31 Aralık 1967 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 3

31 Aralık 1967 tarihli Akis Dergisi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

iyi plânlanan ve yürütülen bir reklâm ve tanıtma faaliyeti bir müessese için masraf kapısı olmaktan çıkar; karşılığını kat kat getirir. BASIN İLÂN KURUMU Cağaloğlu. Türkocağı Cad. no. 1. kat: 3 Telefon: 27 66 00-27 66 01. İstanbul (Basın - A -26546 -21525) — 471 AKİS akisden Size Sevgili AKİS okuyucuları, u satırları size yazarken hissiyatımı ifade edecek kelime bulamıyo- rum. Gençliğimin en verimli yıllarım verdiğim AKİS'in son sayısına ) son yazıyı yazmak, bana cidden zor geliyor. AKİS'te geçen dokuz- buçuk yıldan sonra yazı makinesinin başına oturmak ve sevgili AKİS okuyucularına veda mektubu yazmak meğer ne kadar da zormuş! AKİS, ondört yıllık yayın hayatı içinde, hak bildiği yolda azimle yürümesini bilmiş bir yayın organı idi. Hiçbir zaman ve en müşkül koşullar altında bile hiç kimseye ve hiç bir kuruluşa taviz vermedik. Şrevimizin nezaketini ve önemini biliyorduk. Basın hayatında man- tar gibi türeyen taklitlerimizin içine düştükleri "yapmacık" sıfatından uzak kalmasını bildiysek, bu, bize çok şeyler veren AKİS'in ruhunda mevcut kavgacılığa, devrimciliğe verilmelidir. AKİS'te çalıştığım dokuzbuçuk yıl içinde, bugün her biri birer şöhret olan kimselerle çalıştım. Bunların başında, derginin sahibi ve başyazarı Metin Toker gelmektedir. Onu Doğan Avcıoğlu'lar, Mümtaz Soysal' 1 İlhami Soysallar, Halük Ülman'lar izlemektedir. AKİ derine, bir yerden sonra hep, savaşmak düştü. Bu savaş, hiç bitmediin devam etti. Bizler, bu savaşın bilinçli neferleriydik. AKİS'in son sayısını çıkaran kadro ise, Başkent basınının en kalbur- üstü gazetecilerinden müteşekkildi. Öyle sanıyorum ki, bir dergiyi uzun ömürlü kılan ne tertibi, ne baskısı, ne de dış görünüşüdür. Bir dergiyi uzun ömürlü kılan, onun okuyucu üzerinde bıraktığı olumlu etkidir. AKİS, bunu yapmıştır. Çok zaman, "Madem ki AKİS böyle yazıyor, o halde en doğrusu budur" denmişse, bunun sebebi, AKİS'i AKİS yapan kavgacı kimliği yanında, sağlam istihbaratı, kendine özgü üslübu ve ha- berleri değerlendirme şeklidir. AKİS'in son sayısını a şu sırada, eminim ki, pek çok okuyucu bize kızmaktadır. Nitekim, mektup ve telefonla bunu bildir- mişler ve âdeta bizi suçlamışlardır. Ne var ki basının büyük endüstriyi gerektirdiği şu devirde, artık, AKİS'in, yayınını tatil etmekten başka bir çaresi yoktu. Taklitleri gibi, ne fiyat artışına gidebilirdi, ne de ma- liyeti düşürmek için muhtevadan fedakârlık edebilirdi. Okuyucuları- mızın bizi mazur görmelerini diliyoruz. Bu sayfada, bu defa, hiç bir zaman yapmadığım bir şeyi ilk ve son defa yapacak ve size, birkaç satırla, derginin "mutfak" tabir edilen kıs- mından bahsedeceğim: Okuyucuların pek dikkatini çekmeyen, aslında derginin candamarı olan bu mutfak, istihbarat ve redaksiyon kadrosu- dur. AKİS'i, en müşkül şartlar içinde dahi belli bir yönde yürüten bu kadrodakilerin her biri, yarın, bir tarafa dağılacaktır. Ama hiç kimse, AKİS'in bütün yazılarını bir bir okuyan, tashihlerini yapan bir Hüse- yin Korkmazgil'i, en iyi haberleri bulup çıkaran ve onları AKİS okuyu- cularına sunan Teoman Erel'i, Güneri Civaoğlu" nu, Yılmaz Gümüşbaş'ı hatırdan çıkarmıyacaktır. AKİS'in geniş kadrosu içinde yer alan bir Jale Candan, bir Halük Ülman, bir Nijat Özön, bir Tarık Dursun, bir Alâaddin Bilgi, bir İlhan Mimaroğlu daima hatırlanacak ve AKİS'ten bahsedilirken bunlar hep akla gelecektir. Öyle sanıyorum ki, bir dergiyi ölümsüz yapan da nisyana terkedil- memektir. AKİS, okuyucularının gönüllerindeki tahta yerleşmiştir. Biz- ler ise, kimbilir nerelerden, sizlere yine sesimizi duyurmakta devam edeceğiz. Saygılarımla

Bu sayıdan diğer sayfalar: