17 Mart 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 22

17 Mart 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 22
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

DÜNYADA OLUP BİTENLER. Bin Yusuf'un Rabat'ta karşılanışı İstiklalin nilikler yapmayı yüklenmesi gerek- mişti. Bin Yusuf, Fas'ın mutlak bir krallıktan meşruti bir rejime geçe- bilmesi için gerekli tedbirleri alacak ve bu arada, ilk iş olarak, Fasa Fran- saya sıkı işbirliği bağlariyle bağlı ba- ğımsız bir devlet statüsü verebilmek için Fransız hükümetiyle görüşme- lerde bulunacak bir Fas hükümeti ku- rulacaktı. Fasın bağımsızlığı, diğer devletlerin görüş ve oyları ne olursa olsun, bu iki hükümet arasında ya- pılacak başbaşa görüşmelerden son- ra verilecekt yannamenin yayınlanması, ger- çekten, Fas milliyetçileri için büyük bir başarı sayılabilirdi. Ancak bu ba- şarıyı kazanmak sanıldığı kadar ko- lay olmamıştı. 30 Mart 1912 tarihli Fez anlaşması ile Fransanın hima- yesi altına giren Fas, zamanla Fran- sa tarafından bir sömürme — sebebi şeklinde yorumlanan bu hımayeyı sil- kip atabilmek için çok uğraşmıştı.. AKİS okuyucuları Fas milliyetçileri ile Fransızlar arasında geçen çeşitli kanlı hadiseleri, Fas meselesinin ge- çirdiği karışık safhaları bu sütunlar- da takip etmiş bulunuyorlar. Kısaca tekrarlamak gerekirse denilebilir ki Fas meselesi başlıca üç safha içinde gelişmiştir. Bunlardan birincisi, İkin- i Cihan savaşının sona ermesinden sonra her Kuzey Afrika memleketin- de olduğu gibi Fasta da cereyan e- den bağımsızlık isteme yollu hadise- lerdir. Fransızlar, Faslıların bağım- sızlık ideallerini canlandıran Fas Sul- tanı Muhammed bin Yusufu tahttan uzaklaştırarak bu hadiselerin önüne geçebileceklerini sanmışlardı. Bu yan- lış düşünce yüzünden Fas Sultanı bin Yusufun 1953 — Ağustosunda Mada- gaskara sürülerek yerine Muhammed bin Arafanın geçirilmesi üzerine Fas bağımsızlık hareketinin — ilk safhası 22 sembolü kapanmış ve 1955 Ağustosunda yapı- lacak — Aix-les-Bains — görüşmelerine kadar devam eden ikinci safhası açıl- mıştır. Bu ikinci safha Fransız - Fas çekişmesinin en kanlı ve en tüyler ür- pertici safhasıdır. 1953 Ağustosundan 1955 Ağusto- suna kadar süren bu iki sene içinde Faslı milliyetçiler bagımsızlıklarıyle beraber eski Sultanlarım da isteme- ye başlamışlar ve bu yolda Fransız- lar için olduğu kadar kendileri için de öldürücü bir mücadeleye gırışmış— lerdir. Fransızlar ancak o zaman he- saplarının yanlış çıktığını anlıyabıl— mişlerdir. Faslıların nazarında giriş- tikleri bağımsızlık hareketinin sem- bolü n Bin suf, Madagaskara sürüldükten sonra tam bir milli kah- raman olup çkmış ve Fransa, 1955 Ağustosunda, Bin Yusufu Madagas- kardan Fransaya getirtmek zorunu hissetmiştir. Bu dönüş, Fransız-Fas çekişmesinin üçüncü — safhasını aç- mıştır. Fransızlar, başlangıçta, Fransa'ya getirtilen Bin sufun Fas tahtına iadesini düşünmüyorlardı. Gerçi onun , . yerine oturtulan Bin Arafa Fas tah- tından alınacaktı. Ancak Bin Arafa- dan boşalan taht Bin Yusuf a değil, Aix-les-Bains görüşmelerinde - bu görüşmeler Fas ileri gelenleri ile Fa- ure kabinesinin beş bakanı arasında cereyan etmiştir. Kararlaştırıldığı gi- bi bir niyabet meclisine teslim edile- cekti. Fakat,. görüşmeleri takip eden gunlerde Merakeş Paşası El Glavi u paşa da geçtiğimiz aylar içinde vefat etmiştir - tarafından verilen bir demeç durumu tamamen değiştir- miştir. İlk zamanlar açıkça Muham- med Bin Yusufa karşı cephe almış o- lan ve Sultanın uzaklaştırılması sı- rasında olduğu kadar ondan sonra cereyan eden hadiseler sırasında da Fransızlarla Bin Arafayı tutan El Glavi, bu beyanatında, Muhammed bin Yusufun Fas tahtına iade edil- mesi gerektıgını ileri sürüyordu. "Halkın sesi" ne uyarak konuştuğu- nu söyliyen Glavi'nin bu Jesti Bin Yu- suf taraftarlarının durumunu kuvvet- lendirmiş ve o sıralarda esasen ken- di iç meselelerinin derdine düşmüş bulunan Fransa'yı bu olup-bitti kar- şısında ses çıkaramaz bir hale koy- muştu. İşte 6 Ekim 1955 te Paris banliyölerinden birinde, Celle Saint- loud'da yayınlanan beyanname bu olup-bittiyi resmiyete döküyordu. Celle Saint-Cloud beyannamesinin yayınlanmasından sonra Fasa dönen Bin Yusufun ilk işi bir Fas hüküme- ti kurmak olmuştur. Bu Fas hüku-, meti, geçen ayın ortalarından itiba- ren, Fransız hükümeti ile - temasa geçmiş ve Fasın bağımsızlığı konu- sunda görüşmeler yapmağa başla- Bu başbaşa görüşmelerin ilk geride bıraktığımız haftalar içinde sona ermiş bulunuyor. Yayın- lanan yeni bir beyannameden anla- şıldıgına göre Fas, bundan böyle, ba- ğımsız bir de vlettir. Bundan sonra Fransa ile Fas arasında yapılacak görüşmeler, birbirine altüst münase- betiyle baglı iki devlet arasında de- ğil, eşit ve bağımsız iki devlet ara- sında yapılan görüşmeler olacaktır. Fas milliyetçilerinin yllar boyunca gördükleri rüya nihayet — gerçekleş- miştir. Ancak Faslılarla, Fas meselesinin dördüncü bir safhası diyebileceğimiz Bin Yusufun Fasa dönmesinden bu yeni . beyannamenin yayınlandığı üne kadar uzanan yeni bir devre i- çinde böyle bir sonuca ulaşmaları da gene sanıldığı kadar kolay olmamış- tır. Fransızlar, görüşmelerin başla- rında, Fasın bağımsızlığım tanıma- dan önce, iki devlet arasında kurul- ması duşunulen sıkı işbirliği bağla- rını tesbit etmek ve bağımsızlık me- selesini ancak ondan sonra ele almak istiyorlardı. Faslılar ise önce bağım- sızlıklarının tanınmasını istemişler, Fransa ile Fas arasında kurulması duşunulen sıkı işbirliği bağlarının an- u bağımsızlığın tanınmasından sonra bahis konusu edilebileceğini i- leri sürmüşlerdir. Mollet hükümeti, Faslıların bu taleplerini reddederek esasen Cezayir meselesi ile başı dert- te olduğu bir devirde Faslılarla yapı- lan görüşmeleri de çıkmaza sokmak istememiştir. Görüşmelerin bundan sonraki safhasında Fas, hükümet BANKA Üç Aylık Meslek Dergisi T. Bankacılar Cemiyeti 1 anı Ameli Bankacılık Bılgılerı Yayını Başlıyo Abone olunuz (P. K. 11 Ankara) AKİS, 17 MART 1956

Bu sayıdan diğer sayfalar: