16 Temmuz 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 20

16 Temmuz 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 20
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

DIŞ ALEM İngilterede ananevi bir geçit töreni Yeni grubu, bunun lüzumunu savunuyor. Bir de, henüz mütereddit kütle mev- cut. Lord Beaverbrook, paralı kam panyayla hem umumi efkârı, hem de mütereddit oMuhafazakârları kendi tarafına celbetmek istiyor, Bu durumda, İşçiler de fikirlerini söylememeliler mi? Ama hayır, böy- lesine hayati bir konuda İşçilerin li- deri Gaitskeil tavşana kaç, tazıya tut demekle yetiniyor ve muhalefette bulunmanın sorumsuzluğundan fay: dalanarak siyasi yatırım yapıyor, E- fendim, Müşterek Pazara girmek şüp- hesiz düşünülecek bir konuymuş a- ma, bunun lüzumu, pek de öyle, Mac- millan'ın söylediği derecede değilmiş.. Peki, uzun lafın kısası, İngiltere Müşterek Pazara girmeli mi, girme- meli mi? Sosyalist lider bir kati va- siyet almaktan dikkatle (o kaçınıyor. Yuvarlak laflar, her tarafa çekilme- ye müsait demeçler,. Maksat, seçim günü geldiğinde, Müşterek Pazar me- selesinin her iki cephesini birden ve o ana kadar kaydedilecek gelişmeler gözönünde tutularak İktidar aleyhin- de istismar,etmek, oyu alıp kudreti ele geçirmek ve ondan sonra... ...ondan sonra, Muhafazakârlar- dan pek az. belki kıl kadar ince fark- la memleketi idare etmek. Demokra- si artık her tarafta. aynı otomobil dünyada eski Adetler için şoförler arasında bir tercih yap- mak iyi. Komşunun tavuğu.. K usursuz gibi göründüğü halde, her yerdeki kusurlara sahip olan sâdece bu ingiliz demokrasisi değil.. Hayal edilen pek çok başka husus da, pek tabii olarak yaşadığımız za- manın tesirini kendi üzerinde hisset- miş. Kulaktan dolma bilgiler, "mis mış"lı hikayeler, kendi (o dertlerimizi mübalağa edip başkalarının hiç der- di bulunmadığını sanmak, klişeleş- miş 'edebiyat parçalarını keramet gi- bi almak yanlış teşhisler koymadan başka ise yaramıyor İngiliz hayatından bir küçük mi-' sal ; İngilteredeki polislere hep hay- ranladır. Onların dürüstlüğü, neza- keti, vekarı ve halka verdikleri say- gı dillere destandır. Silâh taşımadan görev görmeleri, bu saygının neti- cesidir. İşte, bu polislerden dört ta- nesi, geçenlerde Warwick mahkeme- si tarafından beş yıl ile otuz ay ara- sında hapis cezasına mahküm edildi- ler. Bunlar, 32 ile 23 m genç adamlar. Marifetleri şu ce nöbetlerinde, beklemekle mükellef ok dukları bölgelerdeki evleri osoymak! Hakim Thesiger kendilerini malı küm ederken şunları söyledi — Bir polis, halkın malını koru- lı bizzat çalmaya kalkıştı mı, heden vareste olarak iş görmesi ka- bildir. Ama, bir defa şüphe doğdu mu, o şüphe bütün masum ve namus- lu meslekdaşlarını da gölgesi altına alır. Bu yüzdendir ki işlediğiniz suç son derece ciddidir." Doğrusu istenilirse (o İngilterede böyle bir suç, bundan yarım, bir asır önce düşünülemezdi. Ama dünya dö- nüyor ve devrin şartları, tabii muafi- yet dereceleriyle tersine orantılı hal- de her toplumda az veya çok tesir icra ediyor. İsviçrede veya İskandi- navyada, istasyon percununa bırakılan bir bavulun yirmidört saat sonra ay- nı yerde, olduğu gibi bulunduğu yo- lundaki hikayeler artık tatlı bir ha- yaldir. Bir isviçreli, bu hikâyeleri ha- tırladıktan sonra şeytan şeytan güldü ve mi dedi : — Yirmidört dakika bavulunuzu unutursanız, ona ebediyen veda et- meniz kuvwvetle muhtemeldir.;" İtalyanlara gelince onlar, "çırpı- cılık"'ı kendi turizmlerinin bir nevi “sempatik hususiyeti" haline (o getir- dikten, sonra rahat etmişlerdir! Ne rejimlerin, ne âdet ve ananele- rin, ne usullerin kusursuz isleyeni artık dünyada mevcut değil. Ameri- ka ile Avrupanın saat hesabıyla bir- leştiği, Japonyada kahvaltı eden a- damın öğle yemeğini Arabistanda ye- mesinin mümkün olduğu bir dünyada bütün manevi hudutlar yavaş yavaş kalkıyor ve üç çeşit sistem, üç yaşa- ma tarzı beliriyor: Demir Perdenin bu yanındaki hayat, Demir Perdenin o yanındaki hayat ve ortada, kendine bir hayat tarzı arayan yeni toplum- lar. Muhakkak olan, Çekoslavak kri- Zi patlak verdiği zaman İngiltere haklarında hiç bir şey - bilmediğimiz kimseler birbirleriyle kavgaya tu- tuştuklarından dolayı bizim burada siperler kazmakta oluşumuz, feci ve inanılman bir hadisedir" dediği gün- den bu yana köprülerin altından çok su akıp gitmiştir. Tuz kurutmanın birinci yolu Sistemleri, tabiatının icabı olan ku- surlara sahip. İnsanları, beşere has dertlerden ve XX. Asır hastalıkların- dan masun değil. Buna rağmen, Tür- kiyeden batı istikametinde yola çıkı- lınca her uğranılan yerde biraz daha fazla düzen, biraz daha fazla refah, bi- raz daha fazla saadet, biraz daha faz- la rahatlık, biraz daha göz kamaştırı- cı kalkınma, gelişme, iyi mânada deği- şiklik göze çarpıyor. O hiç değiş- meyecek, değişemez sanılan Patiste

Bu sayıdan diğer sayfalar: