25 Haziran 1962 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 16

25 Haziran 1962 tarihli Akis Dergisi Sayfa 16
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

YURTTA karşı karşıyadırlar" diye haykırıyor- du. Peşin anlaşma Demokrasi düşmanlığında birleşen bu bahtsız kumpanyanın ilk ikisi arasında kurulup Yeni İstanbul sü- tunlarında açığa vurulan ortaklık, bir tesadüfün eseri olmadı. Talat Ayde- mir, Harbiyenin yürüyeceği gün Ata- türk bulvarının üzerine, bir plânın i- cabı olarak gitti, Durması için seçilen yer de, kendi tabirleriyle "pek strate- jik" bir noktaydı. Tam orada, Ata- türkün heykeli vardı. Öğrenciler, yü- rüyüş sırasında sık sık, kaldırımlar da biriken halkı Yeni İstanbulun tarif ettiği şekilde selamlıyorlardı. Ayde- mir Atatürk heykelinin yanında du- runca, alınan selam kendisine veril- miş gibi olacaktı. Gerçi hazırlanan plân, Harbiyeye ulaştırılmamış değil- di. Ama genç öğrencilerin ne şekilde davranacakları hiç bilinmiyordu. Zi- ra Harbiye Demokrasi düşmanlarının değil, Demokrasinin savunucusu ola- rak tarihe geçmiştir. manzarayı tesbit edip değerlen- dirmeye kalıyordu. O zaman, "sonra- dan olma 22 Şubatçı" Gökhan Evliya- oğlu fotoğrafçısını buna memur etti. Talat Aydemirin nerede duracağı Ye- Ili Istanbulca malüm olduğundan bu da güç olmadı. Nitekim, resim sâdece af şampiyonu gazetede çıktı. Ama, Aydemirin işleri haftanın sonunda, haftanın başındaki okadar iyi gitmedi. Durumu, bir çıkış yap- mak, meydan okumak için müsait sa- narak A. P. gazeteleri tarafından gös- terişli başlıklarla verilen bir demeç parlattı. Küçük bir Napolyon gibi konuşuyordu. Ama, Elbe'de bir Na- polyon gibi.. Bunda, pek de kusurlu değildi. Bir kuvvet olduğu zehabı, kendisine verilmekte devam ediliyor, o da bu oyundan hoşlanıyordu. Oyun, doz fazla kaçırılınca yol açtı. Bir ihtilâl beyannamesi oeda- lıyla beyanat vermeye ve Ordu içinde tahriklere kalkışınca hakkında oder- hal tahkikat açıldı. Aydemiri, tutumunun neticesi bir akım dertler beklemektedir A. P. Kayıp aranıyor. A. P. nin birinci derecede yöneticile- ri arasına giren Fethi Tevetoğlu, alabalık gazeteci grubunu görünce birden hayret etti. Evvelâ bu kadar gazetecinin hangi haberi aldıklarını, hangi haberin peşinden A. P. Genel merkezine (okadar geldiklerini anla- mağaçalıştı. Gerçi sabahtan beri, Gümüşpalayla birlikte parti (oOGenel merkezinde bir teklife intizar ediyor- 16 OLUP BİTENLER. lardı. Ama doğrusu istenirse Teve- toğlunun bir teklif geleceğinden Gü- müşpala kadar ümidi yoktu. Ancak Genel Başkanın gönlünü hoş etmek, ümidi odalara sığmıyan Pala Paşa- yı yeise sürüklememek için, onunla aynı fikirde olduğunu belirten hare- ketler yapıyor, arada sırada Genel Başkana, hukuki yönden A. P. ye tek- lif yapılması gerektiği Oo hikâyelerini anlatıyordu. Gazeteciler çoktandır ayak o bas- madıkları A.P. Genel Merkezinde işte bu sırada görününce Tevetoğlunun , birden zihninde bir "acaba" beliriverdi. Aceleyle, gelenleri karşıladı. o On- ları Teşkilât Başkanının odasına al- dı. Böylelikle Gümüşpalayla konuş- malarını önlemiş, ertesi günki bir fe- laketin önünü de almış oluyordu. Teş- kilât Başkanına ayrılan küçük odada Tevetoğluyla gazeteciler arasında bir sohbet başladı. Konu elbette ki ko- alisyon ve Hükümet buhranı idi. Tevetoğlu: — Bakınız, medeni memleketler de bu gibi hallerde bir teamül var- dır. Cumhurbaşkanının şimdi, Parlâ- mentoda en fazda sayıda temsil edilen partiye teklif yapması gerekir. Ama, Anayasanın Başbakanı Cumhurbaşka- nının seçeceğine dair olan hükmü sa- rihtir. Bir şey denilemez" dedi. Sonra, sohbeti geliştirerek başka taraflara atladı. Tevetoğluna (göre C.H.P.ve A. P. Koalisyonu, bugün- kü şartlar içinde en muteber koalis- Akça Ertuğrul Yanlış ata oynadı Üstelik A. P. birinci koalis- yondaki hatalarım tekrarlamayacak, bu defa daha temkinli, daha aklıba- şında hareket edecekti. Bu konuda İnönüden bir teklif gelirse A. P. nin kabul etmemesi için hiç bir sebep yok- tu! yondu. Tevetoğlu sözünün bu kısmında . H. P. Genel Başkanıyla ilgili bir methiyeye girişti. İnönü tecrübeli, gün görmüş bir politikacıydı. Hatala- rı af etmesini bilirdi. Memleket men- faatleri, pek çok şeyden feragat e- dilmesini icabettiriyordu. bu feragati gösteren bir partiydi! Gelin ve güvey Tevetoğlunun sözlerini hayretler i- çinde dinleyen basın mensupları haberi gazetelerine vermeğe (o koşar- ken, A.P. nin Irkçı Ekalliyet grupu- nun | numaralı adamı memnun, gi- denlerin arkasından bakıyor ve ha- fiften gülümsüyordu. Hakikaten, Irkçı Ekalliyetin A. P. içindeki çatışmadan galip çıkmasıyla, Gümüşpala ve etrafını alanların tak- tiği birden değişivermiş, A nin Koalisyonun bir kanadım teşkil etme fikri birden yaygın fikir haline gel- miştir. Çarşamba günü toplanan Genel İdare Kurulunda fikrin savunmasını Tevetoğluyla birlikte Ertuğrul (Ak- ça yapınca her nekadar zihinler bu- landıysa da A. P. içinde Çağlayangi- lin etrafında toplanan mutedil millet- vekillerinden sivrilerinin kuliste fik- ri benimsemeleri havayı birden de- Siştirdi. Tevetoğlu ve kliğinin - birinci de- recede adamlardan biri de Akçadır- Genel İdare Kurulunda ileri sürdüğü bu fikir birkaç noktadan A. P. için önemlidir. Evvelâ, bütün patırdılara rağmen, A. P. nin tayinle işbaşında bulunan teşkilât kademelerindeki osorumlula- rının dışında seçmen kitlesinde mem- nuniyetsizlik belirli şekilde Genel Mer- keze aksetmiştir. İktidarın nimetle- rinden birden mahrum olan ve doğ- rusu istenirse rahatlığa alışmış A. P. li seçmen, homurtularım adama- kıllı yükseltmiştir. Öte yandan A. P. Meclis Grubu içinde kaynaşmaya sebep teşkil eden anlaşmazlıklardan bir çoğu Bakan sandalyelerinin hayaliyle durdurula- bilecektir. Mutedillerin sivri (o millet- vekillerini teşkil eden birkaç isim, böyle bir kombinezona rahatlıkla ya- tacak durumdadır. Ne var ki, A. P. li yöneticiler ko- alisyondan ayrılırken Oo savundukları fikirlerin bugün aksini Oo söylemekle AKİS, 25 HAZİRAN 1962

Bu sayıdan diğer sayfalar: