11 Eylül 1954 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 32

11 Eylül 1954 tarihli Akis Dergisi Sayfa 32
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

bölümü yapacak, mizansen tesbit cek ve eseri temsil edilir hale getirebil- mek için ancak yirmi altı gün, (pazar- ları saymazsak yirmi üç gün) çalışabile- cek. Fakat bütün bunları normal şartlar içinde yapabilecek. Meselâ, rol vermek ısledıgı sanat- rejisörün karşıla- şacağı güçlük tabu bir misli artmış ola- cak. Netice itibariyle Devlet Tiyatrosu- nun perdesi, tiyatro idaresi istediği tak- dirde, Ekimin birinci günü açılacaktır ama, öyle derme çatma bir hazırlıgın ortaya koyacağı tıyatro eserinin kalitesi hakkında bir şey söylemiye kalkarsak, hem idare, hem de sanatkârlar ayakla- nacaklardır. Malüm olduğu üzere, Devlet tiyat- rosu her yaptığında bir keramet bulan acaip zihniyetten bir türlü kurtulama- ıştır. Dünyadan haberler Mozart'ın 200 üncü doğum yılı Viyana : Satrzburgdaki — Mozart akademisi müdürünün bildirdiğine göre, 27 Ocak 1956 tarihinde Mozart'ın 200 üncü do- ğum yılı dönümünü bütün Avusturyada bir bayram, olarak kutlanacaktır. Bayramın programı şimdiden hazırlan- maya başlamı tır. Hollywood'un tanınmış Trejisörlerin- den Wilhelm Dieterle, — Amerikan film şirketlerinden «Republic» hesabına Ba- tı Almanyada renkli bir Richard Wag- ner filmi çevirtmek için tetkiklerine baş- lamıştır. Filmin ismi <«Ateşin sihiri» 0o- lacaktır. Rejisör — Dieterle, gazetecilere verdiği beyanatta 25 seneden beri Wag- nerin hayatını filme almayı düşündüğü- nü söylemiştir. Çevrilecek olan film bir müzik veyahut opera filmi olmayacak, Wagnerin şahsiyetini ve maceralarını anlatacaktır. Film almanca ve İngilizce olarak çevrilecektir. Dieterle bu arada Bayreuth'a da gelerek orada Wagnerin torunları e çevireceği film üzerin- dB“arkc“"e“lo““n"aş““V' alisi Boyrulh'da Bayreuth — : Wagner festivali münasebetiyle bu- raya gelen Barcelona valisi hava gene- rali Don Felipe Acedo Colunga, Wag- nerin torunları ile 1955 yılında Barze- lona'da bir Wagner festivalinin tertibi hususunu konuşmuştur. Olimpiyad marşı Münih : Seksen Alman bestekârı, olimpiyad marsı musabakasına iştirak ederek bes— kâra Monaco prensi Peter bin dolar mü- kâfat verecektir. 32 SPOR Beşiktaş - Adalet Yeni Futbol Az milli maç mı, çok milli maç mı? ynen hatırımızdadır A bundan evvel, defa iş başına geldigı zZaman şoyle demişti; «Seneler- denberi milli maç yapmamış Türk fut- bo luna hayatiyetini yermek için her se- ne bol milli maçlar temine çalışacağım, beynelmilel piyasanın Türk futbolunun mevcudiyetini — görmesini ediyo- rum.» Ulvi Yenal, arzu tarihten bu yana, eski federas- yon bu prensibe riayet etti. Her sene milli maçlarımızın adedi arttı. Bu fede- rasyonun yerini alan federasyon da ay- ni prensibe sadık kaldı. Geçen mevsim milli forma on iki defa sahada gözüktü. Bunların bir kısmını kazandık, bir kıs- mını da kaybettik; fakat — futbolumuz her maçtan birşeyler kazançlı olarak sahadan ayrıldı. Şimdi Ulvi Yenal federasyonu ile tekrar iş başındadır Federasyonun prog- ramına bir göz atınca bu mevsim yapı- lacak milli maçların adedini Ulvi Yenal' ın eski prensibine pek uygun du dan ayrılınmasına sebep oldu? Belki de sebep hem o, hem de budur. Bu defa iş basma geldikten sonra yeni bir pren- sip kabul eden Ulvi Yenal ise şoyle di- yor <<Millî maçların fazla ve sık yapıl- masını yine — arzuluyorum; fakat geçen Vazıfe devremde projeden kalmış birçok tasavvurlarım var, u defa onları ilk mevsim açıldı olarak ele almak istiyorum. İlk iş mem- on kuvvet' i bir şekılde Avrupa futbol pi- yasasında sık sık görün u fikri dünya kupası — maçlarının aksülâmellerinin ışığı altında mü- talââ etmek daha doğru olur. Dünya kupasında muvaffak olanlar ve onlar- dan daha ziyade bir kuvvetle — başarı sağlayamıyanlar yeni prensipler peşin- de koşmaktadır. Muvaffakiyetler temin edemiyenlerin hepsi, milli maçlardan evvel kendi futbollarının iç bünyesine gözlerini çevirmişlerdi. Futbol üstadları olarak bugüne kadar tanınan İngilizler bile, artık milli maçların adedinden ev- vel, dahilde İngiliz futbolunu kalkındır- mak çareleri, yeni sistemler, ve teşkilât üzerinde çalışıyorlar. kupasında hezimete uğrayan Fransızlar profesyonelliklerinin şekli üzerinde du- ruyorlar. Bu ara, «Her sene az, üç dört kitlesinin Macarlar da almışa teli bır futbolcu düşünüyorlar. kupasından ayni dersi benziyorlar. Biz her mevsim kaç milli maç ya- palım? Ulvi Yenal'ın ilk prensibi gibi, yapmamız fikrini Savunacaklar olacaktır. — Bazıları ise, daha kötümser davranarak son başarısızlıkları düşüne- kendi kabuğumuza çekilmemizi tav- sıye edeceklerdir. Ana dâva asıl mühim AKİS. 11 EYLÜL 1954

Bu sayıdan diğer sayfalar: