» ye: — Kazancınız rahat yaşamıya mü. sald değildir, artıncaya kadar evlen- mek fikrinden vazgeçiniz. Esasen yaşınız da sizi aceleye - sevkedecek derecede ilerlemiş sayılmaz. Biraz beklemek lâzımdır. e Bay «M. Ç.» ye: — Bahsettiğiniz — vaziyette — bir genç kıza, sösyete denilen muhitler- de rastgelinenlerden daha fazla iti- mad edilebilir. Tereddüd etmek için hiç sebeb görmüyorum. e Bay «B. Y.» ye: Gönül işleri sütununun hacmi mahduddur. Aşk mektublarının neşe tine tahsis edilemez, mazur görünüz, Süalinizin cevabma gelince: Aşka gençlikte de, ihtiyarlıkta da bir ihtiyac var, fakat yaşa göre şekli değişir. Birincisinde maddi ve rühi karışık, ikincisinde rühi galibdir. Merak ettiğiniz ikinci noktanın i- zahı bu sütunda aykırı düşecek, he- yanına izinsiz girebilen yegâne kadındır. le benim dilime hiç yakışmıyacak, onu müsaadenizle geçiyorum. * Bay «Kerem:» & — Beni tarafgirlikle itham etmek için ne kadar sathi görüşlü olmalı? diye düşünüyorum. «Yazılarınızda hep erkekleri hak- $12. görüyorsunuz,» diyorsumnuz, fa- kat ben size aksini isbat edecek yüz- derce delil sayabilirim. *Bu vaziyette maksadım sizden nasihat istemek değil, derd yanmak» diyorsunuz, teşekkür ederim, pek mültefit dâvranmışsınız. Derdinize gelince: | — Yüzünü görmediğiniz bir ka. dınla evlenmeniz, 2 — Tahammül edilemiyecek de- recede çirkin bulduktan sanra sene- lerce yaşamanız, 3 — Çirkinliğin tahammül edile- miyecek derecede olduğunu anlamak fçin de karşınıza seveceğiniz bir genç kızın çıkacağı zamana kadar bekle- meniz, gerçekten benim biraz tahlil. ci kafarmın almıyacağı şeylerdendir. Fakat bütün meselede «Çocuğuma 1. Alelâde kalhp sabumu yerine sabun | nü, kaza esnasında uyuduğu ve çarpış- tozu kullanmalısınız. Bu sabundan su -|ma neticesinde uyandığını ve denizde yun her litresi için iki yemek kaşığı ko-| bağrışmalar işiterek kurtarmıya çalış- yarsanız biter. Eğer suya bir kaç damla |tıklarım söylemiştir. amonyak damlatırsanız sabunu bu ka -| Müddelumum? tevsii tahkikat tale- dar koymıya da lüzum kalmaz, Önce bir | binde bulunmuş ve mahkeme iddia ma- kapta sıcak suda eritir, köpürtürsünüz, | kamınm bu talebini kabul ederek, mu- sonra Üüstüne soğuk su dökerek ilık bir| hakemenin ehkâmı umumiyeyo göre ic- su hazırlarsınız. rasına ve cürmü meşhud hükümlerin- 2, İnce çamaşırlarla açık renk yünlü -|den çıkarılmasına karar vermiş, duruş- leri B0, 35 derece suda yıkamalısınız. |ma tâlik edilmiştir. (Elinizi soktuğunuz zaman hoşunuza gi - a| den bir hararet). Düz renk pamuklu ku- h"m udw hl' m maşlar daha fazla sıcağa dayanır. Em - yedi sene dört ay primeler, koyu renk yünlü ve ipekliler, ipek çorapları yıkatacağınız suyun dere- h'” ..M.. .uu cesi (25) ! geçmemelidir. Tam (ılık su).| Geçen sene Çadırcılardâ oturan Re- 3. Koton, ipek ve jerseler yıkanmadan |şad isminde bir genç, hasinnede yattı- evvel bir müddet sabunlu suda bırakıl - ği bir sırada karısının başka birile mü- malıdır. Bütün nazik şeyler ancak yı -|nasebette bulunduğunu haber alarak kandıkları sırada su içinde kalmalıdır. |kadını bıçakla yaralayıp, öldürmüştü. 3. Çitilemek ince kumaşlar için çok| Dün Ağırcezada yapılan duruşma ne- kötü bir âdettir. Bunun yerine yumuşak, | ticelenmiştir. Reşadın hastanede yattı- ufak bir fırça kullanmak daha muvafık | ği sırada karısı Melihanın diğer bir er- olur. Her halde pek dayanıklı olmıyan | kekle münasebette bulunduğu anlaşıl- şeyleri mümkün olduğu kadar az oğmalı | mıştır. Reşad karısına bu hareketinden ve az fırçalamalıdır. Hattâ hiç oğulma -| utanması lâzım geldiğini ve bir daha o salar daha iyi olur. adamla buluşmamasını söylemiştir. 4 Renkli şeyler yıkanırken birbirine| Meliha ise kocasına fena ııuamıbıîe karıştırmamalıdır. En evvel en açık renk- |bulunmuş ve bu sebeble başlıyan mü- lerden başlamalıdır. nakaşa büyüyerek Reşad Melihayı ya- dediğiniz biçare mahlüka ayrılan derd hissesi nedir? Onu neye anlat- mıyorsunuz? TYEYZE ralamıştır. Yaralı bilâhare ölmüştür. Heyeti hâkime ağır tahrik seb: gözönünde tutarak 24 sene ağır hapis cezasını yedi sene dört ay hapse tahvil ve kararı tefhim etmiştir, Tedbirsizlikle arkadaşının ölümüne sebeb olan bir genç mahküm oldu Bundan bir müddet evyel Kasiır 3a« şada Alâeddin adında 'bir genç, iki ar- kadaşile beraber kahvede oturmuşi..r- dır. Bir aralık Alâeddin havaya bir el silâh atmıya kalkışmıştır. Arkadaşı Ehnver onun bu hareketine mani olmak istemiş, ve tabanca bu sırada ateş mıştır, Çıkan kurşun Envere isabet e- derek yaralamış ve bilâhare de öl- Müştür, Dün bu hâdisenin muhakemesine as liye dördüncü cezada devam edilmiş ve Alâeddinin tedbirsizlik yüzünden ölü- me: sebebiyet verdiği anlaşılarak, bir sene hapsine karar verilmiştir. Bir otomobil Köprıld? bir kadını çiğneyip parçaladı Dün Köprü üstünde, çivilerin bulun: duğu geçid yerinde feci bir otomobil kazası olmuştur. Frose isminde 60 yaşlarında bir ka- dın, yanında kızı Yöyi olduğu halde traravaydan inmişler, Adalar iskelesi- ne gitmek üzere karşıya geçerlerken, E- minönü cihetinden bir otomobil görül- müştür, Şoför Tevfiğin idaresindeki bu 1759 numaralı taksi son sür'atle Froseye çarpmış, kadını altına almış, bir müd- det sürükledikten sonra parça parça etmiştir. Hâdisenin tahkikatına Eminönü mer. kezi ve müddelumumi muavini Sabri vaz'ıyed etmişlerdir. Gözleri önünde a- nasının parçalandığını gören genç kız, merkezde, baygınlıklar geçirmiş, gös yaşları içersinde güçlükle ifade verebil- miştir. Şoför ise kazanın çivi harlı de vukua geldiğini iddia etmektedir. Yaprlan keşifte otomobilin, frenlerin- de de ârıza olduğu anlaşılmıştır. Dünya cirid atma rekorn kırıldi Dünya eftrid atma rökoru gene bir Finlandiyalı tarafından kırılmıştır. Es- |ki rökor 77 m, 23 ile Finlandiyalı Jar- |vinen'de idi. 1935 senesindenberi ci atmaya başlıyan Nikkanen — bugün 77 ma, B7 ile fevkalâde bir dünya röko- runa sahibtir. Son bir sene içinde bu iki vatandaş 75 metre üzerinde olarak daima çekiş- mişlerdir. Birkaç gün sonra Pariste Av Tupa şampiyonasında gene çarpışacak- lardır. Te a e e a l SAĞi TU L aa gae aa aa AT | iki ahbab çavuşlar: Gümrükte l

Bu sayıdan diğer sayfalar: