18 Haziran 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 8

18 Haziran 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 8
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

PRIM pale o—v Cevdet Perin her kabine kuruluşu, bir Totodur. Daha Hükümetin teşkili Türkiyede bahis konusu olur olmaz çeşitli isimler ortaya çıkar. Bunlardan bir kısmının menşei, isimlerin sahiplerinin ta kendileridir. Bunlar, ba- zen seslerini değiştirerek veya bir ahbapları vasıtasıyla gazete büro- larına telefon ederler ve kendilerimin şu veya bu Bakanlık için aday olduklarına dair "kuvvetli haberler" bulunduğunu söylerler, sonra da işin esasını sorarlar. Bazıları daha da ileri gider ve gazetecilere ken- dilerine teklifler yapıldığını çıtlatırlar. Bitirdiğimiz haftanın içinde hemen bütün gazetelerde çıkan listeler bu usullerle tertiplenmiştir. Ece, gazetecinin aradığı haber! Bakanlık heveslisinin de derdi, ismini geçirmek. Koalisyonların en sağlamı, şüphesiz budur. Ancak, bir ismin akıbetinin dikkatle takip edildiğinin bilinmesi lazımdır. Bu, artık ziyadesiyle şöhretli ve patolojik bir Bakanlık has- talığına müptela Cevdet Perindir. Cevdet Perin, İnönü Kabinesinde Bakan alacak mı, bütün manevralarına rağmen olamayacak mı? Bu sualin cevabı, aynı zamanda, asgari bir siyasi ahlâk ananesinin politika hayatımıza yerleşip yerleşmeyeceğinin de sevabını teşkil edecektir. Şüphesiz ki, Bakan olmak için. yanıp tutuşan pek çok politikacı vardır. Bunların içinde, niçin Cevdet Perin? Çünkü Cevdet Perin, sa- dece son üç ay içindeki tutumu, davranışları, yazıları ve sözleriyle bir tipin bütün çizgilerini şahsiyetine resmetmiş ve bir prototip olarak ortaya çıkmıştır. Son buhranda beş mesul aranacak olursa, bunların biri Cevdet Perinin ta kendisidir. Son Havadis gazetesine bir kaç ay Önce yazdığı makalelerin mürekkebi henüz kurumamıştır. O yazılarda Cevdet Perin, müfritin de müfritidir ve A. P. li idareci ve kütleleri Ordunun dahi kendileriyle birlik olduğunu söyleyerek af işinde uyuşmazlığa, ifrata, mübalağaya itmektedir. Koalisyonun I numaralı düşmanıdır. Kabine- deki A. P. li Bakanların I numaralı düşmanıdır. "Yeter artık, nedir bu zillet! Uyanın ey A. P. liler, kalkın ey ehl-i vatan!.-" diye haykır- maktadır ve A. P . H. P. ortaklığına fit koymakla meşguldür. Sonra? Aaa! Bu zat, mutedillerin mutedili ve hatta onların sözcüsü olma- mış mıdır? Neden? Çünkü Bakanlık ümidi, artık o dağın ardındadır. Son Havadis yazarı Perin, inanılmaz fütursuzlukla o Perinin Son Ha- vadisini şimdi taşlamaktadır! Daha sonra? Daha sonra, üstad cuppadak Y. T. P. nin içindedir. Zira üçlü ko- alisyon kokusu almıştır ve Y. T, P, kadrosundan bir Bakanlığa daha kolay aday gösterileceğini hesaplamış, bunun pazarlığını da yapmış- tır. Eee, Y.T. P. de o istikamette bir akıntının peşinde.. O halde, açıl- sın baraj! İşte, Cevdet Perin bu suretledir ki politika hayatımızda bir miyar haline gelmiştir. Şimdi, bir kabine kurmaktan çok memlekete siyasi. ahlâk konusunda ibret olmakla vazifeli v,e yıllar yılı Menderesin o zaa- fını tenkid etmiş İsmet Paşa Bakan mı, adam mı sualiyle karşıkar- şıya.. Vereceği cevap, alacağı nota birinci derecede tesir edecektir. Sâdece, platonik alanda değil. Çünkü, memleketin işlerini kuraca- ğı ekiple yürütmek zorunda olduğu da pek aşikârdır.. aslanın yattığı şüphesizdir, İskender- oğlu - Aziaoğlu ikilisi karşılarında Y. T. P.ninA. P. den hiç de geri kal- mayan müfritlerini buldular. Ama, bunların yenilmesi güç olmadı. Y.T. P. Üçlü koalisyonla ilgili tek- lif inin ana hatlarını daha önce Başba- kan İsmet İnönüye takdim ettiği için haftanın ikinci yarısında yapılan Y. T. P. Genel İdare Kurulu toplantısı pek hararetli geçmedi. Sadece, İnönü kompleksiyle malül Aydın Yalçın Ge- nel İdare Kurulunda bir konuşma ya- parak İsmet Paşanın oyununa gelin- memesini istedi. Fakatbu tez pektat- madığı için Yalçın sözlerini : "- Aman, ilk ileri sürdüğümüz şartlardan inhiraf etmeyelim" diye- rek bitirdi. Bu şartlar, son zamlar- da Yalçının savunucusu kesildiği Bü- yük Sermayenin küçük menfaatleri- ne uygun bir istikamettedir. Ama A- lican bu defa son derece anlayışlı hareket ediyor ve arkadaşlarına iti- dal tavsiye ediyordu. Haftanın sonundaki cuma günü Y. T. P. nin kodamanları Meclise çok ne- şeli geldiler. Bilhassa Fahrettin Ke- rim Gökayın keyfine diyecek yoktu. Y.T. P. nin muhtemel Bakan adayı, o gün toplantı salonunun holündeki sette, etrafına pek iltifat etti. Y.T.P. liler F.K.G. yi tebrike başladılar ve: "— Tamam Hoca, artık seni mut- laka Bakan göreceğiz." dediler. O gün, Y. T. P. kuvwvetlerinin ba- şı Azizoğlu, son emri verdi. Bilhas- sa Doğu illerinden gelen milletvekil- leri mutlak ve muhakkak İsmet Paşa Kabinesini destekleyeceklerdi. Aziz- oğlu bunu arkadaşlarına şu sözlerle izah et — Ni T. P. nin bir kere daha şan- sı yaver gidiyor. 1946 ruhunu dirilt- mek için bu son fırsattır." Maksut bir ama.. Curcuna C. . P. içide kendini daha belli etti, Ancak €. » P. bir, iki başlı ejder een ri dini kurtaramamış olmanın acısını haftanın sonunda Seyfi Öztürkün bir beyanıyla yendiğini belli etti. Öztürk o gün Mecliste gazetecilerin sualleri- ne muhatap oldu ve şöyle söze baş- ladı: "— Arkadaşlar, artık ne sual so- rarsanız sorun cevabını alacaksınız." Bunun üzerine bir gazeteci Öztür- ke Koalisyon için hangi şartları ile- ri süreceklerini, sordu. Öztürk rahat- lıkla izah etti. Bir defa C. K.M. P hükümette en fazla altı, en az beş Bakanlık isteyecekti. Bu Bakanlıklar konusunda kesin bir kanaati olmadı- ğını bildiren Öztürk: "— Bizi mevki ve ikbal hıra için- de olarak umumi efkâra takdim et- mek isteyenlere bir nazire olarak. Ba- kanlıklardan çoğunun dışardan doldu- AKİS, 18 HAZİRAN 1962

Bu sayıdan diğer sayfalar: