11 Şubat 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 10

11 Şubat 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER Kapaktaki esrarengiz adam Fahrettin Kerim Gökay İstanbul hadıselenne alt tahki- katın ünlerde umumi efkâra açıklanmak uzeredır örfi İdare Komutanlığı işin kaba tara- fını çoktan bitirmişti. Binlerce in- san tahliye edilmiş, binlerce dosya kapanmış, hatta ceza yiyenlerden bu cezalarını çekıp tabiiye edilen- ler olmuşta. Eğer neticenin umu- mi efkara açıklanması geciktiyse bunun sebebi her hangı bir fiili mesul bulmanın — güçlüğündeydi. Yoksa görevli askerler kendilerine duşen işi tamamlamış bulunuyor- ardı. Bazı hadıseler vardır, üzerlerin- den z geçinc nutulurlar İs- tanbul hadıselerının bu e da- hil olmadığı anlaşılmıştır Nıte- im daha geçenlerde Adnan Men- deresin selefi Şemseddin Günaltay halefi Adnan Menderesi şiddetle it- ham ederken 6-7 Eylül gecesi olup bitenleri bütün çıplaklığı ve mesul- leriyle açıklanmasını istemeyi u- nutmamıştı. Tuhaftır, Menderes ve Günaltay yalnız başbakanlıkta de- ğil, Fahreddin Kerim yın pat- ronluğunda da birbirierile halef se- lef olmuşlardır. Tahkikatın netice- si belli olduğunda İstanbul valisi bütün dikkat nazarlarım üzerine çekecektir. Bundan altı sene kadar evvel D. P. iktidarı aldığında en fazla sallanan sandaly lerden biri Fah- reddin K Gökayın altındaki valilik sandalyasıydı Tanınmış a- kıl hastalıkları mütehassısı o ma- ama devrin başbaka nı Şemsedd Günaltay tarafından mutemed adamı" olarak getırılmış— Hakikaten o tarihe kes meşhur profesoru koyıı Halk Partili bilirdi. O kadar tad bir aralık - hem de çift partılı Basın Tahdit Önümüzdeki günlerden — itibaren Türkiye Cumhuriyeti hudutları i- çinde gazeteler altı sayfa olarak ıntı— şar edecektir. Uzun zamandan düşünülen bu tedbir, iktidarın hasna karşı geniş bir kam ya açması ü- zerıne nıhayet fiiliyat sahasına çık- mış bulunuyor. Hakikaten D.P. nin basın ışlerını tedvir eden selahiyetli zevatına böyle bir tahdidin lüzumu anlatılmış bılhassa piyango vasıta- siyle sürüm temin eden gazetelere karşı mııeyyıdeler konması senelerce evvel istenmiş Bunun anında 'resmi ilah bela- sı" nın da bir hal yoluna girmesi ü- midi artmıştır. Hakikaten CH P. den alınan eski Ulus Matbaasında bir resmi ilan gazetesinin çıkarılması 10 devirde - C. H. P. nin İstanbul 11 başkanlıgı vazifesini — deruhte mişti. Demokrat iktidar evvela o- nu yerinden etmeyi düşündü. Hat- ta halefi bile bulunmuş ve Yusuf Ziya Öniş Moda Deniz klübünde müstakbel İstanbul vali ve Beledi- ye başkam sıfatıyla tebrikat kabul tilaf başgösterdi. Adnan Menderes İstanbul valiliğine Yusuf Ziya Ön- işin getirilmesine şiddetle muhalif- ti. Nitekim tayini yapmadı. Fakat u arada başka bir aday üzerinde de mutabık kalınamadı. Fahreddin Kerim Gökay da boş durmuyordu. Demokrat lıderlere D. P. iktidarı için cansiperane ça- lhşacağını ispat etmekte, bunun delillerini vermekte zorluk çekme . Ondan iyisi mi bulunacaktı" . Kaldı ve az zamanda kendi- sine aleyhtar olan D. P. erkânına bile hoş görünmenin yolunu buldu. Hakikaten 1900 yılında Eskişehir- de doğmuş bulunan doktorda san- kı şeytan tüyü vardır. O kadar se- vinil, o kadar cerbezelıdır Nite- kim altı yıllık D. iktidarı za- manında Türkiyenin en büyük şeh- rini, kelimenin tam manasıyla "ida- re" etti. Başına 6-7 eylül kazası gelmeseydi idare etmekte de de- vam edecekti Ama, Gokayın valilik yaptığı al- tı yıl, İstanbulda laf ebeliğinden başka hiç bir şeyin yapılmadığı ve her şeye idarei maslahatın hakim olduğu devir olarak kalacaktır. Fahreddin Kerim Gökayın en bü- yük meziyeti bir tek kuruşa dahi tenezzül etmeyecek karaktere sa- hip olmasıdır. 1956 yılının başında bu meziyet Türkiyede pe çok ha- - tayı mazur gostermeye maalesef yetiyor da artıyor bile. kri gün geçtikçe kuvvetlenmekte- dır Gerçi bir takım kısa görüşlüler resmi ilân alanların dahi D.P. yi tut- madıkları hakikati karşısında infial duyarak bu yola sapmaktadırlar. Fa- kat açıkça ortaya çıkmıştır ki bir takım Hayalet gazeteleri devlet ke- sesinden beslemek bazı çıkgözlen al, mülk, matbaa sahibi etmekten başka hiç bir işe yaramamaktadır. Bilâkis umumi efkar bu tutum kar- şısında derin surette rencide olmak- tadır. Gerçi sabık Devlet Bakanı Dr. Sarol, Meclisteki son konuşmasında sahibi bulunduğu Türk Sesi gazetesi- ne verilen 400 bin liraya yakın resmi AKİS Bu hafta 36.000 adet basılmıştır. ilân parasını, ilkokullardan vilâyet- lere kadar yapılan resmi aboneleri mazur göstermek için gazeteleri sa— nat eserlerine benzetmiş ve "d tablo olarak ressamları himaye et- miyor mu, aynı şekılde gazeteler de himaye gormelıdırler demiştir ama T.B.M.M. nde bugün gazeteciliğin bir ticaret olduğunu bilmiyen yoktur. İyi gazete tutunur, fenası batar: mesle- ğin icabı bundan ibarettir Dış Yardım Giden Mesih Ha, evet! Bu haftanın sonlarında Clarence Randall adındaki Ame- rikalı iş adamı da buradaki temasla- rım tamamhya! memleketine dön- dü. İktidar çevrelerının Inlan Şirketi Başkanını karşılayış hazırlık- ları ve şekli, onun ismi etrafında ya- rattıkları hava, ziyareti - mahiyeti değil, gürültüsü itibariyle - geçen haftaların hadisesi yapmıştı, Mr, Cla- rence Randall sanki yeni bir Lazare'ı diriltmek üzere gökten yere inen İ- saydı. Nitekim, burada ağırlanışı da İsaya layık bir ağırlama oldu. Fakat ziyaretin bütün mahiyeti gecen hafta AKİS'te belirtilenden i- baret hulundugu ıçın gürültüler ça- buk d Şimdi Randall Ameri- kan hukumetıne Turkıye intihalarım bir rapor halinde bildirecektir. Eğer bu raporda da Adnan Möenderesin "Kalkınma adını verdıgı ve neticele- ni hepimizin her ıktısadı polıtıkası yapıldığı İ i 1958 e kadar - recek dahiyane bir politika" olarak vasıflandırılmazsa Clarence Randall büyük gürültülerle getirilen öteki müşavir-mütehassıs Max Thornbourg ve Amerika Dışişleri Bakanlığı tara- fından rızası hilafına tekaüde sevke- dilen Büyükelçi Avra "Warren'in ya- nında yerini alacak - yani afaroz e- dılecek ve biz yeni bir Mesih bek- liyeceği: Clarence Randall İş adamı AKİS 11 ŞUBAT 1956

Bu sayıdan diğer sayfalar: