15 Ocak 1955 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 36

15 Ocak 1955 tarihli Akis Dergisi Sayfa 36
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

RADYO Ayşe Onat Çocuk saatinin yıldızı bulmak gayesi ile getirilen iskemlelerin yerli yerine yerleştirilmesi — hususunda gayret sarfetmezdi. Halbuki, mikrofon nerelerde i. Yapılması lâzımdır. gün radyo evinde bu türlü ihtisas sa- hipleri yoktur, idareci âmirler bizim bil- diğimiz idareci âmirler gibidir, kaç ki- lo sabun, kat kilo şerit gelip gittiğini hesaplamaktan başka vazifeleri yoktur. Halbuki, bir daldandala — programında orkestra iskemlelerinin yerlerini Erdo- ğan Çaplı gelip tanzim — etmemelidir. Erdoğan Çaplı düşünen bir mevkiin in- sanıdır hazırlar Aslında mesele bu şekilde olmalı- dır, olması da normaldir. Derdin başı R adyoevi sanatkarlarından birisi mü- dürün odasına girdi ir m hakkında şikâyet ve temennılerını bil- dirdi, Münir Müeyyet Bekman bir yazı ile meşguldü, masadan başını kaldırma- dı ve sadece «program müdürünü gö- rünüz» dedi. sanatkâr program müdürü Naci Serez'i buldu, ayni şeyleri ona da tekrarladı ve aldığı cevap, «ilgili musiki şefini görünüz» oldu. sanatkâr, -sa- natkâr olmasına rağmen- sabırlı bir in- sandı, gitti, ilgili musiki şefini gördü, vaziyeti anlattı, o da dinledi.. Öbürleri ne dedi, diye sordu.. Sanatkâr oturdu anlattı: «— Radyo mudurune gittin, prog- ram müdürünü gör dedi. Program mü- dürünü gördüm, size gönderdi» 36 Son mes'ul insan da düşündü, dü- şündü ve nihayet şunları söyledi: «Ben onlarla konuşayım size haber veririm...» Bu cevapları veren her makamın hakkı vardı. Radyo müdürü sadece tan- zim edici bir selalhıyete sahıptı prog- ram müdürünün her iki musiki şefleri dururken, bu işlerle uğraşması vazifesi icabı değildi. ıi aldıkları şikâyetleri, temennileri bir ya- zı ile üst makamlara, yani radyo müdü- rüne, program müdürüne iletmekle va- zifeli idiler. Bu şekilde, kocaman rad- yoevinde kim mes'uldür kim değildir, belli olmuyordu. radyo evinin eksik tarafla- toplantılar» a ir. Program mü- dürü, radyo programını tertip ve tanzim aylık veya haftalık toplantıla- ra ehemmiyet verse, veya programdan radyonun eksıklıklerını dertlerı— istişare etse, meselelerin halli hem ça- buklaşır, hem de kolaylaşırdı. bildiğini tatbik eder, radyo program müdürü de bu işleri tanzim için gere- ken faaliyeti göstermezse, radyonun bu halden kurtulmasına imkân yoktur, ola- maz da Mesuliyetten — kaçmak R adyoevindeki bu türlü anlaşmazlık, müdürlerin başbaşa vererek her iş- de ayni kanaate şahin mesul kimseler gibi hareket edememeleri, kımı ve nevi zararlı çıkarmaktadır? — Muhakkak ki radvoevinde şahsi iddia ve inatlardan vaz geçmek şarttır. Bu hâl — tahakkuk etmeyince de herşeyden önce vatandaş zararlı çıkmaktadır. Türkiye gibi eğlen- ce imkânı dar olan — pahalısı pek faz- ladır— bir memlekette radyon i ha etirilmemesi ile dınleyıcı haklı olarak kızmaktadır, insan oğlu'nun kızgınlıktan sonra — gösterdiği Treaksiyo- n neticeleri şüphesiz radyo idarecile- rine yüklenmekle, hem de o mesul kim- En yeni ve en kıymetli tesislerin - hazırlığı selerin bilmedikleri bu sözler şahıslan hesabına pek ağır olmakta Radyo idaresini bu ıdarı karışıklık- etmelerini zarureti kabul etmediğim mü herkes «bu işi ben ondan daha iyi ya- parım ve bilirim» diye hareket ettikçe, garip ve yolsuz neticeler radyodan ses verecektir. Allah için bütün vatandaşlar da bil- mektedir ki, radyonun verdiği bu ses- ler, hiç de ismi ile mütenasip değildir. Akortsuz ve karışıktır. Deme i, ida- recilerin her meselede bir mutabakata varmaları şarttır. Radyo evının müdürü, l e tenasıp olarak mükemmel yurumesını temin edebilecektir. Ve bir de telefon B ütün bunları bir yana bırakalım. Di- yelim ki, radyo gayet münasip ve iyi tarzda idare edilmekte, işler tanzim aksaklıklara meydan verilme- İyi niyetle bunları söyledik- dyonun yavaş yavaş mükem- mele doğru gitmekte olduğunu kabul- lendikten sonra radyoya telefon ediniz. Santral numarası 10520'dir ve hattâ her nev'i müracaat buraya yapılabilir. Ko- nuşmak istediğimizin ismini söyleme- den bir hanım sesi cevap verir ve hattâ şoyle bir konuşma aramızda geçebilir: adyoevi mi? — Herhalde radyoevi.. Bu şekil sert bir cevaptan sonra, 10520 «meşgul» olunca başka numara- nın çıktığını da ilâve eder ve telefonu bir güzel <<çat» diye kapatır. «Biz, ünmeğe gayret edelim de, işlerin «santral» dan bozuk oldu- ğunu —şimdilik— söylemiyelim. bitti, pek yakında TERCÜMAN neşir - hayatına - katılacak — ve azamisini okuyucunun bir gazeteden — istediğinin verecek 1 — Doğru, objektif ve süratli haber 2 — Düşünen insanları, münevverleri doyuracak münde- recat 3 — Mizaçta samimiyet — Neşriyatta samimiyet — okuyu- culara tercüman olma arzusu Sporile, magazinile, çok değerli kadrosu ile sislere ve hâdiselere TER CÜ MAN olacak AKİS, 15 0OCAK 1955

Bu sayıdan diğer sayfalar: