25 Ocak 1964 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 17

25 Ocak 1964 tarihli Akis Dergisi Sayfa 17
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

E NE R J Bakanlık Çözülemeyen arapsaçı (Geçen haftanın ortalarında Malte- pede, büyük köprünün yanındaki binanın içinde hummalı bir faali- yet göze çarpıyordu. Teşkilâtın Ge- nel, Müdürü olan orta boylu, saçları- nın çoğu dökülmüş kumral adam sa- ğa sola emirler, direktifler veriyor, işlerin bir an önce a, sağ- lamağa çalışıyordu. Görülen bu ola- ganüstü gayretin bir amaca yönel- diği belliydi. (Birtakım istatistikler, rakamlar değerlendiriliyor, o alelacele raporlar (oOkaleme almıyor, o şekiller, plânlar çiziliyordu. Bu olağanüstü durum Elektrik Etüd İdaresinde geçiyordu ve konusu da Üçüncü Koalisyonun teşkiliyle bir- likte, yeniden kurulan Enerji ve Tabil Kaynaklar, Bakanlığı, çatış- malar için gerekli istatistik bilgilerin değerlendirilmesiydi. . Gerçekten, yıl- başından bu yana, özellikle yeni hü- kümetin güvenoyu almasıyla birlik- te hızla azimli çalışmalara girişen E- nerji Bakanı Hüdai Oral, yalnız ken- disi gecenin geç saatlerine kadar ma- kam odasında çalışmakla (o kalmıyor, konusuyla ilgili daire ve ku- rumların ilgili uzmanlarım makamı- na çağırarak kendileriyle, yeni kuru- lacak Bakanlığın geleceği ve teşkilâ- tının alacağı düzen hakkında yarı hasbihâl, yarı danışma yollu görüşme- ler de yapıyordu İşte bu görüşmelerden pek ümit- lenen ve yeni kurulacak Bakanlığını müsteşarlığından başlayarak Oogenel müdürlük, hattâ bir dairenin başkan- lıkana kadar "Çiçeği (oOburnunda" bir makamın koltuğuna (kurulmak için gerekli "mavi boncuk'un kendilerin- de olduğunu vehmeden bazı zevat el- lerindeki imkânları son haddine ka- dar kullanmak o suretiyle "göze gir- me" yarışım lehlerine (o sonuçlandır» mağa uğraşıyorlardı. Aslında Enerji Bakanlığının kuru- luşu da, böyle birbirleriyle yarış Mâ- linde olan ve bu yarışı kazanabilmek amacıyla işi birbirinden teknik ele- man ayartmaya, birbirini üst makam- lara karşı kötülemeye, özetle; her a- landa birbirinin ayağına çelme tas- maya vardıran devlet dairelerinin bir araya ve bir hizaya getirilmedi, bir düzene sokulması amacıyla ele a- lınmıştı. Taptaze bir teşkilât B" kuruluş kanunundan yoksun o- larak, teşkilâtı henüz meydana çıkmadan, hattâ Bakanlık çatısı al- tına toplanacak dairelerin bile hangi- leri (oOoolduğu Oo kesinleşmeden, o sırf 'Merkezi Hükümet Teşkilâtı Araştır- ma Projesi" adını alan bir iptidai e- tüdün ileri sürdüğü gerekçeye daya- nılarak meydana getirilen bu Bakan- lığın başındaki zatın büyük bir ödev sorumluluğu yüklendiğini bildiği ta- bildir. Bu kadar dejenere olmuş, kar- makarışık, adeta arapsaçı (hâlindeki bir konuyu aydınlığa çıkararak hâs- talığın tedavisi için gerekli müdaha- leyi bir sam ustalığıyla oyapmak herhalde bir mümkün olabile- cek kolay en olmasa gerektir. Türkiyede enerji konusundaki çe- lişmeler, o takıntılar oOve girişimler 1953 yılında Ankarada toplanan Bi- rinci İstişari Enerji Kongresinde ilk olarak halk oyu önünde açıkça tartı- şılmış ve burada mevcut fikir ayrılık- ları, aksaklıklar ve düzensizlikler or- taya çıkarılmıştı. - Bu kötü durumu önleyecek ve ayni zamanda -memle- kette esasen ihtiyaçların çok altında- ki sayılarda olan - teknik personel potansiyelinin âzami randımanla kul- lanılmasını sağlayacak bir organizas- yon şekil üzerinde duruldu ve bu teş- kilâtın tezelden kurulması için te- mennilerde bulunuldu. Nihayet 1957 yılında kuruluş ka- nunu çıkarılan Sanayi Bakanlığı, bünyesine bir Enerji Dairesini de a- lıyor, ayrıca Etibank gibi inşaatçı ve Elektrik İşleri Etüd İdaresi gibi sırf akademik alanda çalışmak üzere ku- rulmuş bir takım teşekküleri de kap- sıyordu. o Böylelikle, o prensip olarak elektrik enerjisi konusundaki her tür- lü işlemlerin Sanayi Bakanlığı bünye- sinde yapılması sağlanmış oluyordu. Gerçekten, tek başına Enerji Daire- si bile kanun gereğince Türkiyede e- nerji alanında en yetkili bir kontrol ve murakabe mercii olduğu gibi bu konuda en son söz hakkını da haiz bulunmaktadır. Sanayi Bakanlığı ku- ruluş kanunuyla memleketteki ener- ji keşmekeşine kesin bir çare bulun- duğu sanılmıştı. Bütün bunlara rağmen evdeki he- sap çarşıya uymadı. Hernekadar ka- nunla ve prensip bakımından ama ula- şılmış bulunulmakta idiyse de uygula- ma alanına geçilince işler çok farket- ti. Meselâ Bayındırlık Bakanlığı su- lama, taşkın önleme ve bununla ilgi- li olarak enerji gibi diğer kamu işle- rini yürütmekle görevlendirildiği hâl- de - kısmen Türkiyenin coğrafi ve to- poğrafik şartlarının da etkisiyle- e- nerji işlerinde de birinci derecede bir role ve çalışma serbestisine sahip bu- Hüdai Oral Suyun başındaki adam, bulunuyordu. Hirfanlı, Demirköprü, Seyhan ve Kemer barajları gibi Tür- kiyenin en büyük tesislerini bu Ba- kanlığın bünyesindeki Devlet Su İşle- ri yapmış veya yapmaktaydı. İnşası biten bazı barajların santrallarını da yine ayni idare işletmeğe başlamıştı. Bugün dahi DSİ Hirfanlı, Kemer ve Demirköprü santrallarını fiilen işlet- mektedir. Eleman israfı gövlece enerji konularındaki bir işin üç, hatta bazen dört daire tara- fından ayrı ayrı elemanlar tarafın- dan, ayrı ayrı görüşlerle ele alınmadı yüzünden hem ilgili daireler arasın- da bir çeşit "müsabaka" ve rekabet yaratılmış oluyor ,hem de ister iste- mez teknik elemanlar -zaten sayıca yetersizdir - israf edilmiş bulunuyor- du. Ancak "hamarat" daireler işin ko- layını bulmakta gecikmediler. o 'Bu da, teknik personel yetersizliğine 'kar- şı birebir sayıldı, özellikle büyük iş- lerin önce etüdleri, i rına yaptırılmaya başlandı. durumda hernekadar ilgili daire sa- dece müşavir firmadan gelen yazılar| müteahhit -ve tabii yabancı menşe- li - firmaya, aktaran bir çeşit büro gibi çalışmakta ve bunun için de öy- le düzinelerle mühendise ihtiyaç Kal- mamakta idiyse de, bunun başka ya çok daha önemli mahzurları görül- dü. 1950-58 yıllan arasındaki türede büyük yatırım işleriyle uğraşan bü- AKİS/17

Bu sayıdan diğer sayfalar: