25 Ocak 1964 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 19

25 Ocak 1964 tarihli Akis Dergisi Sayfa 19
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Krediler İç finansman fonu RSmi Gazetede oObundan bir süre önce yayınlanan türk parası kıy- metini koruma hakkındaki 17 sayılı karara ek kararda, hariçteki gerçek ve tüzel kişilerin Türkiyedeki gerçek ve tüzel kişilere (o verecekleri nakdi kredi teklifleri üzerine yapılacak mu- ameleler incelenmekteydi. Kararnamede, o Türkiyedeki ticari veya sınai işletmelerin işletme kredi- si ihtiyaçlarında kullanacakları kredi taleplerinin Maliye Bakanlığınca in- celenebilmesi için iki önemli şart ile- ri sürülmekteydi oBu şartlardan bir tanesi, kredinin türk parası karşılı- gının yarısının iç finansman fonuna ayni vade, faiz Ve ödeme şartlarıyla ikraz edilmesi, diğeri ise bakiye yüz- de 50 için kanuni faiz haddi ile istik- raz faiz nispeti arasındaki farkın faiz transferleri esnasında iç finansman fonuna ödeneceği hususudur. Demek ki yabancı memleketlerden sağlana- cak bir işletme kredisinin yüzde 50'si iç ,finansman fonuna yatırılacaktır. Burada karşımıza çıkan ilk sual, iç finansman fonunun ne olduğu hu- susudur. Bu fon, 1962 yılında kurul- muş ve İktisadi Devlet ( Teşebbüs- lerinin finansman ihtiyaçlarım kar- şılamak maksadıyla oOAmortisman ve Kredi Sandığına bağlı olarak faali- yete geçmiştir. Demek ki, devlet sektörünün fi- nansman ihtiyaçları, özel sektör tara- fından bulunacak (o kredilerin yarısı- nın verilmesi suretiyle karşılanacak- tır. Böylece, özel saktörle devlet sek- törünün eşit şartlarla (o çalışacakları hakkında verilen taahhütler bir yana, özel sektör devlet sektörüne yardım etme mecburiyetinde bırakılmaktadır. Bu surette, Hükümetin bu tip kredi- leri istemediği intiba uyanmaktadır. Zira, bir firmanın alacağı krediden bir kısmını iç finansman fonuna verece- ğini düşünmeye o bile imkân yoktur. nuna yatırmayı düşünen firmaları da vazgeçirmeye kâfi gelmektedir. Bu maddelerden bir tanesi 2. mad- denin IV. paragrafının b bendinde- dir: "Maliye Bakanlığınca izin veri- len istikrazların türk parası olarak iç finansman fonuna ikraz edilen yüz- de 50'sı ile bu miktara tekabül eden faizleri, vâdelerinde türk parası ola- A L E rak istikrazı yapan gerçek ve tüzel kişilere ödenir. İç finansman fonuna a pir külfet ve mecburiyet yük- letilm: İlk. kn insana gayet normal ge- len bu ifade, biraz düşününce bayağı önem kazanmaya başlamaktadır. "Ma- liyeye başkaca mükellefiyet yükleti- lemez" ne demektir? Ü edilirse, aradaki devalüasyon nı firma ödeyecek demektir. İnsaf, doğrusu!.. o Sizin kullandı- ğınız 50 ye ait (devalüasyon farkını siz ödeyin. Peki ama, iç fi- nansman fonunun biraz da zorla çe- kip elinden er ii farkı niye firma ödesin yâni? Tabii bu irmmda denilecektir. ki, “canım, biz zorla kimsenin parasını alacak değiliz, istemeyen getirmesin." Hah, işte bütün mesele buradadır! İstemeyen işletme O sermayesi getir- mesin.. Pe ki ama bu isteksizlik neden doğ- maktadır? İleri sürülen mali tedbirler BS Yılık Plânın 1963 programıyla ilgili IV. bölümünde, yatırımları teşvik için alınacak çeşitli tedbirlerin yanında mali tedbirlere de yer veril- mekte ve mali sahada ,orta ve uzun vâdeli kredi imkânlarını o çoğaltmak, özel tasarrufları harekete geçirip eko- nomik bakımdan faydalı faaliyetlere yatırım yapmağa teşvik bakımından, tedbirler ileri sürülmektedir. 7 bölüm- de mütalâa edilen bu tedbirlere bakıl- dığı zaman, 1963 yılı sonunda durum şudur : - I — Sanayicilere orta ve uzun vâ- M İ deli krediler açacak Sanayi ve Yatı- rm Bankası kurulmuş, fakat henüz kimseye kredi vermemiştir. 2 — Madenciliği (o geliştirme ban- kası kurulmamıştır. 3 — Halk Bankasının kredi koo- peratifleriyle birlikte yapacakları faa- liyetlerde fazla bir gelişme olmamış- tır. — Sınai Kalkınma (Bankasının faaliyet sahasını genişletmesi konu- sunda öyle uzun boylu bir gelişme gö- rülmemektedir 5 — Faiz hadlerinde hiç bir araş- tırma yapılmamış veya yapılmışsa da, herhangi bir sonuca varılmamış- tır. — Özel teşebbüsleri verimli ya- n hiç bir şey yapılmamış, çıkarılması ge- rekli mali kanunların hiç birisi çı- karılmamıştır. 7 — Tasarruf bonolarının Sermaye piyasasına intikali konusu da olduğu gibi durmaktadır. Böylece Plânda özel sektörün kre- di ihtiyaçlarını sağlamak için alın- ması lüzumlu görülen tedbirlerden hiç birisinin realize edilemediği mey- dana çıkmaktadır. Kararname ve çeşitli görüşler E o kadarla da kalmamakta, Mali- Bakanlığının en ileri gelenlerin» di birisi de. "vallahi birader, bu kararnamenin niye Çç dığını ben de anlamadım" diye, etrafındakilere dert yanmaktadır. AKİS/19

Bu sayıdan diğer sayfalar: