18 Nisan 1959 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 16

18 Nisan 1959 tarihli Akis Dergisi Sayfa 16
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER nyada Time . Blashılle in geçenlerde ak vermemeye im Amerıkada halk ılerler sadece hayatta kalır Sessız ayaklanmalar Life muhabiri soyledıgı SsÖ- ân yoktur: İspanyada Ispanyanın bugün 1çınde bulundu- ğu iktisadi güçlükler ve aç mide- ler rejimin istikbali bakımından en tehlikeyi teşkil etmektedir. Orta sınıfların ve münevverlerin iti- raz seslerini kolaylıkla bastırabile- ceğini düşünen işçilerin memnuniyetsizlik gösterileri karşı- sında epey endişelenmiştir. Memlekette hâkim olan baskı re- jimine rağmen, son üç dört yıl için— de işçi kütlelerinin zaman bazı mukavemet hareketlerine baş— vurdukları görülmüştür. — Bunlardan en mühimleri 1957 Şubatındaki ve 1958 Mayjsındaki sessiz nümayişler oklu. Gizli eller tarafından Madridde damıtılan beyannameler Franco re- jimine çatmakta ve protesto mahi- yetinde olmak üzere, işçileri 24 sa- at için nakil Vasıtalarına binmeme- ğe davet etmekteydi. İşte Franco'yu asıl korkutan şey, bilhassa Madridde bu davete çok sayıda işçinin itaat etmesi ve duraklarda biriken polis- lere rağmen gizli emırlerın yerine getirilmesi olmuştu. zaman, bu sessiz gosterılere ılaveten 1958 Martındaki Asturia grevleri Barse- lon ve Katolonya gibi fiili protesto hareketleri de gorulmektedır anco'nun münevverlerle müca- delesı de ilk bakışta zannedılebılece— ği kadar kolay olmamakta leketteki memnuniyetsizlik aşagı sı- nıflardan — yukarılara — bulaşmakta, her geçen ay tevkif olunan münev- ver sayısı artmaktadır. Bunların ço- ğunu doktor, avukat gibi — serbest meslek erbabı teşkil etmektedir. Me- sela yılbaşından hemen önce hapse- n 80 kişilik grup İçinde iki meş- hur ruhıyatçı bir iktisat profesörü ve birçok avukat 'vardı. Tevkiflere rağmen, Madridli,. Joaguin de Sat- rustegui gibi hukukçuların bazan Franco aleyhinde konferans Verebıl— dikleri de görülmektedir. kif dilmesi gereken münevver sayısının gitgide artması karşısında acze dü- şen hükümet, Amerikan halk efkâ- Tının reaksıyonunu da hesaba kata- rak artık muayyen bir tenkid sevi- yesine tahammül etmekten — başka çare bulamamaktadır. Soğuk diktatör ütün bu güçlüklere rağmen, İs- panyadaki rejimin bu ay başında tam yirminci yılını tamamladığı da alıdır. Tabii ji -Generalin tam adı Francisco Pau- lino Hermenegildo Teodulo Franco y Bahamonde'dir- Franco sıcakkanlı, heyecanlı ve açıkkalbli değildir. Bu- %%n İspanyanın başında İspanyol ka- rakterinden tamamen uzak. buz gibi soğuk ve sert bir adam bulunmak- tadır Mamafih, Franco'yu şimdiye kadar her işte kârlı çıkartan da ka- rakterindeki bu soğukkanlılık 01— muştur. Vaktiyle Hitlerin ve Mu lenının muttefîklıgını yapan dıktator arbten sonra kapılmamış, hadıselerın İspanya lehine gelışme— sini beklemiştir. Nitekim, Doğu ile Batı arasındaki gergınhk Batılıların ister istemez Ispanyaya yaklaşma- larına yol açmış ve boylece eski gü- nahlar unutulup gitmiştir Franco bu kurnazlığı ve soğuk- kanlılıgı dahilde de göstermesini bil- miştir. Halkta hafızasında hâlâ can- l1 duran iç harb korkusunu lehinde kullanmasını, Trakiplerim biribirleri- General Franco Salazar'a — hayran!. ne düşürmesini bilmiştir. Bütün bun- lara, amansız bir polis teşkilâtının mevcudıyetı ve şahsı ve rejimi etra- fında bitip tükenmiyen bir propa- ganda faaliyeti eklenirse, yirmi yıl- lık iktidarın esrarı anlaşılmış olur. Bu propagandanın işte bir — örneği anıdıktan sonra İs- kanlarından Solis şöyle buyuruyor: "Bizi harbte sevkeden, Ispanyayı hergün sulh içinde tutan Franco'nun kaydı hayat şartıyla başımızda kal- masını elbette ki Zzaruri sayacağız. Müstesna vasıfları şahsında toplıyan adamın vazifesinin daimi olmasında ısrar edeceğiz. Vatan boyle istiyor. Vatan ve biz ona muhtacı nın kendisine Vat " ol duğu Francısco Franco 1892 yılın- da İspanyanın kuzey batısındaki Galicia eyaletinin El Ferrol şehrinde doğ Babası bahriyede levazım subayıydı. Franco da küçüklüğünde denizci olmağa heves etti; fakat Amerikayla yapılan harbte o kadar çok İspanyol gemisi batmıştı ki, su- ları da kapanmıştı. Bahriyeye gire- miyen genç Franco, 14 yaşında Har- biyeye girdi. Daha henüz yirmi ya- şındayken Fasta çete takibine me- mur edildi. O yılların hareketlı hâ- diseleri Franco'nun çabuk terfi et- mesini kolaylaştırdı. Binbaşı olduğu zaman 23 yaşındaydı. Franco, İs- panyol ordusu içinde en geç binbaşı diye şöhre yapmıştı. 30 yaşında yarbaylıga yukselınce yine rek dı. Aradan iki yıl daha geçince Franco bu defa Avrupa — rekorunu da kırdı ve otuziki yaşında general oldu. İspanya iç harbi başladığı zaman, General Franco yine Fastaydı. Sağ- cıların Almanlardan kiraladıkları 0- tuz Junkers uçağı sayesinde kıtala- rıyla birlikte anavatana dönen genç asker, Cumhuriyetçilere karşı çılgın- ca döğüştü. Üç yıl devam eden kar- deş boğuşması sırasında, Franco'nun üstleri bir uçak kazasında — ölünce sağcı ordunun kumandası tamamen bu soğukkanlı generalin eline geçti. Nihayet 1 Nisan 1939 günü Burgos radyosu harbin bittiğini ilân eder- ken, İspanyanın kaderi de General Franco' ya teslim edilmiş oluyordu. Sevdikleri Birçok diktatörün aksine. General Franco karısına sadık bir koca olarak kalmıştır. 1923 yılında Astu- rialı zengin bir tüccarın kızı Carmen olo y Martinez ile evlenişinden be- ri “soğuk asker"in evlilik hayatı da pek muntazam geçmiştir. Franco'- ların bir tek kızları evlilik çağına gelir gel ve asil bir doktorla — evlendirmişler- dir. Son yıllar gelinceye kadar Gene- ral Franco tenis oynamağa bayılırdı. Hiç sigara içmez, buna mukabil ye- meklerde bir kadeh şarapsız da ede- mez. General av merakıyla da meş- hurdur. Geçen yıl içinde tam 8420 keklik vurduğunu her vesileyle ilan etmekten müthiş zevk İspanyalı diktatör, — meraklı bir gazetecinin —Fı ro'dan Serge "sizce asrımızm en dik- kate şayan devlet adamı kimdir.?" sorusuna “Salazar" diye ap ser- miştir. Franco, kapı ko törün zekâsına, siyasi dirayetine ve insanlığına hayrandır. Fakat pada demokrat siyasetçiler tarafın- dan az çok afaroz edilmiş durumda olan Generalin sık sık yabancı devlet adamlarıyla tanışmak fırsatım bula- madığını da unutmamak gerekir. Te- masları arttıkça daha başka kimse- lerin de "siyasi dirayet"lerine hay- ran olması beklenebilir. Tabii. Madridteki -Falanjistler liderlerine AKİS, 18 NİSAN 1959 bir Groussard. Caudillo'nun böyle hitap

Bu sayıdan diğer sayfalar: