17 Temmuz 1964 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 27

17 Temmuz 1964 tarihli Akis Dergisi Sayfa 27
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

SİNEMA kişiler “sanat filmidir, iş şansı yoktur, dolayısıyla adımız gölgelenir” düşün- Cesi ile buna pek yanaşmadılar. O za- mağa karar verdiler, Hiç tanınmamış oy- natacaklardı, İli de e oldu, Basın -her iyiniyetten yana olan basın- bütün silâhlarıyla Erksan “Doğan ikili- sine omuz verdi ve “Susuz Yaz” hem çevrildiği sırada ve hem de çevrildik ten sonra herhangi bir başka türk filmine.nasip olmayacak bir reklâm ve dedikodu kampanyasına uğradı. Seri sille Film”e birlikte çizdikleri iyiniyet rotasin sinema serüvenleri boyunca. yürüteceklerdi. Gelin görün ki, film zotarılıp ortaya çıktıktan son- Ta *ki ortağın arası beklenmedik bir anda açilıverdi ve araya karakedi gir- di, Açılan ara o kadar genişledi ki, ortaklar gazetelerde birbirlerini. suç- Berlin 1962, diğeri de Moskova 1963 - hatırlarından bile geçirmiyorlardı. Yapımcı Doğan, öbür meslektaşla- rının düşünmediklerini düşündü ve Ber Vinin 1964 yılına sit yarışmasına gir- meye karar verdi, Yalnız, ortada, bi- dinmesi gereken bir gerçek vardı ki © da, herkesin elini kolunu . sallaya sallaya herhangi bir uluslararası film festivaline rahatlıkla giremiyeceği ve “Türkiyeyi temsil edemiyeceği gerçeğiy- di. 'Türkiysda filmler üç defa sansür ed'liurlerdı, Birinci ön sansür, film AKIS,/28 çevrilmeden önceki senaryosunun san- sürü idi, İkinci sansür, film çevrimin- den sonraki; üçüncüsü de, film yurt dışında herhangi bir yarışmaya katıla- cağı zamana alt sansürdü, Doğan, ya- pımcı olarak iki sansür yolundan da Zeçmişti, Hatta ikinci sansürde "“Su- suz Yaz” yurt içinde ve yurt dışında oynatılıp gösterilebilir iznini de almış bulunuyordu. Fakat işin içine festival girince, ilgikler Doğana filmin yeni- den sansür edilmesi gereğini hatırlat- lar, “Susuz Yaz” üçüncü sansür en- gelini aşamadı ve ilgililer, “film Tür- kiyeyi ve türk köylüsünü kötü yanla- rıyla gösterdiği için yurt dışında tem- sil gücü yoktur” gerekçesiyle filmi ge- si başkanınca ilgi ile karşılandı, Do- gan, Almanyaya ayak bastığında ilk hatasını işlemekte "x*medi Ve “al man mantalitesine uygun” görmedi- ği filmini, Hamburg stüdyolarına gö- türerek bir kontrtip kopya aldırdıktan sonra yeriden montajına girişti. Buna hakkı yoztu, Gerçi ticari metah ola- rak film kendisinindi, dilediğini yapa- bilirdi ama, telif hakları kanunu ge- Teğince, filmin estetik yapısından 60- rumlu olan eski ortağı Erksanın hak- larını çiğneyemezdi, Filmi kesip biç- mek, dilenen sahneleri çıkarmak, yeni- den sahneler katmak, yani estetik ya- pida herhangi bir değişiklik yapmak aricak ve ancak rejisörün hakkıydı, Do- Ulvi Doğan Berlinde AKİS yazarı Kakmçla Perdenin önündeli ri çevirdiler. “Susuz Yaz”, Doğanın elinde kalakaldı. Yapılacak hiç birşey yoktu. Vardı ama, oda * Son çare, ya- pımcının,. ilgililerin verdiği bu kararı hiçe sayıp; filmini koltuğunun altına aldığı gibi kendi başına ve bağımsız olarak festivale katılmasıydı, n, bu son çareyi deneme yolunu tuttu, Fil mini koltuğunun (altına aldığı gibi, yollarş düştü ve ilk durağını Berlinde yaptı, Doğan, Berline vardığında festiva- lin başlamasına daha birbuçuk ay gi- bi uzun bir süre vardı festival kümitesi başkanı döktor Alfred Baüer ile ilişki kurdu Aydın. ilerici ve Üç dü bilen Doğan, festival komite» gan, eski ortağının bu hakkını kolay- lıkla hiçe saydı Ve filmini yirmi da- kika daha kısaltarak değişik, fakat başarılı yeni bir montaja tâbi tuttu, ikinci büyük Ve affedil- mez hatası bu defa dna alaturka yönüy- İe başgösterdi. Eski ortağı ile araların- da çıkan anlaşmazlık yüzünden Do- gan, filmin sunma yazılarımı - jenerik- lerini - baştan sona değiştirmiş, yeni- den ada yalnız üç kar- ton bırakmıştı: “Hitit Film Sunar” bir, “Susuz Yaz" iki ve “Ulvi Doğen, Hülya Koçyiğit, Erol Taş” üç, Filmde başka yoktu; fimin Tejisörü, müzikçisi ve fotoğraf direktö- rü yoktu; nerde. nasil çekilmiş, hangi rlerin emeği geçmiş, belli de-

Bu sayıdan diğer sayfalar: