17 Kasım 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 15

17 Kasım 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 15
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Onlar ki verir laf ile Dünyaya nizamat... Atatürkü Ultra Sağcılar Yeni İstanbul — Türk bayrağı, O'nun aziz ölüsünü gölgeliyecek o ve şu yurdun yükseklerinde yapılacak türbesini bir Bozkurt bekliyecektir... başka süs istemez. (Arif Nihat As- ya). "Biz motor yapamayız; otomobil kim, biz kim?" diyen; dinimizi, mil- liyetimizi, tarihimizi, örfü âdet ve geleneklerimizi istihza ile karşılayan bir kimse Atatürkçülük iddiasında bulunursa, artık iyice biliyoruz ki, bu kimse ya Moskova'nın uşağıdır; ya da Batı emperyalizminin o veya Siyonizmin gizli ve satılmış bir oa- jJanıdır. (M. Zeki Sofuoğlu). Mili Yol — Ölüm yıldönümünde çıktığı halde başlığımızı siyah oyap- madık. Sebebi Türk geleneğinde yas işareti olarak siyahlaşmak yok- tur. Yabancı geleneğe oUuUymamayı daha doğru bulduk. "Atatürk (o milliyetçiliği" o veya "Atatürkçülük" o tâbirinin o "ırkçılı- k"a zıt birşey gibi gösterilmesi O kadar aykırı ve gerçeklere o kadar zıt bir şekil aldı ki, hakikat saygısı ve insaf duygusu taşıyan hiç kimse bu kadarına tahammül edemez. İnkâr kaldırmayan o hakikatler vardır. Bunlardan biri Atatürkün ırkçı olduğudur. (Derginin o yazısı) Atatürk'ün ırkçılığı benimsediği- ni ispat için onun Büyük Nutkunun sonundaki "Muhtaç olduğun kuvvet damarlarındaki asil kanda mevcut- tur" sözlerine dayanmak mutad ol- muştur. Bu sözlerin açıkça ırkçılığı gösterdiği muhakkak. Ama Atatür- k'ün ırkçılığı yalnız bu sözlere bağlı değildir. - Hadsiz hesapsız o kereler, son derece açık ve ileri giden şekil- lerde, Atatürk ırkçılık yapmıştır. (Niyazi Çetin) Bunun gibi, hem "Atatürkçü- yüm!", hem de "Irkçılığa, kafatas- çılığa düşmanım" sözleri AYNI oA- GIZDAN çıkınca, o ağızın sahibin- den korkunuz! O adamdan başka her söz beklenir. Başka her hareket de. Günün birinde vatanı satmak bile... (Ülkü Bayraktar) böyle Atatürk sağcı değil, aşırı (sağcı idi. (..) Bu da gösteriyor ki, Ata- türk, Türk (milliyetçiliğini "Nüfus cüzdanı milliyetçiliği" olarak lamıyordu. (İlhan E. Danenalehie lu Ültra Solcular Yön — Atatürk, çeşitli konuşma- larında "Halk devrindeyiz, halk hü- kümetiyiz ve halkçılık (o yapacağız" diyor ve halkçılığı, sosyal nizamı e- meğin hukukuna dayandıran sosyal meslek şeklinde tanımlıyordu. Görüldüğü gibi, Kuvayı Milliyeciler kurtuluşu halkçılıkta < görüyorlardı. Halkçılık, kapitalizme, ağa ve eşraf idaresine karşı olması, doğrudan doğruya çalışan sınıfların iktidarı e- le alması demekti. Bugün bu görü- şün adına Sosyalizm diyoruz. o (Do- gan Avcıoğlu) Bugün halkçılık deyiminden, bir taraftan demokrasiyi, diğer (taraf- tan sosyalizmi anlıyoruz. (...) türkün kendi ağzından yukarıda ik tibas ettiğimiz sözler, Onun Türkiye için sınıfsız bir toplum düşündüğü- nü, halk terimi ile de bu topluma yol gösterecek ve öncülük edecek bir siyasi teşekkülü kastettiği (o anlaşıl- maktadır. Burada dikkat edilecek nokta, Atatürkün meselelere gözü üm- yolu ararken sınıf realitesini göz Ö- nünde tutmuş olmasıdır. (Sadun Aren) "Halkçılık, toplum düzenini e- meğine, haklarına dayandırmak is- teyen bir toplumsal öğretidir. Efen- diler, biz bu hakkımızı, bağımsızlı- gımızı korumak için, bizi (omahvet- mek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme (o karşı, milletçe mücadeleyi uygun bulan bir mesleği takip eden insanlarız. (Mustafa Kemal'in sözü Vatan — Bizce Atatürkçülük. Türk toplumunun ileri hareketi içinde sert bir dönüm noktası, kesin ve açık ifadeli bir inkılâp dönemidir. Yâni sosyal muhtevalı bir politik hareket- tir. (..) Biraz aşağıda açıklamağa çalışacağımız gibi, Milli (Kurtuluş andılar! hareketimize ve onun Atatürkçülük diye isimlendirdiğimiz özüne en ya- kın akım sosyalizmdir. o (Erdoğan ) Başar Öncü — Atütürkçü kuşaklar bilinç- li bir çabayla yarım kalmış ir TÜ- yayı bitirmeğe, yeni bir Türkiye yaratmaya, emeği bu toplumun en ice değeri yapmağa (o çalışıyorlar. 1922 de söylenen sözleri 1962 yılının şartlarına göre gerçekleştirmeğe uğ- ge halkları, bağımlı uluslar için ye- ni bir hayat felsefesi, yeni bir devlet anlayışı getirmiş, bir aksiyon örneği olmuştur. Tutsak insanlığa, emper- yalizme ve kapitalizme karşıt, oe- meğe dayanan halkçı bir devlet şek- li teklif ediyorduk. (Mehmet Ali Ag- bar) Liberaller şam — Açık seçik görülüyor ki, Atatürk devrinde, başından sonuna kadar, gerek doktrin ve gerekse ekonomi politikası bakımımdan özel teşebbüsçülük benimsenmiş ve uygu- lanmıştır. Sadece 1933 - sinde nisbi bir devletçilik mış ve 1937 yılında da özel teşeb- Mer Bayar, Başbakanlığa getiril- miştir > mek ki sosyalistliği, gibi bir özel teşebbüsçüdür. Ünal) Atatürk, bırakınız devletçi bile değil, (bal (Vecihi D.P. Borazanları Son Havadis — Nezim varsa on- dan geliyor; hürriyetimiz, istiklâli- miz, Zaferlerimiz ve artık "kayıtsız şartsız milletin olan hakimiyet" O- nun eseridir. (...) O halde kim ne derse desin ,kim ne yaparsa yapsın, milli irade muzaffer olacaktır. (....) sözlerimizi Senin bir ifadenle bitire- lim: “Bizim milletimiz esasen de- mokrattır ee demiştin — ki: "Bir insanın memleketine ve mille- tine nafi bir iş yapabilmesi için, bir an nazarından ayırmamaya mecbur AKİS/15

Bu sayıdan diğer sayfalar: