11 Şubat 1939 Tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 3

11 Şubat 1939 tarihli Akşam Gazetesi Sayfa 3
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

| İ Seçecektim AKŞAMDAN AKŞAMA ilmi dürüstlük Bir virgül, bir nal çivisi kadar mühimdir sene kadar evvel nazmen ter. bir hikâye (hayır, ehi- ©» tabirini kullanmamalı, çünkü ikiye başka, ofabi» başkadır. Nite- toğta kıssa» derler) mekteb ki. y ara alınmıştı. Ve şimdiye kadar ui an kıraatların çoğuna geçti, Ni- tar bu yılin üçüncü sınıf okuma “ âblarında du vur. Fakat ne hale Sokuş Berek, ©t versin ki altına, mütercim ! diye ni > Uzamı almamışlar. Yoksa, ye- | Nesillerin huzuruna yerin dibine | Benim manzume şöyle idi: dei İnekle sinek Kün koca bir'inek, ek çakıllı, pek yokuş * Yolda gidiyormuş, Buka “bir. sivrisinek; b üzuna konarak, Mis: «Kuzum, banx bak! Y yolumuz hayli uzun, Huy jünca boynuzun “ber ver de ineyim! Sa İaz oğir elmeyi eme... Çünkü iyi “Peki bir sineğin, Ona demiş ki inek; 'nönla sivrisineki “ telâişm nafile... Gi kadar küçüksün kt, Yle hafif yüksün ki mi duymadım bile... Bu sefer mektep kitaplarına alınır. > bakın neler yapılmış: dikey vi üçer satırdan mürekkep “Yay kuple istiğime riayet | edilmemiş. umuz hayli uzum» mısraı, her ne- SE «yolumuz pek çok uzun» hali- dg etirilmiş, Halbuki sanırım. birin. tg çi makbul şekildedir. Neyse, © hu, 1€e farklardan vaz geçtim; ya Ürüne na ağır gelmeyi» diye başlıyan », ,ü kıtanın şu hale sokulmasına © etneği; ğ yn ağır gelmeyin İ l Yüzü emem... İyi : li bir sineğimi. Aliyeler bozuluyor: «İyi» ve «gel- İM» muallâkta kalıyor... Diğer ta- W Serbes nazım değilken, bura- başı boş olmasına cevaz yaktur. €Za, alttaki kuple «bu, üzüntün Yere, diye bitiyor. Böylelikle de İlle» ve «bilen kafiyesi bozuluyor, “bu» ile rüzüntü arasındaki | SÜlü nasıl tefsir etmeli?. | .. my yok! Salın bunu ehemmiyet "Şey saymağa kalkmayın. Yaz; İlâhi... Sen der... Nelerle uğraşı- Vag» m... Bir virgülün ne ehemmiyeti aye İki kafiye bozulmuş, ne çi B Demeyin... Yvelâ: Madem ki manzum bütün iç İeket yavrularına ezberletiliyar, hiç “SU okutulsun diye öğretmenlere | MAD'etmek istedim. <iyi, <İsi ve daha mühimmi: Bir nal dila, Yüzünden bir muharebe kaybe- Düny Kİbi, virgili ve katiye ârzaları Magi den nesillerin dimağındaki mi. Te uk olur. buy, ekkeli mi elinde koca diploması ön, ,, sına rağmen her sahifede en beş yanlış yapanlara rasliyo- halide Edip üstadımız, bir gün ba. Og medhederken: e b Nİ dürüstlüğü. vardar... - dedi; an ne olduğunu şöyle izah etti: İn » Lı Me Vip, Harbiye ie Taksim bp. €ski. binaları boyatmıya miş bay , MİŞ bay Amc ii | Seçim hazırlığı | Seçim defterleri- : a nin tedkiki .. “Ö,g“ dün bitti Mebusan intihabı teftiş heyeti va- | Zifesini gören umumi vilâyet meclisi daimi encümeni dün geç vakte kadar defterlerin tedkikini bitirmiştir. İ Defterler; bu sabahtan itibaren bü- tün mahallelerde asılacaktır. Kanu- re intihaba İştirak etmek için bilfilt asker müddetle o olr seçen Istanbul halkın; bul haricine gitmişler, bir çok da nüfus gelmiştir. Bu itiba rin tedkiki hayli uzun İstanbulun © kadını ve eri u henüz k Tsti nun yeki edilmemi mebus çık Bu defâki ir değişmiyeceği kuvvetle tahmin e Valinin tedkikleri Abbasağa mezarlığını gezdi, maarif müdürile görüştü —— | Son umümi vilâyet meelisi toplar | tısında” Beşiktaştaki Abbasi mezar lığının kısmen çocuk bahçesi haline getirilmesi hakkındaki teklif redde- dilmişti. Vali ve Belediye Reisi Dr. Lütfi Kırdar, dün Beşiktaş Abbasağa mezarlığını tedkik etmiş, bundan sonra Prost plânma göre İstimâk edilecek olan sahayı gezmiştir, Vali, Ankaraya gittiği zaman bu sahaların istimlâki için hükümet nezdinde te şebbüste' bulunacaktır. Dr: Lütfi Kırdar, Beşiktaştarı ay: rıldıktan sonra Maarif Müdürlüğüne gelmiş, Maarif müdürü B. Tevfik Kut ile muhtelif maarif işleri, bu arada Nişantaşı kız enstitüsü ittihaz edile- cek Said paşa arsası etrafında görüş- müştür. B. Ziya Taner Denizbank müdürünü ziyaret etti Denizbankın eski meclisi idare reisi B. Ziya'Taner dün umum müdür B: Yusuf Ziya Erzini makamında zi- yaret ederek birsaat kadar görüş- .. — Bir virgülü koyacağı zaman üzeri. ne titrer; bir Kelimeyi kullamrken kastettiği mânanın daha iyi bir lâfır. Ha ifade edilip edilmediğini iyice araş- tırır; bir rakamı yazarken tahkik eder, mizan yapar; şüphelendiği bir haberi ihtiyat kayıdlarile bildirir. Hususi hayatımızda da, umumi hayatımızda da, resmisinde de, her yer- de, her yerde bu tip insanlar İstiyoruz. Böyle bir ilmi dürüstlüğü bir tedris eserinde de bulamazsak, mezunlardan nasıl isteriz Bir tesellimiz, yeni Maarif. Vekili. nin mektep kitaplarını da yeniden yazdırmak istemesidir. (VâNü) ——— , Bay Ame .. Eski belediyelerin de faal devir. leri vardı, meselâ Cemil 'Topuzlunun Gülhane İRİ, bei Bikaman laa Kari mektupları Vali konağı karşısındaki bostanlar Gazetenizde, Vali konağı kar- şısından Dolmabahçeye kadar am bostanların bahçe halin- de muhafazasına dair okudum. Fü bir yazı niz tamamen: doğ- rudur. Gösterdiğiniz sebeblere ben bir tanesini daha ilâve ede- ceğim. O da burasının tarihi kıy- vE r İstanbulu ; tettikleri zaman harp Gg dan Hüliçe indirmişlerdi. 1, çocuk bahçesi i aat yap- a hayret im, Böyle bir hareket cinayet bu havalide çocuk iht Çünkü büyük er, dadılar çocuki 8 götü olur, ine vardır. için. nere; edemiyo i biran evvel ya; Ahmed ... Topar Umum mütekaidini askeriye cemiyetine teşekkür mütekaid zabitlerin nz taş yan bir mektup aldık. Bunda, kendilerine kiş yardima yapıldığı için, umum mütekaidini askeriye cemiyetine teşekür edilmektedir. Validen bir rica Babnâli civarındaki Ebussuud cadileşinin yarısı yapılıp yarısı nlmadı dair bir şikâyet mektubu intişar etmişti. Vali ve Belediye reisi B. Lütfi Kırdarın, dün, otomobille Ankara caddesini yarıya kadar çıkmişken, ihtimal dunu halırlıyarak geriye döndü- dünü, Ebussuud caddesini tedkik ettiğini gördük. uretle inşaatı yarıda bi- nühim bir anayol Taksimdön oFindıklıya iner. İsmet nönü mektebi gibi çok güzel ve modern bir okulun da önünden geçer. Valinin bir Kere de bu yolu tedkik etmesini rica ederiz. V. Kadın hekimleri toplantısı "Türk Ginekologi kurumu bu ayın toplantısını Dr. Orhan Tahsinin baş. kanlığında yaptı. Bu celsede; Dr. Orhan Tahsin: Âdetten keslime kanamalarının tedavisi üzerine tebli- gatta bulunarak müşahedelerini bil. dirdi. Dr. Ahmet Asım Onur: Kadın kışır. lığının (İnsufflation tubalre ve hys- törosalpingographie) ile teşhis ve bu- nun tedavisi hakkında tebligatta bu- Tundu, mevzu ile alâkadar röntgen flimleri gösterdi. Bu tebliğler üzerine yapılan müna- kaşalara: Kenan Tevfik Sezenel; Orhan Tuh- sin, Ahmed Asım Onur, Hadi. İhsan Gediz, İlsan Arif, Süleyman Fehim ve Fresko iştirak etmişlerdir. 7 Z 7 ri v havuz kazdığını... p< Üniversitede Talebe birliği için bir proje hazırlanıyor niversite Rektörü B. Cemil Bilsel, iltelerir şerefine verdiği çaylarda tale. mişti, Ün te Rektöründen Talebe Birliğinin y tavrı hareket itibar tün arkadaşları ve profesörleri fından takdirle karşılanmış kim te n mürekkeb olm ileri sürmüştü. Gençle ü birli gösteren bir proje k idare heye eşkil e oldukları vasıfları tayin etmişlerdir Hazı B. Cemil Bil vadi üzerine ye ni gür Gazi köprüsü Döşeme için Almanyadan ağaç parke getirilecek Gazi. köprüsünün Unkapanı tara- fındaki beton inşaatı tamamlanmış kan kısmında inşaata devam edik mektedir: Şartnameye göre köprünün döşemesi ağaç parkeden olacaktır. Al- manyada tirtilecek olan bu pars keler şimdilik bir milyon. parçadan ibarettir. İleride bu parkelerin değiş- tirilmesi ihtiyacı karşısında ağaç parke imal edecok bir fabrika tesisi düşünülmektedir. Köprünün Unkapanı kısmında elek- trik tesisatı yapılmasına başlanmıştır. Gümrük ve İnhisarlar Veki- linin dünkü tetkikleri Gümrük ve İnhisarlar Vekili B. Ali Râna Tarhan dün de İnhisarlar umum müdürlüğünde tedkiklerine devam etmiştir. Dün öğleden evvel ve Sonra Vekilin yanında umun müdür ve şube müdürlerinin iştirakile iki toplantı yapılmış, inhisarlara aid muhtelif işler üzerinde görüşülmüş- tür Sokaklarda bağıran iki sarhoş 'Tarlabaşında oturan Halil İbrahim ile Sultanahmedde oturan İsmall, fazla sarhoş olarak. sokakta. bağırıp çağırdıklarından polisçe yakalana- rak mahkemeye verilmişlerdir; Alman general konsolosunun zevcesi vefat etti Alman general konsolosu Her Töp- kenin: refikasının evvelki gün vefat et- tiğin! teessürle haber aldık. Bu müna- sebetie bugün saat üçte konsoloshane- dedini bir âyin yapılacaktır. Konso- loshanede dünden itibaren taziyeler için bir defter açılmıştır. General kon. solosa taziyelerimizi sunarız. son sınıf tale- / | mis, gitmiş ve ci tar. Azapkapı cihetinin Karaköye ba- | “> Bitmiş ve civar ai —— SOHBET: Sözden söze ROMAN ve TARİH — Bir romanei- nın ilk eserinde kendi hayatını veya, daha iyisi, yakından tanıdığı kimsele- rin hayatını anlatması hoşuma giden şeylerdendir. Bu, onun için, bir ders, Fransızların dediği gibi «İyi bir mek- tep» olur. Kendi başından veya baş- kalarının başından hakikaten geçen- leri anlatan adam tamamile serbest değildir; bir roman kahramamı da ol- sa hiç kimsenin her istediğini yap- ması, dalma bir yoldan gitmesi kabil olmadığını bilir. Öğrenir ki hayatta mücerred olarak şu veya bu seciye, mücerred olarak insan yok; ancak hüdiseler karşısında bir takım seciye- Ter, ancak hâdiseler karşısında insan vardır. Gerçekte gördüğümüz insan. lar gibi romanlardaki şahısların da hâdiseler üzerinde müessir olması el- belte kabildir; fakat hâdiselerin de şahıslar üzerinde tesiri olduğunu ro- mancının unutmaması lâzımdır. Ha- kikaten geçmiş vakaları alışık olmıyan adamlar, bunu pek ça- buk ynutabiliyor. Roma. Sahife $ —— ılatmağa , hiç olmazsa zamanınızda gördüğümüz şekli ile, bir hayal eseri olmaktan çıkmuşlır; bir romancıda hayalden, muhayyile kuvvetinden zi- yade; bir tarihçide bulunması lâzım gelen meziyetleri ariyoruz. Bunun içindir ki yeri ve zamanı iyice tasrih edilmemiş romanları okurken bir nevi zevk duysam bile onları hakikaten bir roman sayamıyorum: bir hikâye, bir masal, bir «Poğme, işte o kadar. Bunlar fena şeyler mi?... Değik iyk belki romandan da iyi, fakat roman değil, Rivayet edilir ki Alexandre Dumas, bir romanını yazacağı zaman, onun vakasının geçeceği yeri görmek İste- isinden: «A. caba vaktile burada bir şato var mıy- dı?» diye sordurmuş; olmadiğı ceva- bın alınca: «Daha iyi!... Olsaydı za- ten ben yıkıp yerine başkasını kura caktım!» demiş. Kendi tahayyül ede- ceği insanların istediklerine göre, on- ların girip çıkmalarına, saklanmala- rına dâha uygun bir şato... Asıl ro- mancı bunun aksini söyler; bir şato bulunmasına memnun olur; şahısla- rını tahayyül eder, o mevcud şatoya salıverir ve onların orada ne yapa- caklarım, oraya nasıl girip çıkacak- Varmı seyreder. Yani şahısları kendi hayalinde, hiçbir zaruret tanımayan bir âlemde değil, muayyen bir zaman ve mekünda yaşar. Roger Martin du Gard'ım, Jules Romains'in romanla» rım bunun için çok severim: onlarda. ki bütüln şahıslar zamandan, mekân- dan, içinde yaşadıkları iklimden mü» teessir olmuşlardır. Zamanımızın meşhur, fakat küçük Fransız romancılarından biri, M. François Mauriae, Burhan Toprak tarafından Türkçeye tercüme edilen Roman isimli kitabının bir yerinde, «Bülün insanlar içinde Allaha en çok benziyenlerin romancılar olduğunu. söyler; Balzac da kendisinin «Sicili - nüfusa rekabet ettiğini» söylermiş. Bu iki söz, ilk bakışta birbirine pek benzerse de hakikatte birbirinden büs. bütün ayrıdır: kendini Allah sanan romancı, şahısları ile beraber, onların yaşıyacağı âlemin xaruretlerini, ya- but zaruretsizliklerini de yaratır; «Sicili - nüfusa rekabet eden» ise ya- rattığı şahısları, belki bu âlemin sır- larını bize biraz aydınlatmak, hepimi- zin en esasli maceramızı anlatmak Nurullah ATAÇ (Devamı 13 üncü sahifedej a Harbiyede ! ». Şehremini Haydarın Beyantta | ». Operatör bay Eminin sokakları altüst ettiğini gördük!... Fakat, ne garip, hiç bir devrin belediyesi, eski eee > lm a İğ aenlme B. A, — Tabif!... O zamanların be- lediye meclislerinde kadın aza yok- tut.

Bu sayıdan diğer sayfalar: