11 Şubat 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 8

11 Şubat 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA OLUP BİTENLER kışması ve o noktada Dr Sarol ile buluşup onu müdafaaya gayret etme- sisabıkbakanın talihsizliği oldu. Mü- teakiben evvela D. P. li Servet Sez- gin, daha sonra - da C. P. li Sırrı hukukı Tahk kat komisyonu ayni kanaa- te vardığı takdirde sabık Devlet ba- kanı bu maddeyle itham olunarak Yüce Dıvana sevkedılecektır. 240 ıncı madde aydan bir seneye kadar hapis cezası tayin etmektedir. C.H.P. Asıl fark Buhaftanın başında salı günü, An karada çıkan bancıların kendilerine muhtaç olma- mızı bekledikleri bir devirde ele avuç aşmadan memleketi 1945 deki haline getiren, kör gözlerin dahi görecekleri hakiki kalkınmayı ve değişikliği — ka- fi olmasa ve tutulan iktisadi politi- ka son zamanlarda dinamizme ihti- yaç hissettirse bile pan bir siya- si partinin bu şekilde konuşması en tabii hakkıydı. Hattâ bize yardım etmeye hazır Amerikalıların da iste- dikleri bundan başka bir şey değildi. Simdi, muhalefet partisinin yana ik- tidarı alırsa aynı yolda yuruyeceğını bildirmesi Amerikalılara her şeyi "i- i sene içinde düzelebilir" gost re iktidarı elbette ki küplere bindire- i. Tebliğ hakikaten son derece kuvvetliydi ve güzeldi. at bu tebliğ neşrolunurken gazeteler İstanbulda yapılan bir baş- a konuşmadan bahsediyorlardı. Es ki Başbakan Şemseddin Günaltayla Gülek ve Sirmen arasında İnönü İnşallah kin sirkenin küpüne - yani D.P. ye - zarar verdiğinden habersiz görünü- yor ve alabildiğine veryansın edi- yordu. Geçen haftanın sonunda mu- tad toplantısını yapan C.H.P. Meclisi çalışmalarının hitamında bir tebliğ yayınlamıştı. İktidar organını kızdı- her satırından anlaşılan bu i. Tebliğ dolayısiyle — Zafer'in bir defa daha "memleketin güzel ka- deri üzerine tünemek isteyen baykuş- ların ne lanetleme ve ne mekruh bir ğ " nev'inden cümleler iktidar çev- relerinin nasıl galeyan halinde bulun- duğunu göstermeye yetiyordu. Kız- gınlığa sebep neydi? C.H.P. tebliğin- de deniliyordu ki: Amerıkalılardan düzene sokalım. Bu laf, iktidar orga- nını müthiş hiddetlendirmişti. Halbuki âS sene müddetle, hem de düşman ya- beynamaz kalmaz dat Dicleli İstanbulda tertiplenen bir toplantıda söz almışlardı. Şemseddin Günaltayın yeniden aşka geldiği gö- rülüyordu. Eski Başbakan halefine çok ağır şekilde hücum etmişti. An- laşılıyordu ki Günaltay parti içinde işgal etmesi gereken yeri almak ni- yetindedir. Eğer geç kalmadıysa, Al- lah muvaffakiyet versin! Ancak ya- pılan konuşmalar içinde* D.P. ile H. arasındaki büyük farkı Vedat Diclelinin mutedl ve dokunaklı söz- leri ortaya koydu. Bir zamanlar üs- tad Nihat Erimin dümen suyunda si- yaset dalgalarına kendini kaptırmış görünen eski Ekonomi ve Ticaret y getirmişti. Hatıra son C.H.P sinin son toplantısına aitti. Dicleli 22 Mayısta yapılan o toplan- tıdan ayrılırken genç bakanların hep- sinin bir ekmek parasına sahip bu, DEVLET olup olmadığını bilmiyo- Bir yerde anlatılırken dın- lemıştım Sultan Azizin Fransa sey- yahati esnasında, Napolyon 1III. devlet adamı bulmak — hususunda çektiği müşkülâttan bahseder. Sul- tan Aziz, muhatabının bu şikayetini gülerek karşılar. İmparatora, arza ederse, birkaç düzine vezir gönder- meğe amade olduğuna söyler. Saltan Azizin bu latifesi »,» Napolyon ILI. der ki: "Eğer be ver mek devlet adamı yaratmaga kâfi gelse idi, biz bu derece sıkıntı unıversıtelerı, seviyeleri yüksek binlerce genç yetiştiriyor. Fakat her nesilde hayatın imtihan- larını muvaffakiyetle geçiren, am- me hizmetlerinde zirveye erişen, eh- liyet ve ahlak itibarile tatminkâr sayılan, mizacı siyasetin yıpratıcı kaprislerine tahammül eden ve mil- Doğru uzerı- rü eziriniz var ise, gıpta etmemek kabil değildir Napolyon ILII.'ün teşhis ettiği güçlük, muhtelif sebeplerden ileri gelmektedir. Hakikatte, bir siyaset adamının iş başına gelmesini ve mesuliyet mevkiinde muvaffak ola- bilmesini temin eden vasıflar aynı değildir. Bilhassa Akdeniz demok- rasilerinde, bir devlet adamının ik- lunmadıklarını iy İnönünün nin avukatlık stajı, kimisinin doktor- luk yapacağım söylediğini bıldırıyor, diğini anlatıyordu. Halbuki onlarla iftihar eden İnönüden ibaret değildi. Cumhuriyetimizin bu en temiz hükü- metinin genç ve idealist azalarıyle bütün bir iftihar — ediyordu. Müteakiben onların hasreti, hadise- ler karşısında daha da dayanılmaz hal almıştı. Hakikaten millet altı yıl- lhik Menderes iktidarından sonra C H. P. yi ve bilhassa onun son kabi- nesini dört gözle arıyordu. O kabine azalarından — bazılarının — hayatlarını kazanmak için muhalefet yıllarındaki gayretlerim bilenler mukadderatımı- zın ne kadar temiz ellerde olduğunu ancak anlamışlardı. Habersiz dolaşanlar Fakat bu hakikat karşısında par- tinin bütün mesul organları ma- alesef gereklı vaziyeti alamıyorlardı. i Meclisinin çalışmaları sı- rasmda hıssedılmıştı ki geçen Kurul- tayda kaderin zoruyla Partinin bu en selahiyetli organına dahil olanlardan bazıları tekrar seçilememek endişe- sindeydiler. Teni Kurultay tarihi 0- larak 21 Mayısın tesbiti de zaman AKİS, 11 ŞUBAT1956

Bu sayıdan diğer sayfalar: