11 Eylül 1954 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 4

11 Eylül 1954 tarihli Akis Dergisi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA İktidar Alt katta temizlik ahit Evranos, Sami Makdalan, Ta- bir Kaşıkçıoğlu, Abdurrahman So- may, Zeki Köseoğlu... Mehmet Çelebi, Sırrı Girayalp, A. Çaker, Ercüment Ko- catürk, Abdurrahman Yazgan, Sadi Bo- dur, Vahit Çelebi, Leon Yabes.. sımler acaba Türkiyede kaç ki- şi için bır mâna ifade eder? Farzediniz ki elmizde devletın verdiği bir salâhiyet var. Size, yukarda! dan birini taşıyan bir adam geliyor ve bu salâhiyetinizi kanunsuz olarak kendi menfaatıne kullanmanız hususunda sizi tazyik ediyı Ne arsınız? — Güler, fazla 1srar ederse kolundan tuttugunuz gıbı kapı dışarı edersiniz değil mi? Hat- tâ u zevatın kartvizitlerinin altında meselâ «Demokrat Parti filân ocağı rei- si> veya «Demokrat Parti fılan bucağı reisi» ibaresi bulunsa bile.. Demokrat artini a bucak reisleri o ka- D Muammer Karaca- nın sahnesine kadar. Ürstelik, önünüze sürülecek kartvizitte <reis> kelimesi bi- le bulunmıyacaktır, zira bahis mevzuu kimseler Demokrat Partinin sadece, kendi tabirleriyle «naçiz» birer azasıdır- lar. Eğer bunların tek başlarına ancak Demokrat Partinin manevı /| şahsiyetine dayanarak —ama dikka! nuz, tek başlar na ve D nin ancal ederseniz, size kargalar bile kahkahay- la güler. Demokrat Partinin İstanbul teşkilâ- tında yapılan temizlik faslından Cahit Evranos, Sami Makdalan, Tahir Kaşık- çioğlu, Abdurrahman Somay, Zeki Kö- seoğlu partiden ebediyen, Mehmet Çe- lebi, Sırrı Girayalp, A. Çaker, Ercüment Koc ürk, Abdurrahman Yazgan, Sadı vakkaten ihraç olunmuşlardır Temızlık hareketi başlarken Demokr: Partinin ileri gelenleri bunun, parti ıç nd ü fuz tacirlerini tasf'ıye gayesini rmişler, bu hareketleri do- layısiyle de istisnasız bütün basın tara- fından hararetle alkışlanmışlardı Şimdi nüfuz tacirinin Sadi Bodur ile Leon Ya- bes'ten veya o çaptaki parti mensupla- rından ibaret bulundugu mumi efkâra ilân edılıyor Işte kargaların asıl / güle- ceği budur arada maruf Necmi Ateş partisine Ve şef'ıne sadık kalacagım ga- zetelerle, beyan ederek Demokrat Par- tiden çıkarılacagına dair dolaşan Triva- yetl eri tekzip etmiş, Demokrat Partinin sözcüsü gazeteler de bunu büyük baş- lıklarla yayınlamışlardır. iktidar partisi içinde olup da men- faat teminini ilk gaye bilmeyen kimse- ler hakikaten ümit bağladıkları tasfîye— nin Leon Yabes'te tıkanıp kaldığını gö- rünce hayal kırıklığına uğramaktan ken- dilerini alamamışlardır. İşlere daha zi- yade vakıf olanlar ise bu hareketin ha- ettiğini bildirmi: OLUP BİTENLER İstifa eden subaylar aman zaman subaylardan istifa edenlerin miktarlarının çol ğundan bahsolunur. Çokluk Veya azlık izafi ve nisbidir. Umum mikta- rın ihtiyacı karşılama nisbetine, su- baylık mesleğine rağbet derecesı ve fiilen girenlerin miktarına ve norm al sebeplerle çıkışların da nisbetin göre istifa edenlerin miktarı değişik ânalar alabilir.. Yalnız muhakkak olan bir şey varsa o da istifa miktarı- nın son senelerde arttığıdır. Meseleyi evvelâ umumi olarak mütalâa etmek gerek : Subay istifala- riyle sivil devlet memurlarının, hu- susiyle ihtisas sahibi memurların - İs- tifalarının artmakta olduğuna bakı- lırsa devlet sektorunden hususi teşeb- büse veya sadece bir devlet hizme- tinden dıgerıne geçişlerin arttığı mü- şahede olunur. Hususı sektore geçen memurlar ekseriya, daha müsait ha- yat şartları, kabılıyet ve ıhtısaslarına göre daha uygun inki af ve ilerleme imkânları — buldukları ıçın memuri- yetlerini terkederler Bu — surede devlet hizmetleri memur ve teknisi- yen kadrolarının ıstıkrarsızlıgından mustarip olur. Devlet hizmetleri ara- sındaki mütemadi memur aktarma- larının önüne geçmek için tedbirler almak mümkündür ve yapılmalıdır. Fakat hususi sektöre olan akınların durdurulması için önleyici, yanı men- edıcı tedbirlere başvurmak doğru de- ğildir. Serbest sahada bin lira ücret- le çalışabilecek bir memur v üte- hassısı zorla 00 liraya çalıştırmak ne adalete, nsan haklarına uyma- dığı gibi rasyonel çalışma esaslarma da aykırıdır. Yapılacak — müsbet iş, evvelâ derhal kıt olan mütehassısları çoğaltıcı tedbirler almak, ikincisi de devlet sektöründeki — mütehassıslara dışarıdaki kazançlara yalan ücretler temin etmekt Subay istifaları da bu mi fenomenin bir kısmıdır. Ayııca bu İs- tifalar daha büyük, ve şümullü bur mesele - olan Subay Meselesinin de bir parçasıdır; ondan sonra bahsede- ceğimiz için burada sadece istifa me- selesiyle meşgul olacağız. Subayların istifa müddetleri ev- velce 15 yıl iken sonradan on yıla indirilmişti. Her iki ü saba anmaz. Bu balamd lâ istifa müddetinin makul hesaba ve esaslara göre tesbit edilmesi lâ- dır. Geçen sene böyle bir hal tar- zına hemen imkan gorulemedıgı için evvelâ sâdece on seneye indirilmekle büyük bir haksizliğin kısmen telâfisi- ne gidilmişti. 15 yıllık mecburi hiz- Seyfi KURTBEK met cidden fazla ınsafsızlıktı Şimdi bazı gazeteler zaman lık muddetın tekrar 15 seneye çıka— rılması lüzumundan bahsedıyorlar Fıkrımızce boyle bir hal tarzı tamı miyle menfi, lüzumsuz ve faydasız— ır. İstifa eden subaylar ya meslek- ten soğumuşlardır; retler —aılevı sebepler lan, şahsi kabılıyet ve imkânlarının tam bir inkişaf gösteremediği veya personel — politikamızın kendilerini haksızlık veya adaletsizliğe uğrattı- ğına kani olmaları.. vesaire— dolayı- siyle meslekten çıkmağa karar ver- miş olanlardır. e sebeple olursa olsun, bir defa N ordudan çıkmağa karar vermiş bir subayın zorla orduda tutulması- na çalışmak fayda yerine Zarar verir. Böyle bir tedb 1 ok ratik — esaslara uy- maz: Adalet ve hukuk prensiplerine ayla Subayın ordudan çıkışına mâni olmaz sadece tehir eder. Hat- tâ, mutlaka çıkmağa azmetmiş ise subay başka çarelere de başvurur 3 — Faydalı olmaz. Gözü dışa- rıda olan bır kimse mesleğine bütün fikâ — ve bedeni kabiliyetim sarfet- Mez. 4 Zararlı olur: Hevessiz bir şahsın hızmetınden tam randıman alınmadığı gibi böyle menfi bir ted- bir mesleğe yeı'ıi gireceklerin heves ve arzusunu da kırar; bu surede su- baylığa rağbet mıktarı düşer. Rağ- bet hususunda ise öyle fedakârlık ya- pacak durumda bulunmadığımız da aşikârdır Menfi ve kolay tedbirler hiç bir zaman hiç bir müessir ve fay- dalı olmazlar. Meseleyı müsbet ola- rak halletmek için evvelâ onu butun şümuliyle etüd etmeli. O zaman gö- rülecektir ki, istifaların sebeplerı ferdi ve şahsi olmaktan ziyade içti- mai ve umumidir. halde meseleyi ait olduğu şümullü ve radikal olarak halletmek lâzım geliyor. Bu yapılmadıkça her hal tarzı palyatıf muvakkat ve ve- rimsiz olmağa mahkümdur Çıkm, ak ısteyen subayı meslege bağlamak, meslek şevk ve heye! nı arttırmak, ancak onları sogutan veya dışarı mu: sebep sevkeden mi ve âmillerin ızalesıyle mümkündür. Müsbet hal tarzının esas faydası sa- dece çıkarılan önlemek değildir, asıl kazanç subaylı mesleğine — rağbet arttırmakta olacaktır. Ve bir defa bu temin edildi mi, istifa müddetini AKİS. I1 EYLÜL 1954

Bu sayıdan diğer sayfalar: