14 Haziran 1958 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 13

14 Haziran 1958 tarihli Akis Dergisi Sayfa 13
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

yişler yaparken, anavatandaki genç- lerden bu en tabii hak esirgenmişti. Seslerini duyurabilmek için talebe teşekkülleri temsilcilerinin Londraya gitmesi gerekmişti. Bu sebeple genç- ler Sogânagâdaki lokali ümitsiz bir şekilde terk ettiler. Beklenmedik balayı E rtesi gün, Gedike gönderilen yıldı- rım telgrafının altına imzasını koy muş bulunan İstanbul — Üniversitesi Talebe Birliği Başkanı 26 yaşında- ki Samet Güldoğanın Beyazıttaki evi- nin kapısının önünde, kendi gibi plâ- kası da kırmızı bir cip durdu. Cip- ten bir komiser indi ve Guldoganın kapısını çaldı. Saat 10 du. müt- det sonra Güldoğan ile Bırıncı Şu- benin yakışıklı sivil komiseri be- raberce Emniyet Müdürlüğünün yo- lunu tuttular Haber yıldırım sürati ile Üniver- site ve basın muhitine yayıldı, istis— nasız herkes jeoloji bölümü talebe rinden olan Güldoğanın başına ge— leceklerden dolayı üzülmeğe başladı. Gençler bu cipli hikayenin gerısını kolayca tahmin ediyorlardı. Daha ön- ce diğer gençlik teşekkülleri men- suplarına yapıldığı gibi Güldoğan da sigaya çekılecek cüretinden dola- yı azarlanacak, iş ve fikir birliği yap- tığı kimseler hakkında izahat istene- cek, tehditler sıralanacaktı. Çünkü Bor pazarım kaçırarak Niğde yolu- nu tutan, vehimleri nisbetinde kuv- vetli bir muhayyileye sahib olan Sa- bık Emniyet Müdürü Hayrettin Na- kipoğlu zamanında işler böyle yürü- yordu. Hele yarım saat sonra, Güldoğa- nın 00.004 numaralı makam arabasın- a, -polis müdürünün arabası-, İs- tanbulun çabucak şöhret yapan Em- niyet Müdürü Cema arlan ile vi- lâyete girdiğini görenler uzunca boy- lu, ince yapılı, geniş alınlı delikan- lının akıbetinden iyice endişeye düş tüler. Fakat başına geleceklere al— dırmayan, keyfi yerinde tek şahıs ne gariptir ki bizzat Güldoğanın ken- disi idi. Genç talebe, Vali vekili Yet- kinerin huzuruna goturuldu M.T.T. B. hnin sabık İkinci Başkanı Celâl Hordan da bir iki ay evvel aynı şekil- de sabık Valinin karşısına — çıkarıl- mış ve iyi bir papara yemişti. Ama yeni Valinin kaşları çatık değildi, yü- zü gülüyordu. Güldoğan adeta kulak- larına inanmadı. Zira Soğânâğa 1lo- sakinlerinin tahminleri hilafına Vali, hükümetin Kıbrıs Mitingine müsaade ettiğini bildiriyordu. Üste- lik Güldoğana, 14.30 uçağıyla gidip bazı hükümet erkanı ile görüşmesi i- çin vilâyetçe tedarik edilen Ankaraya gıdış dönüş bir de bilet veriliyordu. nki bir mucize vuku bulmuştu. Zi- ra Cumhuriyet Hükümeti 33 aydan beri ilk defa olarak bir Kıbrıs mi- tingi yapılması için izin — veriyordu. Meşhur 6-7 Eylül hâdiselerinden son- ra hükümet, Kıbrıs ile alâkalı de- gıl mıtıng, kapalı bir oda akade- bir toplantı yapılmasına konferans verilmesine — hattâ AKİS, 14 HAZİRAN 1958 hatta sergi açılmasına dahi inatla ve şiddetle mümanaat ediyordu. ül- doğan ve gençlik bir taraftan sevinir- lerken, diğer taraftan üç yıl rötarla gelen balayı günlerinin mucip sebep- lerinin zihinlerini kurcalamasına ma- ni olamıyorlardı. Acaba dünyada ne degışmıştı" Cidden merak ve tahki- e değerdi. Bır siyasetin sonu G ençler bu gecikmiş balayının se- beplerini — bulmakta güçlük çek- mediler. 17 Haziranda İngiliz Hükü- metinin yeni Kıbrıs politikasını açık- lıyacagını bılıyorlardı İngiltere Dış- işleri ve mlekeler Bakanları- nın gızlı evrak kasalarında Vali Fo- ot'un telkinleri ile hazırlanan ve İş- çi Partisinin tasvibini kazanan bir plan hazırdı. Plân An k ra Hüküme- tine henüz çıkl mamıştı, ama "Kıbrıs Mılletı nin İiderlerinden sa- yılan Fazıl Küçüke bazı şeyler çıt— latılmıştı. Bu sebe le Küçü toplantılarında * lngıltere Hukumetı Kıbrısa muhtariyet vermeğe hazır- lanıyor" diyebiliyordu. Makarios'un da dini bir konferans bahane edile- rek Londraya çağrılması bu kötü ha- beri doğruluyordu. Meşhur Zafer da- hil, herkes biliyordu ki bu davet dini değil siyasi konuşmalar için yapıl- mıştı. İngiltere Adanın mukadderatı- nı Papazla da pazarlık edecekti. İş- ler hakikaten kötü idi. O kadar kötü idi ki bir ay evveline gelinceye ka- dar, "İngiltere Türkiye ile istişare etmeden Kıbrıs hakkında hiç bir ka- Mitingte geler İ "Kanımız Kıbrıs için” YURTTA OLUP BİTENLER rar almayacaktır" diyen — Zorlunun başında bulunduğu Bakanlık bu se- fer, “"işbirliğinin eskisi gibi devam edeceği hususundaki ümidimiz -evet ümidimiz- henüz zail olmamıştır" di- yerek kendi kendini tekzip ediyor- du. Hele İktidarın başının şu meş- hur Bursa nutkunda, İngiliz hüküme- tinin resmi beyanlarda taksimi ka- bul ettiğini müjdelemesine ne buyuru- lurdu? 17 Haziranda biraz acele söy- lenmiş bu sözler acı bir tekziple kar- şılaşacaktı. Ya İngiltere döneklik e- diyordu, biz Majestelerinin hü- kümetinin sözlerini anlamakta güçlük çekiyorduk Elbette ki B. M. M. nde, söyle- nenler ve olanlar arasındaki tezadın hesabını soranlar çıkacaktı. Sonra, şu son zamanlarda muvafık muhalif her— kesin asabını bozmuştu. Bu kötü ha- vayı değiştirmek ve iyi yolda olma- yan Kıbrıs siyasetine karşı yapılacak tenkitleri başka istikametlere yönelt- mek lâzımdı. İşte bu sebeple, atı ala- nın Üsküdarı geçtiği bir sırada Kıb- rıs mitingine memnuniyetle müsaade edildi. Aslında Cumhurbaşkanının bü- tün partiler liderlerini Kıbrıs mev- zuunda bir toplantıya çağırması bu bakımdan daha tesirli olacaktı. Ama Rus Elçisini gördü diye İnönüye ça- tan İktidar mutad üzere o kadarına yanaşmıyordu. Miting, başına buyruk hareket et- mek istiyen Majestelerinin hüküme- tini son adımı atmadan yeniden dü- şünmeye sevk edecek miydi? İngil- tere çoktan kati kararını almıştı. Bir iki ay evvel yapılacak — nümayişler Muhafazakar hükümeti belki de son adımı atmaktan vaz geçirebilecekti. Ama bu fırsat kaçırılmış görünüyor- du. Destekli Miting G üldoğan Dakota tipi uçakta An- karaya doğru geriye | kalan İ.Ü.T. Birliği idarecileri ve aza- ları da Kıbrıs mitinginin hazırlıkla- rını tamamlamak üzere hiç vakit kay- | betmeden hummalı bir faaliyete giriş- g tiler. Bu arada, İ. U. T. Birliği ikinci başkanı PDündar Akçetin Emniyet Müdürlüğüne davet edilerek kendisi- ne Mitingin Taksim meydanında de- ğil Beyazıt Meydanında yapılmasının uygun goruldugu bıldırıldı İ. T B. Cuma günü, cumartesi saat onda teslim edılmek şartiyle on- beş matbaaya birden yüzbin pankart, onbin el ve onbin duvar ilânı onbin afış sıparışı Verdı Ayrıca yüz yafta ar da dövizin hazırlanması ıçın ressamlar faaliyete geçtiler. Şim- i hükümet bir zamanların "başbelâla rı"'ndan, Vilâyet ve Emniyet Müdür- lüğü Vasıtasıyla maddi ve — manevi hiçbir desteği esırgemıyordu İ.Ü. T.B. mensuplarını, resmi otomobiller, de vızır vızir dolaşır görmek epey ce yadırgandı. Altı mikrofon ve ellı— ye yakın hoparlör de ekseriyeti as- keriyeden alınmak suretiyle Vilâyet- çe temin ve monte edildi. Diğer taraf- tan Kıbrıstan bahsetmeye oruçlu dev- let radyoları da, vesile yaratarak her- 13

Bu sayıdan diğer sayfalar: