24 Şubat 1960 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 12

24 Şubat 1960 tarihli Akis Dergisi Sayfa 12
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Bir Görüş Önergeler Suphi BAYKAM CH P. tarafından Meclise verilen tahkikat önergeleri nihayet gündeme alınıp görüşüldü. Netice sürpriz tesiri yapmadı. Herkes D.P. ekse- riyeti tarafından bu önergelerin reddedileceğini önceden tahmin etmek- teydi. Zira Meclis müzakereleri başlamadan evvel irili ufaklı iktidar or- ganları önergelerde ortaya konan meselelerin tezvir, isnat ve iftiradan ibaret iddialar olduğunu ilân etmişlerdir. Daha görüşmeler başladığı an- da aynı zihniyetin D.P. Milletvekillerine hakim olduğu, hepsinin peşin kararlı oldukları müşahede edildi. Zan altında bulunan bakanlar henüz ilk konuşmalarını yapmak üzere kürsüye çıkarlarken hakem heyeti du- rumunda olan ekseriyet grubu tarafından alkış yağmuruna tutulmuş- lardır. Kanaatimiz odur ki, tahkikat taleplerinin uzun müddet gündeme alınmaması yüzünden D.P. çok şey kaybetmiş, büyük yara almıştır. Fa- kat Meclis müzakerelerinden sonra önergelerden biri hariç, diğerleri için red kararı verilmiş olması D.P. ye daha da pahalıya mal olacaktır. Muhalefetin ortaya koyduğu vesikalar ve cerhedilmez delillere rağ- men Meclis tahkikatları işinin bir parti disiplini çerçevesi içinde mütalâa edilmiş olması cidden şayanı esef bir tezahür, olmuştur. İktidar bu ha- talı yolu neden benimsedi? Bilmiyoruz D.P. milletvekillerinin oyları ile haklarında tahkikat açılmamasına karar verilen vekiller buna rağ- men manevi rahatlığa kavuşmuşlar mıdır? Hiç zannetmiyoruz. Ve yine biliyoruz ki bunun huzursuzluğunu daha uzun yıllar duyacak, bu kısa görüşlülüğün ıstırabını çekeceklerdir. Sorumlu bakanlar bir fırsatı ka— çırmışlardır. Kürsüye gelip kendilerinin tahkikat açılmasını talep etm leri -Nasıl olsa sonunda ekseriyet grubu onları kucaklıyacaktı— ıcap ederdi. Maalesef aralarında bu basireti gösteren çıkm C.H.P.bahis konusu önergeleri meclis kürsüsüne getırmek ve cid- di bir çalışma sonunda elde ettiği vesikaları zabıtlara intikal ettirmekle büyük bir memleket hizmeti yapmıştır. Gelecek nesillerin bu tahkikat talepleri müzakerelerinden öğrenecekleri pek çok şeyler olacaktır. Si- yaset adamları bunlardan çok istifade edeceklerdir. Ve yine şüphe etmi- yoruz ki, bu müzakerelerin ışığı altında bilhassa iktidara mensup mil- letvekili ve bakanlar çalışmalarında daha ihtiyatlı ve dikkatli davran- mak ihtiyacını hissedeceklerdir. Gerek bu meclis tahkikat taleplerinin müzakereleri, mürakabenin, hürriyetin ve hukuk devleti nizamının de- ğerini bir defa daha ortaya çıkarmıştır. Bu müesseseler korunmaksızın suiistimallerin ve yolsuzlukların önlenemiyeceği hakikati bir defa daha anlaşılmıştır. Önümüzdeki seçimlerde seçim propogandası temaları arasında, red veya kabul edilmiş bulunsun, bu önergelerin mevzuları elbette yer ala- cak. Muhalefet hatipleri B.M.M. müzakerelerini vatandaşın suna arzedecekler, cereyan eden yolsuz muameleleri, baskıları, suzlukları ve suiistimalleri anlatacaklardır. İşte iktidar partisinin asıl kaybı burada. C.H.P. sözcülerinin vesika delil ve sağlam mesnetlere da- yanan iddialarını öğrenecek olan geniş halk kitleleri, evvelâ radyo neş- riyatını protesto edecek, ondan sonra da D.P. yi mahkum edecektir. Ve bir iktidar partisinin kendi içinden sorumluluğu ortada bir tek kişiyi dahi feda etmemek için gösterdiği bu hassasiyeti rahatça mânalandı- racaktır. Müzakerelerin hülâsası olarak şu netice de belirmiştir. Kader bir- liği yapan siyaset adamlarını menfaat kadar müşterek tehlike de bir- leştirmektedir. D.P. milletvekillerinden bir kısmının bu ruh haleti ve taşıdıkları endişe, ümit ederiz ki seçmen tarafından bilhassa değerlen- dirilecek ve hükme bağlanacaktır. Her şey D.P. nin gidici olduğunu gösteriyor, İktidardaki günler sa- yılı hale geldikçe hatalar artmakta, basıretler bağlanmaktadır. D.P. ye, idarecilerine ve liderlerine tavsiyemiz şudu İpleri daha fazla germeyiniz. Koparacaksınız hazımlı davranmışlar, el kaldırmaya yanaşmamışlardı. O halde? Geçen haf ta Büyük Mecliste sonu başından belli bir senaryonun filmini seyreder gibi Tahkikat Müzakerelerini takip edenler hep bunu düşünmekten ken- dilerini alamadılar. Bu müzakereler, bir baştan ötekine Ankaranın şık, güzel ve zarif hanımları tarafından alakayla seyredildi. Evvelâ, İktidarın, Hazreti Eyübü kıskandıracak bir sabır örneği göste- rerek bazılarını iki seneye yakın bir zamandır dosyada tuttuğu C.H.P. nin 11 tahkikat önergesinin topunu bir- den damdan düşer gibi B.M.M. gün- demine alması, dört gün içinde tam 42 saat 50 dakika devam eden kıya- sıya maratondan sonra, biri hariç hepsini, teker teker Treddetmesi ne- dendi? Madem ki, nasıl olsa müraca- atlar redde uğrayacaktı, tahkikat ö- nergelerini B.M.M. gündemine almak- ta neden misilsiz Zzorluklar gösteril- miş ve huzursuzluğa meydan veril- mişti? Mesele şuydu: Haksızlık ve usul- süzlüklerin bir zamanki amansız ha- sımları, hadiseleri eskitmeği ve bozu- lan asapların yatışmasını beklemeği tercih etmişlerdi. Fakat şimdi, genel sathı mailine girdiğimiz şu günlerde, D.P. yüksek liderler çev- resi Muhalefetin elindeki bütün silah ve kozları tasfiye etmek seferberliği içindeydi. İşte tahkikat önergeleri tekmeli tokatlı da olsa müzakere edil- miş, C.H.P. nin "B.M.M. murakabesi kalmadı! Hesaplaşmaktan kaçıyor- lar!" şeklinde bağıra çağıra çiğnedi- ği sakız da ağzından alınmıştı ya! D.P., alnının akı ile pırıl pırıl temize çıkmıştı! Böylece pirüpak genel se- çimlere girilecekti! Mithat Dülgeye gelince.. Ee, ken- dilerinden bu kadar çok şey istenilen D.P. milletvekillerine bir tatmin yo- lunu açık tutmak şarttı. Üstelik, Grupta Ziraat Bankasının "İmpara- tor" diye anılan Umum Müdürü en hoşa gitmeyen kimselerden biriy- di. Sabır, sabır, sabır... Sabır, ni- hayet taşmıştı, istenilen kelle önle- rine atılmıştı. Ama, ne şişin, ne kebabın yanmama sını sağlayacak bir formül ilerde pek âlâ bulunur, böylece herkes memnun bırakılabilirdi. Bilanço hkikat maratonunu kim kazandı? Bu hafta, Ankara hâlâ bunun tar- tışmasıyla meşguldü. —Tabii her iki taraf zafer iddia ediyordu. Aslında, esas maksadın tahakkuk etmesine, yani kapalı kalmış bir ta- kım meselelerin umumi efkâra niha- yet duyurulmasına rağmen "lâf ebe- liği"nde C.H.P. hayli zayıf kaldı. Mü- zakereler, haksızı müdafaa etmek handikapına rağmen Büyük Mecliste D.P. nin C.H.P. ye nazaran ağzı lâf AKİS, 24 ŞUBAT 1960

Bu sayıdan diğer sayfalar: