19 Mayıs 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 22

19 Mayıs 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 22
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

KA DI N Ankara Türk kumaşı B undan iki ay evvel İzmirden ge- lerek Ankarada Türk kumaşları ile hazırlanmış elbiseler teşhir eden bir Dernek hayli alâka şekilde kullanılışı onların sürümleri- ni artırmak ve aynı zamanda giyim bütçesinde Türk kadınına yeni im- kânlar sağlamak — bakımından çok mühimdir ve serginin — Ankaradaki tesiri devam etmektedir. Kareli dokumalar S on günlerde Ankarada Çıkrıkçı- lar yokuşuna çıkan birçok Anka- ralı hanımlar — siyah-beyaz kareli, kırmızı - beyaz kareli dokuma ku- . Enleri gayet geniş olan bu kumaşların metresi 2 liraya satılıyor ve elbise yapıldığı zaman gayet şık duruyordu. Birçok şık ha- nımlar siyahlı beyazlılarından geni etekli çıplak bedenli yaz elbiseleri, çarşıya pazara giymek üzere rob mantolar yapmışlardı. Sarı kareli- lerden yapılan erkek gömlekleri genç delikanlılar arasında çok sükse yap- mış ve gayet ucuza — mal olmuştu. Kırmızı beyaz kareliler küçük kız- lar için gayet elverişli idi. Bu doku- maları yalnız elbiselik olarak değil ev eşyasını süslemek için de kullanı- yorlardı. Kırmızı beyaz karelilerden gayet iç açıcı sofra Öörtüleri, mutfa perdeleri, hasır koltuklara yastıklar yapılıyordu Çıkırıkçılar yokuşunda keşfe çı- kan birçok hanımlar orada daha ne güzel perdelik çarşaflar, bluzluk "yer li naylon"lar buluyorlardı ve akşa- ma aldıkları paketleri iftiharla acı- yorlardı. Türk kumaşı, Tür oku- maları yakın bir istikbalde muhak- kak ki daha büyük bir rağbet göre- cekti. Şıklığı ile tanınmış bir Anka- ralı hanım bal rengi ve beyaz motif- 11 bir abaniden bol bir kokteyl man- osu yapmış bunu aynı kumaştan yapılmış açık bir — elbisenin üzerine giyinmişti. Siyah kaplin şapka ve si- yah eldivenlerle bu kıyafet en ağır ve pahalı elbiselerle rekabet edebile- cek kadar şıktı. Bir başka hanım yazmalardan gayet güzel bir plaj kıyafeti yapmış- Tek omuzu çıplak bırakarak, dra- pelerle vücudu saran bu ucuz elbıse de cidden güzeldi. Aile Tehlikeli yıllar Evlendiler ve çok çocukları oldu. Genç kızların zevkle okudukları bütün romanlar bu güzel cümle ile biter. İnsan zanneder ki, evlenince bütün meseleler bitmiş ve saadet ka- pısının anahtarı ebediyen genç evli- lere teslim edilmiştir. Ne yazık ki romanların bittiği yerden hayat baş- lar. Zevk dolu, güzel fakat o nispet- te de mucadelel çetin bir hayat. Ev- lilik bırçok gençler ve bilhassa genç kızlar için "hayal" den hakikate ge- çiştir. Bu geçişte bazı çarpışmalar o- lacagı gayet tabiidir. Mesele birkaç çarpışma sonunda intibakı temin ve hakikatleri kabul etmekten ibaret- tir. Çıkrıkçılar yokuşunda bir kumaşçı Yerli dokumalara rağbet Romanların sonu... Fakat hayatın değil... İlk tehlike ; birinci sene vet tahminlerin hilâfına izdivacın ilk senesi, genç evliler için, teh- likelerle doludur. Hoşnutsuzlukların u devrede pek meydana çıkmaması iki tarafın da henüz hüsnüniyet sahi- bi olmasından veya bedbahtlığı itiraf etmemek — azminden doğmaktadır. Ruh mütahassıslarına müracaat eden birçok bedbaht çıftler şıkayetlerıne daima ilk seneden ba Bu ilk karşılaşacaktır: ev işleri, zimi ve para sıkıntısı, hamilelik sı- kıntıları. O, bu zorluklara göğüs ge- rerken, sinirleri zayıf düşebilir ve iste izdivacın ilk tehlikeli hissine ken dini kaptırabilir. Zanneder ki kocası artık onu eskisi gibi sevmemektedir. Cidden görünüş öyle olabilir. Sevgi tezahürleri azalmıştır. Erkek eve yor gun argın gelir, ilk suali - "yemek hazır mı?" olabilir. Veya kopan bir krizleri geçirebilirler. Halbu i aşk daima mevcuttur ama hareketsiz, ge- riye çekilmiş ve yerini hayat realite- sine, gündelik hadiselere terketmiş- tir. Kadın bu vaziyeti ne zaman id- rak edecektir? Ancak çocuk doğu- rup kendisini ona kaptırınca. Fakat AKİS, 19 MAYIS 1956

Bu sayıdan diğer sayfalar: