16 Temmuz 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 27

16 Temmuz 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 27
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Barak'ın temizlenişi, Komünist ülkeler içindeki ideolojik bölünmele- ri ortaya koymuştur. Nitekim koyu Stalinci Arnavutluk Komünist oPar- tisi organı "Zeri Populit" gazetesi, o zaman, "Krutçefin sözcüsü Barak'ın maskesini düşürdüğü" için Novotny'- yi tebrik etmiş, buna karşılık Yugos- lav basını Barak hakkındaki suçlama- ların "açık" olmadığını ileri sürerek, Çekoslovak Komünist Partisinin Sta- lini esaslı bir şekilde tenkid etmedi- ğini belirtmiştir. Şimdi Barak'ın yeniden yargıla- nacağı yolundaki haberler tahakkuk eder de, bu iddia ve suçlamaların a- ya atan Novotny ve hempaları için son derece vahim sonuçlar doğura- caktır. Fakat her halde TİME Der- gisinin de belirttiği gibi o "Çekoslo- vakyada hakiki bir Stalin aleyhdar- lığı tatbik edilecek olsa, ilk temizle- necek şahıs Novotny'den başkası ol- mıyacaktır." Almanya Adenauer'in Paris ziyareti Geçtiğimiz hafta içinde, Alman Şan- sölyesi Konrad Adenauer, Fran- sa başkenti Parise önemli bir ziyaret yapmış ve Cumhurbaşkanı General De Gaulle ile görüşmelerde bulunmuş- tur. De Gaulle ile Adenauer, şimdiye kadar müteaddit defalar görüşmüş- lerdir. Fakat bu defada görüşmelerin ayrı bir önemi vardır. Herşeyden ön- ce iki eski siyaset adamı, Fransız -Alman münasebetlerinin içinde bu- lunduğu sahanın yumuşatılması ve 1- ki taraf arasındaki düşmanlık, duy- gularının Ortadan kaldırılmasının Avrupanın geleceği bakımından ha- yati olduğunu idrak etmişlerdir. Böy- lece Adenauer'in Parisi ziyareti tek amaç etrafında, yani Avrupa işleri- nin gelecekteki gelişmeleri sırasında beraberce hareket etmek için yakın- laşma amacı etrafında otoplanmak- tadır. De Gaulle - Adenauer görüşme- lerinin ağırlık merkezini Avrupanın siyasi birliği meselesi teşkil etmiş- tir. Avrupanın siyasi birliği, Avrupa ülkeleri arasında Ortak Pazar vası- tasıyla kurulan sıkı iktisadi işbirliği- nin tarih bakımından kaçınılmaz bir sonucu olarak kabul o edilmektedir. mi hakkında görüş farklılaşması ol- ması da tabiidir. General De Gaulle Avrupa ülkelerinin milli bağımsızlık- larını korumaları şartile gevşek bir siyasi entegrasyon şeklinde birleş- mesi tezini savunmaktadır. Federal AKİS, 16 TEMMUZ 1962 Alman Şansölyesi ise, Avrupanın bir konfederasyon olarak teşkilâtlanma- sı görüşündedir. Bununla birlikte, as- ımda hukuki yapı bakımından iki ül- ke başkanları arasında büyük bir gö- rüş farkının mevcut olmadığı söyle- nebilir. Ancak şekli meselelerin ya- nısıra, bu defa bazı özel durumla- rın yarattığı meseleler ortaya (o çık- maktadır ki, bunların başında İngil- terenin Avrupa Ortak Pazarına kabu- lü için yaptığı müracaat gelmektedir. İngiltere, Avrupa Ortak (Pazarına müracaat etmekle, kendisinin gelecek- te kurulacak olan Avrupa Siyasi Bir- liği içinde yer almak istediğini ifade etmiş olmaktadır. Cumhurbaşkanı De Gaulle ile Başbakan Adenauer'in İn- gilterenin Ortak Pazara kabulüne karşı -açıkça olmasa bile- vaziyet al- dıkları bilinmektedir. Zira Parin-Bonn mihverince gelecekte kurulacak olan Avrupa siyasi birliği içinde İngilte- renin bir egemenlik sağlaması ihtima- linden endişe edilmektedir. Öte yan- dan, Avrupa Ortak Pazarını teşkil eden küçük devletler, bu arada Belçi- ka ve Hollanda İngilterenin Ortak Pazara girmesini bir "denge" unsu- ru olarak şiddetle istemektedirler. Zi- ra onlara göre, İngiltere Ortak Paza- ra alındığı takdirde, gelecekteki Av- rupa siyasi birliği, Fransa ile Al- manya ikilisinin ortak hakimiyet ve nüfuzları altında bulunmaktan kur- tulmuş olacaktır. Kararlar arefesinde De Gauule - Adenauer, son Paris gö- rılıklar düzeni"ni telif etmeye çalış- mışlardır. Fakat sonuç sadece Fran- sa ile Almanya arasındaki karşılıklı geleneksel düşmanlık duygularını or- tadan kaldırma yolunda bir ihtiyat gösterisi olarak kalmıştır. - Paris görüşmelerinde, İngiltere- nin Ortak Pazara kabulü, Ortak Pa- zar üzerine kurulacak siyasi yapının biçimi, konusunda bir anlaşmaya varı- lamamıştır. Müşahitlerin ifade ettik- lerine göre, iki eski kurt, İngiltere- nin Ortak Pazara kabulünün 1963 yı- lından önce kararlaştırılmaması için mutabakata varmışlardır. Bu kararın küçük devletler tarafından nasıl kar- şılanacağını tahmin etmek güç olma- yacaktır. Zira Belçika ve Hollanda, İngilterenin üye olup olmıyacağını ke- sin olarak öğrenmeden politik birliğe yanaşmayacaklardır. Fakat Alman Şansölyesinin daha fazla beklemeye vakti yoktur. Sandalyesinden ayrıl- madan önce memleketinin Batı Avru- pa Demokrasileriyle tam bir işbirliği halinde yaşamasını sağlıyacak olan kuwetli bir Avrupa Birliğinin temel- lerinin atıldığını görmek istemekte- dir. DÜNYADA OLUP BİTENLER Şimdi durumda görünen ogerçek,' "Altılar"ın iki ayrı "Üçlü" halinde bö- lünmüş olduklarıdır. Bu çok yönlü muadeleyi halletmek ise aradaki pü- rüzlerin giderilmesine bağlıdır. Bu- nun içindir ki Fanfani, Ortak Pazar üyesi ülkeler Başbakanlarına birer mektup göndererek, Romanın kendile- rini kabule hasar olduğunu bildirmiş- tir, Herşey "Altılar"ın Komadaki Zir- ve Toplantısında belli olacaktır. Saçlarınız “dökülüyor mu? Başınızda kepek ve | haşımlı var mı? O halde: Pilofura SAÇLARINIZIN SİGORTASIDIR. AKİB — 902 21

Bu sayıdan diğer sayfalar: