17 Mart 1956 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 31

17 Mart 1956 tarihli Akis Dergisi Sayfa 31
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

verdim. Üşenmeden okudu ve beğen- mediğini söyliyerek hepsini bir bir bana iade etti İki sene evvel Devlet Tiyatrosu E- debi heyetince kabul edilmiş, senelik repertuvar afişlerinde ilân edilmiş bir diğer piyesim de, bir talihsizlik neticesi sahneye konulamadıktan sonra, bu defa son eserim olan "Son durak" da kendisi - Ertuğrul Muh- sin - müstenkif kalmağa karar verdi. Beyaz rey kullandı. "Edebi heyet be- ğenir, kabul ederse bence de uygun- ur. Rejisör arkadaşlarımızdan birisi de ortaya çıkar, onu sahneye koy- maya talip olursa mesele kalmaz" diyordu; nitekim dediği gibi oldu.. u cümleleri Devlet Tiyatrosu der gisinde, Muvaffa İhsan Garanın kendi eserini tanıtan yazısında oku- yoruz. Yazıda, "Son Duruk" piyesi- nin tahlilinde de, aynı itimatsız his belirmektedir. Tasavvur ediniz, — bir muellıf Muhsin Ertuğrulu sanatta "tek rehber" olarak kabul ediyor ve tiyatro anlayışını bu rehberin ışığın- da feyizlendiriyor. " Biz Muhsin Er- tuğrulu bugünün tiyatrosundan ziya- de dünün tiyatrosuna mensup gördü- ğümüze göre, tiyatro eseri yazmak iddiasında olan bir müellifin beyanı üzerine kendisine güvenmemekte mazuruz Nitekim, eserin' çeyrek asır arka- mızda kalan bir eski anlayışla bina edilişi de kanaatimizi takviye etmek- Bir avukat, verem olan kızının te- davisi için muhtaç olduğu parayı ka- zanmak maksadile mesleğinde gayri meşru yollardan çok çalışarak Zzen- gin, meşhur oluyor ve aynı avukat aynı kızının maruz bulunduğu bir gönül girdabından kurtulabılmesı i- çin şöhretini ve mesleğini terk edi- yor. Bu, olmayacak şey değil. Ama tıpkı, bizim yerli filmlerimizin, meş- hur "Avare'nin veya bir arap Mmelod- ramının atmosferi içinde, nutuklar,, mahkeme sahneleri ve gözyaşları ile zenginleştirilen "Son Durak", müel- lifinden yarın değil, bugün dahi ti- yatro adına bir yenilik beklenmeme— si icabettiğini anlatmakta Tiyatromuzu kim, ne zaman bu daracık his Jlabirentinden kurtarıp hurrıyete Ve aydınlığa çıkaracak?. "Son rak" müellifinin puruz— süz bir sahne konuşması var. Bu, yük bir meziyettir. Fakat gelgelelım tarz eski ve hareketten ziyade hik yeye ehemmiyet veriliyor. Otomobıl kazasında, ölmüş bir kadının hikaye- sini muhtelif ağızlardan — dinliyoruz. Bu arada lüzumsuz sahne ve hikâye- RESİMDEN ANLAMAK Eser : Son Durak"tan bir sahne "Avare"'yi aratmadı ler de zaman doldurmakta. Müellif, seyirci belki anlamaz en- dişesi ile, her şeyi bir kaç defa tek- rarlamak lüzumunu hissetmiş; bu hal sıkıcı oluyor. Başlanıp yarım bı- rakılmış bazı — teşebbüsler de var. Çaylak Hasan, Kibar Hırsız, tehdit mektubu bu cümledendir. Edebi Heyetin Oyunu Fakat — bu, müellifin seyirciye bir oyunundan ziyade müellife Tiyat- ro Edebi heyetinin oyunu. Muvaffak İhsan Garan eserini daha az melod- ram unsuru kullanarak bina etmiş. Meselâ sonunda bir mahkeme sah- nesine, hele "siz bir avukat kaybet- tiniz ama biz bir insan kazandık" ne- vinden bayağı sözlere lüzum görme- miş. Avukatı, kendisine yeni bir yol bulmaya çalışınca eski müşterileri tarafından "sen bizim malımızsın, ar- tık bızı terke demezsin" diye öldürt- . Böylece de Çaylak Hasan vey Kıbar hırsız tehdit mektubu hikây lerinin manasını vermiş. Gelgelelım Edebi heyet eserini oynatmak için müellife şart koşmuş: piyesinin so- VE YAPMAK BİLGİLERİ Ekrem Güven Bu kitabı İstanbul'da İnkilap Kitap Evinden Almakta Acele Ediniz. AKİS, 17 MART 1956 Fi. : 3 Lira nunu değiştirirsen oynarız. Muvaffak İhsan Garan da, tıpkı verem kızının uğruna mesleğinden fedakârlık eden kahramanı avukat gibi - bilinmez müellifin de böyle bir ailevi derdi var mıdır? - eserim berbat etmeye razı olmuş. İşte, piyesin yer yer yamalı bohça manzarası göstermesi ve bir- birini tutmayan sahneler ihtiva et- mesi bu yüzdendir. Edebi heyetin e- debi takdirine de maşallah diyecek yok!. Temsil hakkında serin reJısorlugunu Mahir Canova yapmış. Ama, hiç bir itina göster- Dekorlar kifayetsiz; kıyafet ve aksesuvar baştan savma. 19 yaşındaki genç kız, ortayaşlı ha- nımefendilere has kıyafet ve saç tu- valeti ile, gençler gelişi güzel elbise ve ayakkabılarla sahneye çıkıyorlar. Bir akşam evvel başka bir eserin de- korunu süsleyen tablo, rastgele bulu- nup, Avukatın evinin duvarına asıl- mış. Bereket versin Ahmet Evintan ile Muammer Esi fevkalâde birer tip yaratıyor ve bu suretle esere ruh ve- riyorlar Avukat Ferit Halim rolü Ahmet: Evintan sayesinde hem kendi canını, em de eseri kurtarıyor. Muammer Esi de Çaylak Hasan tipi ile sahne- mize mükemmel bir kompozisyon he- diye ediyor. Diğer sanatkârlardan hiçbiri tek başına zikredilecek ehem- mıyette görülmediler a “Son Durak" ihtimal ki çok oynar Ve çok kımseye göz yaşı dök- türür. EBee, vare" az mı oynadı ve az göz yaşı mı döktürdü 31

Bu sayıdan diğer sayfalar: