28 Aralık 1963 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 20

28 Aralık 1963 tarihli Akis Dergisi Sayfa 20
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

DIŞ GEZİLER Baugsaen'den saptı, na gitti, oradan bir tekneye atlayarak fırtınalı bir e aşıp Kamboçyaya geçti, ve en sonda kapağı Amerikaya attı. Uzun iktidar yılları içinde muaz- zam bir servet toplamıştı. Taylandda iktidar sahiplerinin bu kerameti gös- termeleri hiç yadırganmamaktadır ve tabii görülmektedir. Her Bakan, bir büyük ticaretin basındadır ve adeta o isin tekeline sahiptir. O kadar ki, ka- binede görevlerle birlikte «hayat saha- larının da taksimi adeta umur-u ârdi- yedendir ve bu arada Ordu ile Polisin yüksek seviyedeki komutanları da iş- lerden geniş hisse almaktadırlar. Ke- kin seklide iktidarı kaptıran Mareşal Pibul Kaliforniyada mesut ve müref- feh hayata» devam etti. Chonburi limanı- Mareşal Sarit daha o tarihlerde karaciğerinden o rahatsızdı. Darbeyi yaptıktan üç ay sonra, yerine Kuvvet- li Adamı General Thanom Kittikac- horn'u bıraktı ve tedavi edilmek re Washington'a gitti. ğı zaman Mareşal Sarit, Ordunun Ge- nel Kurmay Başkanıydı. 1958 Sonba- harında Taylanda döndü, General Tha- nom'u Başbakan Yardımcısı yaptı ve kendisi Başbakan olarak memleketin idaresini eline aldı Mareşal Sarit'in ölümünde Kral Phnmipol Adulyadej tarafından hemen Başbakanlığa tayin olunan General Thanom bu Başbakan Yardımcısıdır. Ancak şu anda Taylandda bir Kuvvet- li Adam daha vardır: Polis Kuvvetle- rinin başı. Taylandda Polis Ordu gibi- dir ve tankları, uçakları, helikopterleri, topları vardır. İktidar mücadelesi, muhtemelen bu iki General arasında olacaktır Sağlam bir taht Taylandda ihtilâlciler bir noktada mu- tabakat halindedirler: Tahtın muha- fazası noktasında. Bugünkü Kral, dün- yanın Amerika Birleşik Devletlerinde doğ muş tek taçlı e Şimdi, 36 yaşın- da bulun ylu, son derece munis çizgili, bir. öomti kazasında gö- zünü kaybettiği için gözlük takan, ke- sik kesik konuşan, fakat son derece akıl- lı, bilgili ve zeki bir kral. Büyük mera- kı, klarnetle caz parçalan çalmak. o Ba- zen orkestralara giriyor ve nefis parça- ları tam bir maharetle çalıyor. (Böyle bir marifeti, geçen yaz Sarayda bir oya- bancı misafir şerefine verilen resmi vette göstermiştir. Klarnetini alarak mü zisyenlerin arasına katılmıştır. Herkes sanmıştır ki Kral birkaç dakika (çalacak tır. Halbuki, bıkmadan ve usanmadan sa- atlerce çalmıştır. Siyam Kralları bir kitap ve bir film- la XX. Asır dünyasında şan sahibi olmuş lardır. Bu kitap «Anna ve Siyam Kralı» AKİS/20 Mareşal Sarit Kadın, şarap, şarkı! adını taşıyan romandır. Bu kitaptan ya- pılsa «Kral ve Ben» adlı film de Yul Brynner tarafından oynanmıştır. Orada, çocukları için getirttiği oİngiliz (omüreb- biyeye âşık olarak gösterilen Kral Mong- kut bugünkü kralın büyük babasının bü- General Thanom ufuklar Karanlık yük babasıdır ve memleketin en büyük hükümdarlarından biridir. Gerçekten, gö zü Batıya çevrik, ileri fikirli bir kral olan Monzkut, çocukları için. İngiltere'den bir mürebbiye getirmiştir ve bu mürebbiye sonradan hâtıralarını «Siyam Sarayın- da bir İngiliz mürebbiye» adı altında yaz mıştır. Mürebbiyenin adı Anna oLeona- wens olduğu için bu hâtıralar Margaret Landon tarafından «Anna ve Siyam Kra- lı» adiyle romanlaştırılmıştır. . Romanda ki muhayyel taraf, Kral ile mürebbiye arasındaki aşk macerasıdır. Güzel bir kraliçe T ayland Kraliçesi Sirikit, dünyanın en güzel taçlı kadını. 32 yasında. Uzun a boylu, ince. Kısa kesilmiş nefis saç- ları, tatlı bir gülüşü ve bembeyaz dişle- ri var. Kendisine bakılırsa dünyanın en güzel taçlı kadını İran İmparatoriçesi Fa- rah Diba. Ailenin dört çocuğu var. Güzel Kraliçe Sirikit her aile kadını gibi (o ço- cuklarının meseleleri, li bizzat meşgul. Paristen giyiniyor baz Pa risin meşhur berberleri Taylanda "zelip Kraliçenin saçını yapıyorlar Kral daha ziyade fransızca konuşmayı tercih ediyor. Güney Doğu Asyanın me- selelerine müdrik. Bu satırların Oo yaza- rına, üç çeyrek süren bir hasbıhalde, hü- kümdarlar için en kötü şeyin Sarayda kapalı kalmak bulunduğunu ( söyledi. De di ki: ka- ve mem kaybe- hatâları mem- « Bir devlet başkanı Sarayında palı kaldı mı, mutlaka halkiyle leketinin hadiseleriyle alâkasını diyor. Onun için en inanılmaz yapıyor, kendi çevresini dünya ve leket sanıyor.» Kral bunu, Vietnamdaki Ngo Kar- deşlerin hazin akibetinin bir izahı ala- rak anlattı. aylandda usul, hiçbir Siyamlının hiç bulun ami . On ilerden bir belirli tabakanın ler salona, geliyorlar. kıyor, ere altındaki- dizlerinin üstünde sürünerek Kralla otururken misafir ba- elinde bir tepsiyle bir uşak sürü- 1 elmiş, masanın Oo üstüne birşeyler koymaya çalışıyor. Fakat u es ki âdetler şimdi yavaş yavaş azalıyor. Bu na rağmen, yeni yetişmekte olan bir genç neslin daha ne kadar süre toplumun ge- ri durumunu kabul edeceği meçhul. Zira dünyanın her yerinde olduğu gibi OUzak Doğuda da yepyeni bir rüzgâr ciğerleri dolduruyor ve insanlara yeni ufukları a- rattırıyor Onun için mütad, âdeta klâsik, alışıl- mış hükümet darbelerinin o Taylanddaki sistem için faza bir tehlikesi yoksa da Kral biliyor ki gerekli reformların yapı- amaması veya çok geciktirilmesi tahtım silip süpürebilecek tek ciddi tehlikedir. bu, bütün Uzak Doğu Asya mem leketlerinin Damokles Kılıcıdır.

Bu sayıdan diğer sayfalar: