8 Mart 1958 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 6

8 Mart 1958 tarihli Akis Dergisi Sayfa 6
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

3 — Üsküdar vapuru facıasında istiab haddinin tecavüz edilmesi mü- him bir amil olmuştur. .Zaten Şehır hatları vapurlarında âdet haline ge- len istiab haddinden fazla yolcu ta- şınmasına Mm müsamaha etmekte ve göz yummaktadır ? Müşkül durumda olan sadece Şeh- benderler değildi. Gedik ve Yardımcı da halk ile temasları sırasında sus- mağa mecbur kaldıkları durumlara düştüler. Kızı Üldeni kaybeden De- niz Binbaşısı İhsan Metiner. Gedike derdim döktü. Üç ay önce. Denizcilik Bankasına Üsküdar ve Suvak vapur- larının degıştırılmesı için yedi madde- lik bir dilekçe göndermişti. Fakat maalesef cevap alamamıştı Gedik, "Metin olun'Binbaşım" dedi, "teessü- rünüze bütün millet gibi ben de işti- rak ediyorum". Metiner, Gediki sükü. ta icbar eden şu cevabı verdi: "— On çocuğum olsun, hepsi de vatana feda olsun. Fakat ihmalden meydana ge- len ölüme tahammül edem Pazar günü sabaha karşı Golcuk— te Ordueyinde cereyan eden yukarıda- ki muhavereden 48 saat sonra Yar- dımcı, talebelere başsağlığı dılıyordu İlk fırsatta karşıyakada, — Gölcükte bir lise açtıracağım ve ölen arkadaş- larının resimlerini mektebe astıraca- ğım vaadediyordu. Yardımcı liseden ayrılırken Ahmet- Ergen adlı talihsiz babaya, geri kalan çocuklarım dev- letin meccanen okutacağını söylüyor, du. Ahmet Ergenın cevabı gayet kı- sa ve acı oldu: "— umu yok, e- fendim. İki ç cuğum vardı, ikisi de boguldular Yardımcı, başım öne e- ğip yürü Uskudar vapuru faciası, memle- ket çapında bir teessür uyandırmıştı İzmite yurdun dört bucağından, en hücra köşesinden taziye t telgrafları yagıyordu Bıttabı Beşıncı Menderes Sağlık Sosyal Yı m Lütfi Kır- ar ile Devlet Bakanı Muzaffer Kur- banoğlu üzülenler arasındaydı. Fakat tuttular, her ikisi' de İzmit D. P. İ Başkanlığına birer taziyet telgrafı gönderdiler Kırdar "elim deniz faci- asından dolayı teessürümü ifade e- der, acınızı paylaşırım" diyordu. Kur- banoglunun telgrafı ise, biraz daha hassastı Muhtemeldir ki Kırdar Kur- banoğlu milleti sadece D. P. ilerden müteşekkil veya ölenlerin hep İkti- dar Partisine mensup olduklarım zan- netmişlerdi. Fakat Kırdar ve Kurban- oğlunun yamldıklarını en güzel bir şekilde, geçen pazar günü aktedilen C, H, rular Ocagı Kongresi or- taya koydu C. liler taziyet tel- graflarını, Izmıt Valıhgıne ve Baş- bakana gönderdiler Sebebi meçhul bir gayret Uskudar vapurunda kaç kişi olmuş veya kaybolmuştu? Bu hükümi tin nedense üzerinde çok hassas dav— randığı bir mesele oldu. Her. selâhi- yetli, başka bir rakam ileri sürü- yordu. Meşhur Radyo Gazetesi, evve- AKİS, 8 MART 1958 la 160 - 200 sonra da 300 . bahsetti. Gazeteler, 166 ölü. ve 171 kayıp olduğunu bıldırıy orlardı. İzmit Valisi Ekmel Çetinel İngilizlerin Re- uter Ajansına verdiği beyanatta, 350 ölü veya kayıp olduğunu açıkladı. Ay- nı Çetinel, salı günü Usküdarda mah- sur kalan cesedleri çıkaran Donan- mamıza ait Kurtaran tahlisiye gemi- sinde yaptığı bir basın toplantısında ölü ve kayıp adedinin 160 civarında olduğunu ileri sürdü. Kurtaran dal- gıçları 26 cesed çıkarmışlardı. Valiye göre 120 cesed de, ya karaya vurmuş veya denizden toplanmıştı. Halbuki gazeteciler 143 cesed saymışlardı. 26 e.de dalgıçl 1n kurtardıklarım 1lave edince, 169 sayısını elde ediyor- lardı İzmit Korfezındekı kasabalar dan resmi makamlara 171 kayıp ihba- ri yapılmıştı. Böylece resmi rakkam 350. den 143, gazetecilerin istihbaratının neti- Aradaki farkın telifi im- dağlar kadar büyüktü. cesi 338 di. kânsızdı, Ölüler aranıyor En zor vazife Halbuki daha önce, gemide 481 ki. sinin bulunduğu tahmın edilmişti. Ba- sın toplantısı sırasında vali, dalgıçla- rın gemiyi iyice kontrol ettıklerını - mahsur kalan başka cesed kalmadıgı ğını s i. Üstelik, gazetecilere bir kâğıt göstererek Üsküdarın tamamiy. le tahliye, edildiğine dair Donanma Kumandanlığından bir rapor aldığını bildirdi. Fakat raporun ibrazından sonra, — dalgıçlar batık Üsküdardan sonuncu olduğunu iddia ettıklerı bır cesed daha çıkardılar. Böyle cıklama ne basın, ne de Izmıtlılerı tatmin etti. Zira, Usküdara binenle- rin adedi takriben malümdu. Bu ra- am, hiçbir şekilde valinin ileri sür- düğü- gibi 200 değildi. İddianın en ba- sit ispatı, henüz bulunmamış, ölülerini sarmak için ellerinde beyaz çarşaflar- la İzmit sokaklarında dolaşan, iki gözleri iki çeşme kadınlar ve erkek- YURTTA OLUP BİTENLER lerdi. Halk, Usküdarın içinde en aşa- ği 150 kişinin daha bulunduğuna ka- niydi. Biçareler, ellerindeki - beyaz , çarşafları sallıyarak İzmit sokakla- rında dolaşıyorlar, "Cesedlerimizi is- teriz, cesedlerimizi isteriz" şeklinde bağırıp çağırıyorlardı. — Etraflarına halk toplanıyor, İzmit sokaklarında yer yer nümayişler oluyordu. Resmi makamlara — yapılan — müracaatla, müsbet netice vermiyordu. Polis, top— lulukları Toplantı ve Gösteri Yu yüşleri Kanununa aykırı oldukları ıddıasıyla dağıtmağa çalışıyordu, Po- lisin zaman andarmanın yardımı ile yaptığı sert mudahaleler esasen asapları son derece gergin İz- mitlileri infiale sevkediyordu. Resmi maka hâdiseyi kapatmağa ve heyecanı yatıştırmağa çalıştıkça hal- kın asabiyeti artıyordu. Pervasızca 1lerı geri konuşuyorlardı. Yüksek ses. le, "Rey verdiğimiz, sırtımızda taşı- dıgımız adamları görmek istiyoruz. mumı secimler sırasında — köleni oluruz demişlerdi. Elimizde çarşaf cesedlerımızı beklıyomz Cesedlerimi- zi Çöpçü arabaları ile taşıyorlar, fıtte de il,- cesedlerimizi ıstıy ruz" Milletvekillerini "iyi gün olmakla itham ediyorlardı» Hele Dona Kumandanlığı tara- fından Verıldıgı bildirilen rapor, ara- dıkları cesedleri bulamayanları çılgı- na çevirmişti. Panik İçinde olan İz- mitliler, her türlü rivayete inanıyor- lardı. Ölülerini çıkarmak üzere yirmi kulaç derinlikteki Usküdara bızzat dalmak isteyenler vardı.. Devlet yüklerine telgraf üzerine telgraf çe— kiliyordu. Alâka — göremeyince de, gazetelerden medet umuluyordu. Gediğin zayiatı az göstermek gayretlerının hakiki sebebi anlaşılmı- yordu. Ölü adedinin fazla olmasiyle hükümet ne kaybedecek, az olmasiyle ne kazanacaktı? Olan olmuştu. Ha- kikati milletten saklamak ne fayda verecekti? Gedik ve Vali, gazetecılerı yalancılıkla itham edıyorlardı Hattâ Gedik, adeti veçhile tedbirler alacağı- nı ileri sürerek tehditler bile savur- muştu. Gedik pazartesi günü ölü a- dedinin az olduğuna dair gazetecile- ri ikna etmeye çalışırken Uçaner dal- gıçlardan aldığı bir raporla İçişleri Bakanına yardıma teşebbüs etmişti- Gedik Ucanere, "Paşam sokun o ra- poru cebinize Yarın basın toplantısı yaptığınız zaman — gösterirsiniz" de- mişti. Gedıkın hiddeti karşısında Ur çaner "Peki efendim" diyerek talep edileni yerine getirmişti. Tamamen İhmalden doğan Üskü- dar vapunt faciasından sonra Deniz- cilik Bankası Sarıyer vapurunu tahsis etmişti, İzmitliler, "400 — şehide bir gemi kazandık" dıyorlardı Tedbir a- lınmıştı ama geç kalınmıştı batmasına sebep ola ani fırtına, ilgililerin 1dd1a1arı hıla fına gorulmemış bir şey değildi. Bas- bayağı 7-8 dereceli lodos fırtınasıy— dı. Nitekim cumartesi günü Yeşilköy Meteoroloji istasyonu, "saatte 70 ki- lometrelik fırtınanın böyle bir faciaya 7

Bu sayıdan diğer sayfalar: