1 Temmuz 1932 Tarihli Kadro Dergisi Sayfa 25

1 Temmuz 1932 tarihli Kadro Dergisi Sayfa 25
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Mizaç, sima, renk ve bünyece biribirinden ayrı görünen ve mu- ayyen bir muhit ve zamana mensup olan insanlar da böyledir. Biz, ne yaparsak yapalım, kendimizi ne kadar zorlarsak zorla- yalım bu çemberin dışına çıkamayız. Çıksak neye yarar? Nevi şahsıma münhasırlık, şahsiyet sahibi olmak değildir. Biz ancak devrimizi, muhitimizi en enmuzeci bir tarzda temsil ettiğimiz vakittir ki, bir şahsiyet sahibi sayılabiliriz. Garip ve anarşik ferdin, çok defa, bir şahsiyet sahibi görünce onu kendisinden zannetmesinin sebebini bunda, yani nevi şahsı- na münbasırlıkla şahsiyeti biribirine karıştırmasında — aşvanalı- dır. - Tek başına, bir dağ tepesinde oturan adam nevi şahsına münha- sır bir adamdır. Fakat, şahsiyet sahibi değildir. Bu adam neyi ifade ediyor? Nihayet, bir dağ başında oturmayı... Bu hareket olsa olsa ancak bizim acayibimize gitmekle kalır. Onun, bizi, bundan fazla alâkadar edebilmesi için, hayati, yani umumi bir kıymet ve manayı haiz olması, bir fanteziden ibaret bulunma- ması lâzım gelir. ç Ferdiyetçi Stendhal'in hotkâm ve âsi fertleri bile böyle umumi birer manayi ve hattâ hükmü ifade ederler. Julien Sorel'le Fab- rice del Dongo'yu, bunun için biz hâlâ unutmadık.

Bu sayıdan diğer sayfalar: