20 Nisan 1963 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 19

20 Nisan 1963 tarihli Akis Dergisi Sayfa 19
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

istiyordu. Meseleler Erkliğim önergesi üze- rinde toparlandı. Önerge oylandığın- da görüldü iki mutedil milletvekille- riyle müfrit milletvekilleri o mağlüp olmuştur. Galebe çalana gelince, işte burada vodvilin düğümü bulunmak- tadır. Calip takım AP nin gerçek iç- yüzüdür ve ortada olanlar, yani bir türlü karara varamıyanlar çoğunluğu teşkil etmiştir. Zira Er tuğun önerge- sine verilen oylar karıştırılırsa mu- tedil milletvekillerinin en fazla dik- kati çeken adamı Nuri Bayar -Ke- mal Aygünün damadıdır- red oyu kullanmıştır. Gene müfrit oOkanadın birinci sınıf militanlarından Ziya Al- tnoğlu red oyu kullananlar arasın- dadır. İki uc, ortadakilere mağlüp ol- muştur, Müfritler atışa devam etmek recilerin baştan aşağı değiştirilmesi- ni talep etmekte, aksi halde partinin iflah Obulmayacağını haklı olarak söylemektedirler. Ortadakilere gelin- ce, ne istediklerini kendileri bile bil- memektedirler. Zira kılavuzları Çağ- layangildir. Netice... u olayların sebeplerini bir (oyerde B toparlamak mümkündür. AP ida- recileri şimdiyedek teşkilâtın hisle- riyle rahatça oynamışlardır. 5 Ni- İhsan Sabri Çağlayangil Katalizör san tarihine kadar bu hisler alabil- diğine bir yöne çevrilmiştir. | Bunu idare eden aşağı yukarı beş kişilik bir gruptur ve Merkez Yönetim Ku- rulunu istediği yöne sevketmektedir. Saadettin Bilgiç, Mehmet Turgut, Ca- hit Okurer, Fethi Tevetoğlu ve Fer- ruh Bozbeyli adeta bir sivil cunta teşkil etmişlerdir ve partinin sevk ve idaresini ellerinde tutmaktadırlar. Yanlışlık beleriyle de Gençlikteki antipatiyi sileceğini sanmak- tadır. Buna inanmaktadır, bir takım safdilleri inan- meden Türkiye idare varken tutar, o gidince âdi sokak demagogları ve kü- YURTTA OLUP BİTENLER Teşkilâtın başında bulunan tayinli kişiler İstenildiği gibi yöneltilmekte ve DP ye oylarını vermiş vatandaş- larla istenildiği gibi oynanmaktadır. Küçük olaylar bunları rahatlıkla gös- termektedir. Çorumda bir ilçe toplan- tısında Bayarın elini öpmeyen millet- vekillerinin tel'ini istenmiştir. guldakta istifa eden dört ilçe kanının istifa sebepleri, nümayişlere mukabele oedilmemesidir. Nevşehir il başkam hakkında -Ankaradaki gençlere karşı koymak üzere kam- yonla adam yollamağa kalkan zat* en ufak bir takibat yoktur. İstifa eden mutedil milletvekillerinin ( illerinden heyetler celbedilmekte ve mütemadi- yen baskı yapılmaktadır. İzmir ve E- ge teşkilâtı pusudadır. Adana, Yoz- gat, Samsun, Balıkesir İl başkanları Temsilciler Meclisinde 27 Mayıs aley- hindeki kampanyanın 1965 seçimleri- ni kazanmak için en kuvvetli koz o- lacağını alenen söylemişler ve oObu fikri savunmuşlar, tatbikatta da dav- ranışlarını devam ettirmişlerdir. Bü- tün bunların yanında EMİNSU, AP içindeki mensuplarını 27 Mayıs aley- hinde kampanyaya devam etmeleri için zorlamaktadır. Ve... Ve AP Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala bu sıralarda basur me- mesinden mustariptir, yatağından kalkamamaktadır! edilebilir mi hiç? İsmet Paşa dırmaktadır, Hatırlardadır, bir ara "Aman, Ordu bayı- lıyor şu siyasi af bir çıksın diye.." propagandasına bile girişmiş ve dersini kısa zamanda almıştı. Hesaptaki yanlışlık, A.P. bu havayı devam ettir- diği müddetçe, İsmet Paşanın memleketin başında bu- lunması heyelanı önlese de İsmet Paşa bir şekilde ay- rılınca her şeyin 15-25 Ekim 1961 günlerine dönece- ğinin unutulmasıdır. İsmet Paşa şuna çalışıyor: Ken- isinden sonra Subay, kendisini Politikacı ile kıyasla- masın. Subay desin ki: "Onun işi ayrı, benim işim ay- rı", İhtilâllerden sonra güç olan, bu kıyaslamaya son vermektir. Bugün İsmet Paşa niçin memlekete hâkim ? Çünkü kendilerini onunla kıyaslayanlar, devlet adam- lığı sahasında, eğer ziyadesiyle zıpçıktı değillerse İs- met Paşada çok meziyet, vasıf, meharet ve üstünlük görmektedirler. Memleketin kaderinin onun eline ter- kedilmesinin sebebi budur. Yoksa, kara gözleri değil.. Subayın kışlasına dönmesi demek, memleketin ka- derinin kimin elinde bulunduğuna, memleketin nereye gittiğine hiç aldırmadan kabuğu içinde oturması de- mek değildir. Bu memleketin hepimizin olduğu husu- sunu kim tartışabilir? Subay da bu memleketin evlâ- dıdır ve üstelik elinde silâhı vardır. Ona, güven ver- meden, Gençliğe güven vermeden, Basına güven ver- çük hesapçılar kulaklarından tutuldukları gibi bir kö- şeye fırlatılıverirler. Bu "köşe"nin bir rahat köşe oldu- gunu hiç kimse hayal etmemelidir. Doğru hesap, İsmet Paşa varken, İsmet Paşanın kendisinden sonra bu memlekete hakim olmasını iste- diği havanın yerleşmesine, gelişmesine çalışmaktır... A. P. ye bu görev düşmektedir ve asıl akıllılık o görevi hulüs ile yerine getirmek, hayal peşinde koşmamak, siyaset hayatımıza nizam, intizam, ağırbaşlılık ve so- rumluluk duygusu vermektir. Onun için A.P. deki müf- ritler de, orta takımın aklıevvelleri de yanılmaktadır- lar. . Menderesin basiretsizliği ve memleketteki kuvvet dengesi hakkında hiç bir fikir sa- hibi olmaması bizi 1963'te yeniden 1945-46 yıllarına ge- ri götürüp bırakmıştır. A.P. bugün o devrin D.P. si kadar ihtiyatlı, akıllı ve mahir davransa memleket meselelerinin yarısı hal yoluna girer. O günler unutulmamıştır: D.P. memleke- te, içindeki sivrileri, müfritleri, zibidileri tasfiye ede- rek güven vermiş, aşırılıklardan hep sakınmıştır. D.P. liderleri sonradan akıllarını kaçırmışlardır. Şimdi A.P., bu kaçırılmış akılla idare edilmek iste- niliyor. AKİS/19

Bu sayıdan diğer sayfalar: