4 Haziran 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 17

4 Haziran 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 17
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

yüzle: "— Öyleyse biz de konuşma yap- mayız. Gençlik adına da konuşma yapılmaz" diye ültimatomu verdi. Hacaloğlu, bu emrin mânasını an- layamadıklarını da Generale söyle- mekte bir beis görmedi. Bunun üze- rine Esen: "—Peki, siz konuşun da ben me- seleyi hallederim" diye teminat ver- mekten başka çare bulamadı. Nitekim, General Esen gençlere' verdiği sözde durdur, ve Gençlik adı- na yapılan konuşmayı müteakiben merasim kumandanı Kurmay Albay Münir Güneri irticalen kısa bir ko- nuşma yaptı. Madalyonun öteki y Türkiye Milli Talebe, elemanın da gençler bu başarılarım kutlar- larken, başka bir kısım genç, İstan- 'bulda Şişhanede Türk Hava Yolları Terminalinin hemen arkasına isabet eden açık bej renkli binanın -ki Ye- ni İstanbul gazetesine aittir- merdi- venlerinden iniyorlar ve Cağaloğlu- söylemişlerdi. telefon, şöhretli Yeni' İstanbul gaze- tesinden edilmiş ve bir adres overil- mişti. Gazeteler, "Cağaloğlu, Ankara Caddesi No : 7, kat : 3" deki bu ad- rese birer muhabir göndermekte te- reddüt etmediler. Zira ziyadesiyle tumturaklı ve fiyakalı adına bakarak "Demokrasi Fikir Kulübü"nü, bu zah- mete değer bulmuşlardı. Ancak, ihti- yatlı bir gazeteci - ki bu İstanbuldaki AKİS muhabirinden başkası değildi ziyadesiyle tumturaklı "Demokrasi Fikir Kulübü"nün basın toplantısın- dan haberdar olunca bıyık altından hafifçe gülümsedi. Zira "Kurucu" sı- fatını taşıyan bir kısım gencin hangi malüm çevreler tarafından bu oyuna itildiğini biliyordu. Demokrasi Fikir Kulübü, Il Mart 1962 tarihinde Vilâyete yapılan sessiz * bir müracaatla teşekkül etti. Türkiye * Milli Talebe Federasyonu Kongresi öncesinde kurulan bu kulüp, başlan- , resi kulislerinde, D. P. den müdevver taktikleri kullanan malüm zevata yardımlarını esirgemediler. Ancak,' bulanık suda" balık avlama gayret- leri sökmeyince, "Demokrasi Fikir Kulübü" suyun yüzüne çıktı. 27 Mayıs Fikir Kulübünün açı- lış töreninde Tabii Senatörlerin ve devrimci gençlerin yaptığı konuşma- lar Yeni İstanbulun şöhreti müsellem başyazarı Gökhan Evliyaoğlu ve uy- dusu Hami Tezkanın tepesini attır- dı. Ahbap çavuşlar bunun derhal paçaları sıvadılar ve kahvelerindeki garsonlar tarafından pek iyi tanınan "Üniversiteli (oarka- daşlar'a haber saldılar. Bu "arka- daşlar" tabiatıyla Demokrasi (o Fikir Kulübü kurucularından başkaları de- ğildi. Efruz beyin 0 Demokrasi oOFikir Kulübü kurucu- larının ilk toplantısı şöhretli Yeni İstanbul gazetesinde oldu. o Kurucu- lar tam kadro halinde hazırdılar. İlk sözü Gökhan Evliyaoğlu aldı ve 27 Mayıs Fikir Kulübünün açılış töre- ninde yapılan konuşmaları tahlil et- ti! Efendim, demokratik bir düzen- de bu gibi konuşmaların yeri yoktu! Bu "Temelliler" de artık çok oluyor- lardı! Oo Evliyaoğlu, Oo felsefi tiradının sonunu bağlarken şu inciyi döktürdü: — 27 Mayısçılar 27 Mayısa kar- sırlar Bunlara demokrasinin ne olduğu öğretilmelidir!" Şöhretli başyazarın, rahmetli hi- kayeci Ömer Oo Seyfeddinin o"Efru Bey"ine, taş çıkartan konferansı, doğrusu pek beğenildi. Bu, ziyadesiyle istifadeli konuşmadan sonra Demok- rasi Fikir Kulübü üyeleri kanaat- lerini söylediler. "Gökhan ağabey"in irşatlarından ders alınmalıydı.. Bu fikirlerin bütün millet tarafından bi- linmesi ve "hazmedilmesi lâzım"dı. Sık sık konferanslar verilmeliydi. Bu arada, kulübün mânevi babası Ali Fuad Başgil de unutulmadı. İlk konferansın Başgil tarafından yeril- mesi kabul edildi. Onu Mehmet Kap- lan takip edecek, daha sonra da Gök- han Evliyaoğlu konuşacaktı. Genç- lik lideri olmaya düşkün Evliyaoğlu, "arkadaşlar'ın alâkalarına teşekkür etti. Bir konferans vererek fikirlerini gençlere anlatmayı o da istiyordu. Anlaşılan, şöhretli başyazar, artık gazetesinin okunmadığım (anlamıştı ve o güzelim fikirlerini konferanslar vasıtasıyla yaymayı düşünüyordu. Bu arada, bir basın toplantısı ya- pılarak, 27 Mayıs Fikir Kulübü ku- rucularına cevap verilmesi de ka- rarlaştırıldı. Gazetecilere ookunacak metni, bizzat şöhretli başyazar kale- me aldı ve Demokrasi Fikir Kulübü Kurucularının eline tutuşturdu. Teb- liğde "27 Mayısı demokratik rejim dışında kendine göre tefsir eden bir takım maksatlı beyanatları rejimin sıhhati ile kabili telif görmüyoruz" deniliyordu. Evliyaoğlu, yazalı metni verdikten sonra sorulan suallere müm- kün olduğu kadar kaçamaklı cevaplar verilmesini de sıkısı kıya tenbih etme- yi unutmadı. Ne olur ne olmaz, gaze- teciler tarafından tongaya düşürüle- bilirlerdi. "Biz kırk kişiyiz, birbirimizi biliriz" Basın toplantısı, Demokrasi Fikir Kulübünün Cağaloğludaki Merke- zinde yapıldı. Merkez olarak Kulübe, iki ahbap çavuşun, çoktan iflâs topu- nu attığı için kapanmış Düşünen A- dam dergisinin eski idarehanesi tah- sis edilmişti. Gazeteciler bu yüzden Demokrasi Fikir Kulübü merkez bina- sını tanımakta pek güçlük çekmedi- ler. Kırmızı, ablak suratlı ve atletik yapılı bir delikanlı gazetecileri kar- şıladı ve kendisini takdim etti. Adı, Rıza Fırtına Gürkandı ve Demokrasi Fikir Kulübünün başkanıydı. Atletik yapısı dolayısiyle bir fikir kulübün- daşlarını tanıştırdı. rasında Cumhuriyet gazetesi muha- biri Erol Dallı, hafif tertip bir şaka yapayım diye Gürkana "Gökhanla Hami yoklar mı?" diye sordu. Soru, Demokrasi Fikir Kulübü kurucuları- nın yüzlerini Ur anda allak bullak et- meye yetti. Atletik yapılı Başkan ke- keliyerek: "— Efendim, bene başlangıçta vardılar ama radan siyasetle meşgul oldukları için, çekildiler" di. Başkan Gürkan, gazetecilerin so- ruları başlayınca bir hayli bunalıp lâfları ağzında geveledi. Ancak, ya- nında bulunan cerbezeli kurucu Na- zım Durmuşoğlu, başkanının imda- dına yetişti. Toplantının sonuna doğ- u af mevzuunda sorulan bir suale, Başkan: — Vallahi bunu BMM'nin bir ta- sarrufu olarak kabul ediyoruz" ceva- bını verdi. Kaç üyeleri olduğu konusundaki b gazeteci « Ra sözü gülerek şöyle ta- ME — ve babama biliriz, değil mi Fırtına bey?" Gerçekten artık herkes birbirini iyi biliyordu.

Bu sayıdan diğer sayfalar: