1 Ekim 1932 Tarihli Kadro Dergisi Sayfa 42

1 Ekim 1932 tarihli Kadro Dergisi Sayfa 42
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

oğlu ve Şizli âlemlerini hatırlatan her şey bana âdeta batıyor. Etrafımda, hep, ruscadan başka dil bilmiyen, kara gömlekli, be- li kayışlı, ağırbaşlı adamları, saçları kızıl mendile sarılı, haba- can kadınları arıyorum. Çünkü, içinde bulunduğum memleke- tin havasına ancak bunlar yaraşıyor. Bizde, fesli bir adam ve çarşaflı bir kadın nc ise Rusya'da Av- rupalı Monsieur'ler, Avrupalı Madame'lar gibi giyinmiş kimse- ler odur. Bir tiyatroda, perde arası, büfede duruyorum. Kalabar hğın içinde küpeli, yüzüklü, dudakları ve yanakları boyalı bir kaç kadını hayretle gördüm. İlk anda bunları sahnedeki kıya- fetlerile halkın arasına karışmış artistler zannettim. Sonra öğ- rendim ki, ecnebi gazete muhabiri imişler. Bir mukayese. Rusya'nın bu prensiplesmis, fikirlesmis, suurlaşmış inkılâp ha- vası içinde, cok defa, kendi inkılâp havamızı düşündüğüm ol- muştur. İnkılâp Türkiyesinde, bu hava, İstanbul'da mı bulunur? Ankara'da mı? Hasiyetleri nedir? Nesinden tanılır? Hararet derecesi ne kadardır? Tesirleri ne gibi şeyler ve kimler üzerin- de görülür? Doğrusu, bunu, Rusya'daki kadar kolaylıkla tayin edemiyorum. Bu hava tahlilini inkılâbımızın mihrakı olan An - kara'da bile yapmak güçtür. Çünkü Ankara'da manevi atmos- fer yer yer, semt semt değişir. Tahtakale'de koyu bir orta-çağ havası hüküm sürer. Yeni Şehir, gittikçe alafrangalasmaktadır. Meclis ve hükümet mahafiline gidelim: Oralarda hâkim olan hava ekseriyetle, donmuş bir bürokrasi havasıdır. Yalnız, B. M. M. 'inde bazı fevkalâde günlerde, bir kacç dakika icin, sıcak bir raşenin geçtiği hissolunur. Sonra, birden, her şey, mutat dur- gun haline avdet eder. İstanbul'da Kozmopolitlik, adamsendecilik, kalenderlik ve der- bederlik, bundan on beş yıl evvelinden daha farklı değildir. Bu- /— rada, kitapçılar ve matbaalar semti, bizim bildiğimiz, Babı Âli yokuşunun bütün o0 sümsük ve uyuklar manzarasını muhafaza etmekte ve bütün İstanbul gençleri biraz hayata, harekete ka- vuşmak icin Beyoğluna can atmaktadır. Beyoğlu'na, yani sine- maya, caz'a bara, kumara... Yeni Türk nesillerini Avrupalılaş - tırmak sisteminin bu dört terbiye şekli, en kuvvetli esaslarını teşkil eder. Bizim şu mahut Caddei-Kebir'in adı resmen İstiklâl 42

Bu sayıdan diğer sayfalar: