17 Ağustos 1963 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 30

17 Ağustos 1963 tarihli Akis Dergisi Sayfa 30
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

TELEVİZYON Kuruluşlar Sonu Gelmeyen tartışmalar Türkiyede. televizyona ihtiyaç (ovar nudır, yok mudur? Televizyon bir lüks müdür, değil midir? Bugüne ka- dar bu konuda çeşitli tartışmalar ya- pıldı, fakat soruların cevabı bir tür- lü verilemedi. Tartışmalar, çok za- man da işin şahsi meseleler üzerin- le toplanmasına sebep oldu. Televiz- yona taraftar olanların, yabancı şir- ketlerle gizli anlaşma yaptıkları için bu proje üzerinde ısrarla durdukları hususu bile ileri sürülecek kadar iş Herhalde hiç kimse, bu soruya "Evet, gereklidir" şeklinde cevap vermeye mecbur edilemez. Ama ortada, cevap verilmesi gereken bir soru vardır: Türkiyeye televizyon getirilmeli mi- dir, yoksa getirilmemeli midir? Bu sorunun cevabını kim, ne za- man ve nasıl verecektir? Bu konuda tek yetkili merciin, oradyolarımızın yönetimini ve sorumluluğunu üstün- de taşıyan Turizm ve Tanıtma Ba- kanlığı olduğu açıktır. Bakanlığın, soruya ne zaman ve na- sıl bir kesin cevap vereceği bir türlü belli değildir. Belki bunun için de da- Bir televizyon vericisinin kumanda odası Darısı uzatıldı. Halbuki aslında, Türkiyeye televizyon gelsin diyenler de, gelme- sini istemeyenler de ortaya elle tutu- lur bir sebep atamamaktadırlar. Bugün dünyanın bir çok memle- ketinde televizyon vardır. Ama bu, Türkiyeye televizyon getirilmesi için yeter bir sebep midir? Elbette ki de- gil. Bugün, Türkiye de dahil olmak üzere, birçok memleket, çok geliş- miş ülkelerdeki makinelerden fayda- lanmaktadır. Bunların arasında ça- maşır makinesinden jet uçağı maki- nesine kadar çeşitli cihaz mevcuttur. 0 halde günlük hayatımızda diğer makineler gibi televizyona da yer vermek gerekli midir, değil midir?. AKİS/30 başımıza ne yazık ki hiç önem vermemekte- dir. Buna sadece "araştırma" denil- mektedir. Gerçi birçok devlet daire- lerinde veya yarı resmi kuruluşlarda araştırma müdürlükleri vardır ama, bu müdürlüklerde ya araştırmanın nasıl yapıldığı bilinmez, ya da araş- tırma sonucu ortaya çıkan gerçek, yüksek kademedekilerin hoşuna git- mediği, günlük politikaya uymadığı için kaale alınmaz. Halbuki dünyanın her yerindeki kuruluşlar yeni bir adım atmadan önce muhakkak; araştırmaya önemveya bununla ilgili konularda verirler ve atacakları adımı, araş- tırmadan elde ettikleri sonuca göre ayarlalar. Bu şekilde yapılan bir çalışma da hem hataları azaltır, hem de uzun bir süre etkileyici rol oyna- yacak işlerin yapılmasını sağlar. Metod eksikliği Bizim radyoculuğumuzun ve televiz- yon için yaptığımla çalışmaların olumlu bir hale gelememesinin sebep- lerinden biri de araştırmaya o gere- ken önemi vermememizdir. Türkiyeye televizyonun kurulması veya kurul- maması konusunda ileri sürülecek se- bepler nasıl ortaya çıkarılır? Bu ko- nuda nasıl bir araştırma yapmaya gitmelidir? İşte, üzerinde önemle du- rulması gereken konu budur. oHer- şeyden önce, böyle bir araştırma ya- pabilecek seviyede ve O televizyonun çeşitli bölümlerinden anlayan o ele- manlara ihtiyaç vardır. Bizde bugün, gayet tabii ki, televizyondan anlıyan eleman son derece azdır. Bu da dı- şardan almamız gereken (yardımın önemini bir kere daha ortaya çıkar- maktadır. Bugün, televizyonun Tür- kiyedeki imkânlarını araştırmak i- çin bize dışarıdan yardımcı olabile- cek çeşitli özel şirketler ve milletler- arası kuruluşlar vardır. Yalnız, bun- ları Türkiyeye davet edip o"Hadin, bizim için araştırma yapın" demek yetmez. Herşeyden önce, Türkiyeye televizyon getirmek isteyen Bakanlı- &ımı an veya diğer devlet daireleri- nin bu konuda ne istediklerini açık seçik bilmeleri gerekir. Bunun için de önce küçük bir araştırma yapma- mız, televizyonun memleketimizdeki imkânları hakkında kesin bir fikir edinmemiş ve ancak ondan son- ra dışardan yardım isteme yoluna git- memiz faydalı olacaktır." Türkiyede televizyonla ilgili ola- rak yapacağımla araştırma sonucun- da cevabını bulamıyacağımız i sorularla karşılaşacağımız kaktır. Bu sorular ve edinebildiğimiz kadar fikirle dışardaki (o kuruluşlara yapacağımız müracaat hem onların Türkiyede yapacağı araştırmaya ışık tutacak, hem de inisyatif tama- men yabancı bir kuruluşa bırakılma- mış olacaktır. Şimdi, şöyle bir soru akla gelmek- tedir: Türkiyede televizyonla ilgili olarak ne gibi bir araştırma yapıla- bilir? Şurası bir gerçektir ki, televizyo- nun halk üstünde bıraktığı (o sosyal bir etki vardır. Bunu öğrenmek, mah- surlar hakkında fikir sahibi olmak için üniversitelerimizdeki Oo haberler me konusunda çalışmalar yapan fi- kir adamlarından faydalanmak şart- tır. Zaten bugüne kadar hu konuda üni-

Bu sayıdan diğer sayfalar: