1 Temmuz 1986 Tarihli Commodore Gazetesi Sayfa 63

1 Temmuz 1986 tarihli Commodore Gazetesi Sayfa 63
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

TEKNOLOJİ VE GÖRSEL SANATLAR 20. yüzyılda kendilerine yeni bir top- lumsal işlev, gerçeklikle yeni bir ilişki kurma tarzı araştıran ressamların dene- dikleri bir başka çözüm var ki, ilk ba- kışta, onları tanıdığımız, içinde yaşadığımız dünyadan, gündelik eşya- nın görünüşlerinden daha da uzklaştı- riıyor gibidir: Eşyanın bölünerek, parçalanarak, birarada görülmesi ola- naksız cephelerinin yanyana, üstüste konarak resmedilmesi. Ama bu tekniğin somut uygulamala- rının, yukarıdaki tariften beklenmeye- cek sonuçları oluyor. N Şöyle: Biz eşyayı yanlızca gözlerimiz- le görüntüsüyle değil diğer bütün duyu organlarımızla, ellerimizle, tenimizle, eşyanın hacmıyla, ağırlığıyla, dokusuy- la tanırız. Oysa fotoğraf (ve genel olarak gö- rüntü) eşyayla olan bu zengin tanışlığı- mızı yalınlaştırır. Perspektif ne kadar yardımcı olursa olsun, bir fotoğrafta eş- yanın hacmı, iki boyutlu bir alana dö- nüşmeye mahkumdur; ağırlığından haber vermez. Bir nesnenin, bir gövde- nin yüzeyi yalnızca görüntünün bir un- suru olarak kalır; dokusu, temas edilebileceği, okşanabileceği unutulur. İşte eşyanın görünüşünün parçalan- ması, farklı farklı cephelerinin birbir- lerinden bağımsız olarak verilmesi, bizi, gözün bu aşırı kolaycılığından kurtara- bilir. Bir dokunun, yüzeyi olduğu nes- neden bağımsız olarak resmedilmesi, onun elimize ne kadar yumuşak (belki gıcıklayıcı, belki yatıştırıcı) geldiğini ih- sas edebilir. Sözkonusu nesne, sözgeli- mi bir masaysa, taşıyıcı unsurlarının ve taşıdıklarının farklı bir cepheden gös- terilmesi masanın gücünü ve güvenilir- liğini somutlar. Bu şekilde görüntüsü parçalanarak bütün özelliklerinin açı- ğa çıkması sağlanmış sıradan bir eşya- nın resmi karşısında insan, ona gündelik hayatımızda tuttuğu merkezi yer ve sağladığı güven için şükran du- yabilir. Eşyanın görüntüsünü parçalayan ve bu açıdan görsellikten uzaklaşan bu teknik, bizi eşyalara daha yakırı durma- ya onları daha yakından yoklamaya ça- Biriyor sanki.

Bu sayıdan diğer sayfalar: