February 16, 1938 Tarihli Tan Gazetesi Sayfa 9

February 16, 1938 tarihli Tan Gazetesi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Nasıl doğdu ? - Nasıl yaşadı? - Na Ne: 39 — İKİNCİ KISIM — battı? Yazan: Ziya Şakir Harbiye Nazırı oluyordum Şu adam mâni oldu Abdülhamit devrinde, memur ol- duğu vazife ve işleri istismar et- mek suretile, hem (yaveri harbi hazreti şehriyari), ve hem de pek genç yaşında (Paşa) rütbesini ih- raz etmiş olan, Kiraz Hamdi Pa- şa; İttihatçıların ezeli düşmanla rından olduğu için kendisine tev- di edilen bu vazifeyi büyük bir memnuniyetle kabul eylemişti. Hamdi Paşa, esasen çoktanbe- ri bu fırsatı beklemekte idi. Çün- kü Anadoludaki Milli Mücadele erkânına karşı da derin bir haset ve kin hislerile mütehassis olan bu (Saray Paşası), Damat Ferit Pa- şanın kendisine karşı beslediği garip muhabbet ve teveccüh hisle, rine, iyi bir hizmetle mukabele et- mek fikrinde idi, Kiraz Hamdi Paşa, o esnada Vahdettinin etrafında toplananla- tm, ve bilhassa Hürriyet ve Itilâf Firkası erkânının arasında, başlı başına bir (tip) ti. Bunu izah edebilmek için bir vaka nakledelim: Dâmat Ferit Paşa, ikinci kabi- besini teşkil edeceği zaman, ken- disine uygun bir Harbiye Nazırı arıyordu. O sırada, Şaban Efendi de yanmda bulunuyordu. Damat Ferit Paşa sordu: — Hamdi Paşayı Harbiye Ne- taretine getirmek İstiyorum. Ne dersiniz?., Şaban Efendi, Damat Ferit Pa. Şanın maksadını anladı. Fakat, an- lamamış gibi davrandı.. Araların- dn, şw mühavere geçti: —Eföndim!.. Orduda, iki Ham- di Paşa vardır... Birine; (Cakacı Hamdi), diğerine de (Kiraz Ham- di) derler. Acaba efendimiz. han- gisini kasıt buyuruyorsunuz?.. — Kiraz Hamdi Paşayı... Şaban Efendi, işi alaya bozdu. — Efendimiz". Kiraz, vâkia le- Ziz bir meyvedir. Fakat bendenize kalırsa; şimdi, mevsimi değildir. — Niçin?.. — Efendim.. Hamdi Paşa, iyi bir adamdır.. Hoş adamdır.. Güzeldir. Yakışıklıdır.. hoşa gider. fakat bun lara mukabil, orduda, çok fena bir #öhreti vardır. Eğer kendisini Har biye Nezaretine getirirseniz, or- > isyanına sebebiyet verirsi - iban Efendi, bu kadarla 'ik tifa etmemişti. Kiraz Ham- dil Paşanın hususi hayatına ait, bü Zi Şeyler de nakleylemişti... Damat Perit Paşa bunları dinledikten son iy derhal bu fikrinden vazgeçmiş Aradan beş on gün geçtikten #onra, Hürriyet ve İtilâf Fırkâsı Yanma bir yerde, bir münasebet le bir yemek ziyafeti verilmişti. Ziyafette Manizade, Üryaniza- H de bulunmakla beraber, Kiraz “mdi Paşa ile Şaban Efendi de vet edilmişti. ie arasında söz, kabine me- di p>€ İntikal etmişti. Kiraz Ham “aşa, öfkeli bir tavurla: b Ee. Harbiye Nazırı olacak- De Fakat şu adamı görüyor mu- tnuz?.. İşte, o mâni oldu. gire, Şaban Efendiyi göstermiş ye Nar olmaz şeylerden korkmak © Y Sekinmek #deti olmıyan Şaban erdi. büyük bir pervasızlıkla: tan Yet Ben mâni alet nnediyorum ki mâni olmakla ord ye Uyu büyük bif ayini. ve Ta Diye Sevap verdi Bi Paşa, derhal yerinden 7 A: Saban Efendi". Ne kusu- Şem vardı benlm?, Elhamdölillâk, Ber değilim. Hırsızlığım yok.. » sadece bir zevkim var ki, ei » fabsıma münhasır. Ona da, Gi Bahusus, Meşru- Süleyman Şefik Paşa Diye bağırdı. Bu sözler, orada bulunanlardan bir kısmının yüzünü kızartmıştı. Bir kısmı da, katıla katıla gülmiye başlamıştı. iraz Hamdi Paşayı, Anado- ludaki milli kuvvetlere düş man eden bir sebep daha vardı Son zamanlarda Eskişehirde bulu nan bir kolordunun kumandanlığı na tayin edilmiş olan bu paşa, Va- zifesine devama imkân bulama - mış; gördüğü bir tazyik üzerine İs | tanbula kaçmıya mecbur kalmıştı. İşte; bu ruhta, bu hissiyatta ve-| bu zihniyette bulunan Kiraz Ham di Paşa, fırka ve padişah nâmına kend rilmez, işi deil üzerine almış; ertesi günden itibaren işe başla - asışta. Kiraz Hamdi Paşa, başlıyacağı işi muvaffakıyetle başarmak için retikine şu arkadaşlarını almış- ği yüzünden vakti - le İttihatçılar tarafından ordudan tardedilen, Erkâniharp miralayla - rından Refik Bey, Eski Halâskâran grupu meonsup- larından binbaşı Kemal Bey, Sabık Bandırma sevkiyat reisi, topçu binbaşılarından (Çöpür) Hak kı Bey, Erkâniharplik gibi mümtaz ve şerefli bir şıfatı haiz olduğu halde esrarkeşliği ve askerlik şerefini ih 181 eden hareketleri â4-* »Minmis olan Manavoğlu Nevres Bey... Kiraz Hamdi Paşanın nNuruosua niye civarındaki konağında topla- nan bu matrutler şebekesi, kısa bir müzakereden sonra, faskeri higehban cemiyeti) namile bir fe- sat komitesi tesisine karar vermiş- ler; çarçabuk bir nizemname kale- me alarak Damat Ferit Paşaya ar- zetmişlerdi. Damat Ferit Paşa, bu nizamna- meyi alınca saraya giderek Padi- şah Vahdettine göstermiş; — Şevketmaap!,. Ordu arasında ki sadık bendegânınız, işe başla- dı. İşte, ilk filli nümunesi, Demişti. Vahdettin, nizamnameyi göz - den geçirdikten sonra, bu (sadıka ne) hizmetinden dolayı Kiraz Ham di Paşaya selâm göndermiş, Damat Ferit Paşaya'da: — Bu gibi işler, parasız olmaz. Kendilerine bir miktar para verin. Diye. irade etmişti. Damat Perit Pasa kendi muvaf. tüktvstine hisreor rdöçek elün br fes» nh enn YAN a) beli Heri sene a di bin altın lira) vermişti, Bu para- nın banka çekini cebine yerleşti - ren Kiraz Hamdi Paşa, Damat Fe- rit Paşaya teşekkür ederek Babıâ- liden ayrıldıktan sonra, kendisini sabırsızlıkla Meserret kıraathane sinde bekliyen Manavoğlu Nevres Beyin yanına gelerek: — Haydi bakalım.. Aritk iş, eld diyete bindi. Şimdi, kendini gös- anin sök a LİL alk İğde elsi deceğiz. Şimdilik şu beş lirayı al. Güzel bir beyanname müsveddesi Manavoğlu Nevres Bey, ertesi gün, şu mealde bir beyanname müs veddesini getirmişti: (Zabit ve asker kerdeşler!... Ordu, bir tereddi ve inhilâle doğru yürüyor... Zahiren (âmeli milliye) ye hizmet etmek; fakat ha kikatte, memlekette yine (İttihat - çılık) 1 ihya eylemek maksadile, bazı kimseler, Anadoludaki ordu mensuplarını dalâlete doğru sürük- lüyorlar. Devletin ve askerliğin ka nun ve nizamlarını, ayaklar altın da çiğniyorlar. Orduyu, siyasete a- let ediyorlar. Bütün bunlarla da, sahsi menfaatlerini" temin etmek stiyorlar. Zinhar, bunların desiselerine kapılmayınız. Sözlerine kanmayı- niz. Hükümetin nizam ve kanun- larından, muhterem başkumanda- nımızın emir ve fermanlarından ayrılmayınız. Böylece hareket e- denler, sırası gelince lâyik olduk- ları mükâfatı görecekler. Aksine hareket edenler ise, acı acı cezala- rını çekeceklerdir.) DIŞ TİCARET: Polonya Ticaret Anlaşmasında Değişiklikler 16 Temmuz 1937 tarihinde imza o- Tunan Türkiye ve Polonya Ticaret an laşmasının bazı pozisyonlarında de- ğişiklikler yapılması tâkarrür etmiş- tir. Bu pozisyonlar için mevcut kon- tenjanların ilgası ve bunlara dahil malların ithalinin serbest bırakılma- sı kabul edilmiştir. Anlaşmadaki B listesi yerine yeni bir B 'stesi ko nulmuştur. Bu listeye dahil malların Gümrük tarife numarslarına göre cins ve mikdarları ayrılmıştır. Pragda Bir Panayır Açılıyor Çekoslovakyanın merkezi olan Pragda Mart ayında açılacak beynel- milel panayire Türk tüccarlarının da mal göndermek suretile iştirakleri kararlaşmışıtr. Türk mabsullerinden muhtelif nümünelerin gönderilmesi i çin hazırlıklar başlamıştır. k Yumurta fiyatlarındaki yüksel me durmuştur. Son hafta içinde pek az mikdarda hiracat malı yumurta satılmıştır. Son satış fiyatı 1440 ta- nelik sandığı 29 liradır. anavoğlu Nevres Beyin cs- rar dalgasile sersemlemiş ©- lan beyninden, ve böyle bir bey- nin, ilamile sürüklenen kalemin den çikan bu beyanname, mühim- ce bir ücret mukabilinde (İkdam) gazetesile neşredildiği gibi, binler- ce nüsha da bastırılarak İstanbul ve civarındaki askeri kıtalara tevzi edilmiş.. İç vilâyetlerdeki bel li başlı ümera ve zabıtana da posta ile gönderilmişti. lArkası var) Li ÖĞÜTLERİ Kilo Üzerinden... İstanbul mezbahasında hayvanlar için alınan mezbaha res minin, şimdiye kadar olduğu gibi baş üzerinden değil, kilo üzerin » den tahsiline karar verilmiş, gaze- teler ber kilo üzerinden alınacak resmin miktarını bile yazdılar. Bu kararın İstanbulda et fiyatı- Bı ucuzlatmıya faydası olacakmış. Mezbaha resmi baş üzerinden #- lındıkça İstanbula küçük koyun- lardan gönderilmez olmuş, resim kilo üzerinden alınınca küçük ko- yunlardan da gönderilecek ve böy lece İstanbula gelen et miktarı ar- tacakmış... Bu mütalea, tabit, de- rin bir tetkike dayandığından ye- İ ni tahsil usulünün beklenen fayda lı neticeyi vereceğini ummak lâ | l 1 kesilen zumdur. Ancak, her şeyin hem iyi hem de fena tarafları olduğu gibi, baş- zerinden mezbaha resmi almanın da iyi bir tarafı bulunduğunu in- kâr etmemeliyiz. O usul koyun sü rüleri sahiplerini iri koyun yetiş- tirmiye teşvik edecek mahiyettey- di. Koyun yetiştirenler küçük ko- yunlarının İstanbula göndermek için para etmediklerini gördükçe koyunlarının hepsini iri iri yetiş » tirmiye çalişacakları tabil idi. Bu gayret belki şmidiye kadar başla- mıştı hile... Çünkü, istenildiği gibi | değişti- rilmiye en ziyade müsait hayvan cinslerinden biri de koyun cinsi - dir. Koyun nesli, hemen hemen büsbütün, sahibinin keyfine, da- ha doğrusu ekonomik ihtiyaçlara göre ürer. Bizim Anadolunun iri kli karaman Kavanlar a, e vee mış bir neticedir Koyunun istenildiği kadar bü- toasmdar çık. bi tasavvur ederek onları tasav - vuruna göre yetiştirmiye çalışmış. t. « — Madem ki, diye düşünmüş” tü, koyundan beklenilen şey pir- zolalık göğüs etlerile, fırında kı- tutabilmek için, büsbütün hazfe- dilemiyeceğinden onları mümkün olduğu kadar inceleştiririm. Başı da büsbütün yok edilemez, fakat mümkün olduğu kadar küçültüle- bilir, kuyruğa gelince, İngilizler tereyağını kuyruk yağından tercih ettiklerinden 6 da en son derecesi- ne kadar indirilir... Meşhur koyuncu hu düşüncevle haröket ederek koyunlarından ıstı İü yapa yapa birkaç nesil sonra istediği gibi sade birer et fahrika- $a gibi koyunlar yetiştirmişti. O- nun meydana çıkardığı koyunlar şimdi küçücük başlı, dört ince e- yanlarının her biri 60 dan yüz ki- loya kadar ağırlıktadır. Yüz elli kilo gelenler bile vardır. Her biri- nin verdiği et te 50 ile 100 kile a- rasındadır. Etlerinin yumuşaklığı © derecededir ki, insan bu etten kı -zartılmış bir külbastıyı keserken İstanbul mezbahasında resim al mak isti erki sekiipte “aranı e imi ak var da İnmi'te Külariın nasıl ye tiştirildiğini elhette, öğrenecekler ve ona göre kovun vetiştirecek lerdi. Fakat usulün değişmesile yi pe umudu kesmek doğru değildir. Çünkü öyle koyun yetiştirmek ko- “a.a, GUNLUK PİYASA Bayram günlerinde piyasalarımız- olmamıştır. Yem. * parti kile- pa miktarı 348 bin kil * Trakya mahı yapağılarından bir parti kilosu altmış beş kuruştan ve Anadslu malı tiftiklerinden bir par- 4 kilosu 117 — 123 kuruş arasında satılmıştır, Zeytin mıntak m getirili. #kstra yemeklik maveut olmakla bersber fiyatla i düşüklük olmamıştır. Dün satılan bi- rinsl yemeklik zeytinlerin kilosu 48— $ 48 kuruştan verilmiştir. İkinel zey. öinler 28 — 27, Üşüncüler 21 — 23 kuruştur. ; Adapazarı v rilmekte olan mal olarak davam gelen kırk beş bin misarın kilosu gile iii satılma İz i E TUZLALARDA, Koçhisarda Tuz Gölünden Pek İstifade Edilmiyor Koçhisar, (TAN) — Buradaki Tuz gölünden lâyikile istifade edilemiyor. Halbuki, Koçhisarda tuz tükenmek bilmiyen bir hazine halindedir ve hiç bir yerde, burada olduğu gibi tuzun elle ve avuçla toplanması mümkün değildir. Senenin altı ayında gölde bir damla bile su yoktur. Buna rağ- men edilen İstifade hem mahdut, hem de çok gayri sıhhidir. Tuz gölü- nun içerisinde deve, araba ve man- da izleri doludur. Çünkü tuzun istih- salinde insanlardan ziyade bu hay- vanlar ve vasıtalar iş görmektedri. çhisar tuzlarından hakkile isti fade ötmek ve para kazanmak için yapılması lâzim gelen iş; zor ve pek masraflı da değildir. Evvelâ, istihsa- lâtı sıhhi şekilde tanzim etmek lâ- zımdır. Sonra da, Koçhisar gölü ile Bor kasabasını 130 kilometrelik bir demiryolu ile biribirine bağlamak lâ amdir. Hattâ, bu mümkün olamasa İbile iyi bir şose yapmak, tuzların Bor istasyonuna indirilip her tarafa sevkini mümkün kılacaktır. Bu takdirde cenup ve şark komşu- larımıza, hattâ başka memleketlere bile tuz ihraç etmek kabil olacağına şüphe yoktur. YE Dae e ii TEDAŞ | BORSA | 152938 | PARALAR İ Alış Sati Prank 16— e İ Dolar 128.— 128— Liret v8. 108 Liret 100, 100 Büçika Fr, 8— Ba Drahmı Ağ 2— Isviçre Fr, 510— 382— bera »— ör Florin G— 70— Kron Çek 70— 82— Şilin Avusturya ”— #— Mark 25 2850 Ziot »v— 1 Pengo e Ley i2— Dinar .— S2 Kron Isveç 30— 32! Sterlin 027 62 ÇEKLER İ Acılış Kapanı | | Paris um mn İ Nevyork 0.708840 0,2957$ Milano 150787 95 Rrüksel a BORSALARDA : Borsanın Nakli Için Merkezde Hazırlık Başladı İstanbul borsasının Ankaraya nak li kararı üzerine borsa acenteleri iş- lerini tasfiyeye başlamışlardır. Mar- tın ortalarına doğru borsa acentele- rinin hepsi Ankaraya nakletmiş ola- caklardır. Ankara borsası için yapı - lan kadro tamamlanmıştır. Ankarada bulunan borsa komiseri İhsan Rifat şehrimize dönmüştür Borsanın An- karaya tamamen nakledilmesi için Merkezde hazırlıklara başlanmak ü- zeredir. Türkborcu, Değişmedi Dün borsa muameleleri biraz can- lı olarak geçmiştir. Birinci ve ikin- cl tertip Ünitürk alış ve satış fiya- tı değişmeksizin 19 lirada kalmıştır. Anadolu Demiryolları (Utah 40.70 liradan, Sivas, Erzurum tahvil. leri 95 liradan müsmele görmüştür. Aslan Çimento hisseleri yavaş yavaş düşmektedir. Bayramdan evvel 13.65 liraya kadar fırlıyan bu hisseler 12,60 liraya düşmüştür. Londra borsasında bir isterlin kar- şiliğı 5.0272 dolar ve 152.53 frank- tır. Paris borsasında Ünitürk 340 frank olarak muamele görmüştür. 1 isterlin Merkez Bankasınca 630 ku- ruş olarak kıymetlendirilmiştir. Zahire borsasında dün normal va- ziyette satışlar olmuştur. Fiyatlar kendini muhafaza etmiş ve piyasa de ğişmemiştir. Şehrimize getirilen buğ daylar, 960 bin kilodur. Bunların bir kısmı yumuşaklar 6.03 - 6.09 kuruş- tan ve sertler 5,28 - 5,35 kuruştan sa- tilmıştır. Gelen 165 bin kilo çavdardan bir kısmı kilosu beş kuruştan, kuşyem- leri B,08 kuruştan, börülce 8,10 ku- ruştan satılmıştır. Piyasamıza getiri- len mallar arasında 150 bin kilo ke pek, 30 bin kiloluk bir parti Bor ve Niğde mahsullerinden kuru fasulya, yüz on bin kilo un, 23.bin kilo zey» tinyağı, 66 bin kilo pamukyağı, kırk bni kilo yulaf vardır. ——— ZİRAAT: Fidan Dikimi Bu Yıl Erken Başladı Bu senenin kışı, hep lodoslu gün- lerle ılıklaşmaktadır. Bundan dolayı fidan dikilmesi işleri erken başlamış tır. Anadolunun yaylâ iklimi mmn- takalarında ise kar ve buz olduğun- dan buralarda ağaç dikilmesi ancak Nisanda mümkün olabilecektir. Şeh- rimizde lodosların tesirile meyvalı, meyvasız ağaçlardan birçoklarının tomurcukları kabarmıya başlamıştır. Fidancılar, Anadoludaki ağaç dik- me faaliyetini görerek oralara ağaç göndermek için işlerini genişletmiye İ koyulmuşlar. fakat üç senedenberi bu işte muvaffak olamamışlardır. Bu- nün sebebi. burada havalar ısınarak fidanlar sürmiye ve hattâ çiçeklenmi ye başladığı halde Anadoluda karın devam etmesi ve fidan dikme mev- #iminin geri kalmasıdır. Ziraat Kongresine Doğru Martta Ankarada toplanacak olan büyük Ziraat kongresi için Ticaret odası ile Türkofis, birer rapor hazır. lamaktadırlar. Ziraat odası henüz, kongre için hazırlık yapmamıştır. Bu hafta toplanacak olan oda meclisinde bu mesele etrafında görüşülecektir. # Kış kirizmeleri bitirilmiş oldu- ğundan havaların müsaadesi nisbetin de bütün köşklerde, villâlarda bah- celerin tanzim edilmesine başlanmış bır İstanbulun her tarafınd» meyvalı ve meyvasw ağarların dikilmesine Asar ri teen neti Ami Prag Viyana Madrit Berlin Varşova Budapeşte Bükreş Belgrat Yokohama Stokholm Londra Moskova un Puris 'c.soı asd a0 Londen Nevyark gün Berlin 5 Bruxelle

Bu sayıdan diğer sayfalar: