21 Kasım 1933 Tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 37

21 Kasım 1933 tarihli Milliyet Gazetesi Sayfa 37
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ll PAZARTESİ TEŞRINİSANI 1933 Kömür şehrimiz yurdun | Tekirdağ, inkişafı için, vilâyet kalmak isteyor Zonguldak Valisi Halit Bey ve ZONGULDAK, (Milliyet) — İki gündenberi Zonguldaktayım. Zonguldak tam manasiyle bir kö- mür şehri.. Her nereye bakacak ol sanız, fabrika bacalarmın biran kesilmiyen dumanları, boyuna kömür taşıyan vagonları görür, görültülerini işitirsiniz. Zonguldakta herkes işi ile meş guldür. En büyüğünden en küçü- ğüne kadar mutlaka herkesin yü- zünde birer kömür tozu vardır. Fakat bu karalık yurdumuza para girmesi topraklarımızm zenginleş in yüzlerimizi ak eden bir sedir. Zonguldakta ilk defa kömürü “Uzun Mehmet” namında birisi bulmuştur, Kömürün bulunma ta- ribi 8 Teşrinisani 1295 tir. İlk de- fa Uzun Mehmet; kömürü Ağrı mevkiinden çıkarmıştır. Bu sene, bu çok kıymetli ada- mın namına her yıl yapılmak üze- re Uzun Mehmet kömür bayramı günü yapılmış kendi toprağımızda kendi Türk amelesinin aziz bileklerile çalıştı- ğı ocaklarda “Sen Bart” günü bu suretle ortadan kalkmıştır. Bu merasim Belediye tarafın- dan açılan Dere rıhtımı ve Uzun Mehmet caddesi ve Uzun Mehmet parkında coşkun tezahüratla kut- İulanmıştır. Bu gün Zonguldakta Ereyli, Kozlu şirketleri vardır. İş Bank. sının açlığı ocaklardaki mesai memleket iktisadiyalını çok kuv- pi bir cereyanla yükseltmekte- lir, Daha bir çok hususi eşhasa ait ocaklarda da binlerce Türk amele si çalışıyor. Yollar Beş yüz yeli bin liraya vilâ- yetin bütün yollarını yapmak için Şalışan “Cümhuriyet Di Şirke- t* 20 Mayıs 933 tarihinde İ işe baş lamıştır. yapılan ve yapılmakta o- İan yollar iki kısımdır. Yeniden Yapılan yollar, tamir edilen yol- vi dak — Devrek; Dev- rek — Reşadiye; Bartın — Saf- Tanblu; Safranblu — Araç; Zon- guldak — Çay Cuma; Devrek Ereyli yolları üzerindeki menfez Ye köprüler yapılmaktadır. Zonguldak — Çay Cuma yolu Filyos hattının Çay Cuma istasyo- hüna bağlandığı için iktısadi vazi Yet üzerinde çok ehemmiyeti var- lir, Şirket beş ay zarfında yüz yir- miden fazla menfez ve köprü yap Miştır. Yollar üzerinde faaliyet devam etmektedir. Yollarda on Adedi şirketin, yedisi vilâyetin ol- mak üzere onyedi silindir çalış- maktadır. Devrek — Ereğli yolun da sekiz, Devrek — Reşadiye yo- lunda yirmi kilometre şose ve tes- Yiyci turabiyesi yeniden yapılmiş- ir, İktesadi vaziyet Vilâyetin iktısadi vaziyeti çok iyidir. Buhrandan müteessir olmı- Yan bir yer varsa o da Zonguldak tir. Civar vilâyet ve kazalarda iş lamıyanlar Zonguldağa gelir ve, rada para sahibi olurlar. Kö- mür ocaklarında ve yollarda çok iş Vardır. İhracat başlıca: Kömür, ereste, ve yumu! Maarit işleri Merkezde altmış bin lira sarfi- bir orlamektep yapılmıştır. Mektepsiz kalan pek çok köyler. İe mektepler açılması için çalışıl- le Maktadır. Bu sene köylerde veni- | yüzünü ak ediyor Zonguldak'ta herkes işinde gücünde.. yol ve imar faaliyeti ilerliyor ve şimdiye kadar | yeni yapılan Ortamektep.. den yirmi iki mektep açılmıştır. Vilâyetin iki yüz yedi mektebi vardır. Bu mektepler merkez; ka- za ve köylerdedir. Ze çok iyidir. Gerek kazalar, gerek on bini geçen amelenin bulundu. ğu merkezi vilyette pek ufak vakalar hariç tutulursa mühim hiç bir şey yoktur. Sıhhi vaziyet Vilâyetin umumi sıhhi vaziyeti iyidir. Bazr mıntakalarda beledi le çalışılmaktadır. Kazalarda frengi mücadele he yetleri, dispanserler bulunmakta- dır. Zonguldakta en havadar bir | mahalde muntazam ve mükem- mel bir hastahane vardır. Kozlu- da da bir hastahane bulunmakta dır. Halkın istedikleri Memleketin yegâne bir cadde- si vardır. Oradan sabahtan akşa- ma, akşamdan sabaha kadar ocak lardan iskeleye kömür taşıyn tren | ler gelip geçiyor. Fakat bu cadde- | den de simsiyah çamurdan karşı- dan karşıya geçilmiyor. Belediyenin himmeti beklen- mek zamanı geçmiş, nihayet Zon- guldağın “yol yapıcı ve mektepçi” namı ile şöhret kazanan genç vali si Halit Beyin kat'i tedbir ve hare keti ile cadde bir müteahhide Iha- le edilmiş.. Yakında parke döşene cektir. Halk bununla beraber bir de ortamektebin liseye tahvilini istemektedir... Galip Fuat Elâzizde geceler DE ENE Elöziz'de bir sokak ELAÂZIZ (Hususi) — Vilâyeti- mizde tiyatro, sinema gibi eğlene- cek ve ayni zamanda halkı bir ara- da bulunduracak bir vasıta yoktur. Sinema binasının inşası henüz ik- mal edilmemiştir. Fakat buna mu- kabil şehirde çalgılı, çalgısız on beş yirmi o kahvehane mevcuttur, Halik geceleri | saat 10,11 e kadar kahvelerde vakit geçirmektedir. Burada bilhassa gece hayatı gö- ze çarpmaktadır. Gece 9,10 a kadar bir çok dükkânlar açıktır. Cümhuri- yetin millete bahşettiği serbestiden ve asayişin mükemmeliyetinden ka- dınlı erkekli her fert geceleri âza- mi derecede istifade © ediyorlar. Akşamları caddelerden © kadın ve erkekten geçilemez. Gündüzleri çalışan halk geceleri bol elektrik ziyaları altında dolaşa- Bir tren hattı da TEKİRDAĞ, (Milliyet) — Hü- kümetimiz tarafından lağvedilecek İ vilâyetler meyanında Tekirdağın da bulunduğu ve lağv keyfiyeti hak | kındaki lâyihanın Devlet Şürasına | tevdi edildiğini bazı gazeteler yaz- mışlardı. Bu vaziyetin ne dereceye kadar doğru olduğu buraca meçhül ise de vilâyetin âti ve istikbali nok- taymazarından Tekirdağr vilâyeti- nin lağvı cihetine — gidilmiyeceği | kuvvetle zannediliyor. Esasen Trak yanım bir incisi olan şehrimiz Mar- mara havzasının iktisaden ehemmi- iskelesidir. Binaena- leyh daima inkişaf ve | ilerlemeye üstai im bi vilâyetin | lağvi iktisat işleri üzerinde bir te- sir husule getireceği kanaati bura- | daumumidi Tekirdağ vilâyetinin on sene zar. | İmda ecnebi diyarma vaki (olan ihracatı (9,899,740) lira olup ecne- bi diyarından idhalât ise (889,010) liradır. Gün geçtikçe ehemmiyeti takamızda | iktisadiyesi artan © mn fabrikacılık ve sanayi işleri de inki- şaf etmektedir. Halen merkez ka- zada 30 fabrika ve 50 değirmen var Ayvacık sporcuları AYVACIK, (Milliyet) — Bu yıl sonbahar sporları 1 geçiyor. Bütün futbol kulüpleri faaliyette. Ay vacık sporcuları bir gezinti ve bir ta nışma yapmak üzere ça gi dip geldiler. Bayranıç Ayvacığa 80 K. M. u- zak, kısmen muntazam şosesi olan yol lardan ancak otomcbille buradan iki saatte gidiliyor. Salı sabahı erkenden barekete hazırlandık. Bir otobüsten mürekkep kafile,niz çok eğlenceli bir rak yorulan dımağlarını dinlendir- ınektedirler, Trakyanın ihraç iskelesi olacaktır | le emsali pek nadir bir Tekirdağ lima nının görünüşü Memlekettesportemasları yapılsa Tekirdağ dır: Fabrikalardan biri şarap diğer- leri un fabrikasıdır. Uu fabrikaları | temin etmekle be| ve İstanbula vasi mikyasta un ihracatı vaki oluyor. Şarap fabrikası asrm bütün mo- dern teşkilatı havi ve Avrupada bi- müessese yanın iki valilik olarak bırakılma- sr hükümetçe © şayanıarzu ise biri Edirne diğe vilâyet te Tekirdağ o- larak kalmalıdır. Gerek ziraat saha sında; gerek sanat ve o ticaret âle- minde Trakya şehirleri (arasında Tekirdağ biri derecede gelir. .Cümhuriyetin ilânından sonra on sene zarfında terakkiyat iktisaden yükselmeğe müsait bir şehir hissini verir. Trakya şehirlerini Tekirdağma bağlıyan bir şimendifer hattınm da burada inşası mümkün olduğu tak- dirde bütün Trakya (şehirlerinin idhalât ve ihracat merkezi olmağa namzet Tekirdağımızın merkezi hü kümetçe ve büyüklerimizce vilâyet olarak bırakılacağı kuvvetle ümit ediliyor. Bayramıça gittiler seyahat yaptı. Gençler çok neşeli idi. Seyahate Hâkim, Jandarma kumandanı, gr rif memuru, Malmüdürü beylerle sıhhat memuru, iki muallim ekşili ve 20 sporcu iştirak etti. Ayvacıktan Ezineye kadar olan 25 kilometrelik yol kısmen arızalı olmasma rağmen yazın ve sonbaharda işliyecek halde- dir. Yalnız saramtılara tahammül et- mek lâzım. Tesviyei turabiye halinde olan bu yoldan gidişin zahmetini Ezi- Çaycuma nahiyesi nden bir manzara İ hemen kaşlarını çatarı Hergün bir yazı /Malımızı satmasını öğren- dik.. diyebiliriz Satış yapmak güçleştikçe satıcıların marifeti de artıyor Ben bir şeye dikkat ediyorum: Para kazanmanın güçleşmesi, müşterinin elini eteğini çekmesi, alış verişin durgunlaşması, satıcı- ları ümitsizliğe düşürmedi. Bilâkis, satış yapmak güçleş- tikçe, satıcıların mukavemetleri ve tahammülleri arttı. Vaktiyle müşteriyi, bir uşak gi- bi kapısından kovan başı abani sarıklı ihtiyar yağlıkçılar bile, şim di kuzu gibi oldular. Mal beğendirmek için ne yapa caklarını bilmiyorlar. Vaktiyle sahibi Türk olan bir mağazaya korka korka girerdik. — Bunu beğenmedik... Başka- sını çıkar! Demek, ne haddimize düşmüştü. Tezgâh başında oturan eli tesbihli, başr takkeli ihtiyar , — Bizde olan bu!.. İster al, is- ter alma!.. Eğer biraz daha canını sıkacak olursanız, yüzünüze karşı haykı- rırdı da: — Seni adam sandık ta en iyi çeşitlerimi üne döktük... Pa- rana göre mal istesene! Siz, süklüm püklüm çıkarken, © arkanızdan kim bilir ne küfür. ler ederdi. Dükkân, tezgâh sahibi olan biç bir Türk vatandaşında şimdi bu kabalığı göremiyoruz. Bilâkis, içlerinde o kadar na- zik davrananlar, var ki, insan, bu- radan bir şey almadan çıkarsa de rin bir utanç duyuyor. Satış yapmak zanaatını bütün satıcılar kusursuz öğrendiler. Müş teriye döktükleri di''eri, deyme müdaheneci taklit edemez: — Ayak turabı olayım hanim- efendimiz.. Bir kere de bizim ma- gazadakileri görün! — Nasl bir şey emir buyurulu- yordu, beyefendi hazretleri? — Zatıâlinizi memnun bırak- mazsam, haddim olmıyarak on paranızı almam efendim... En çalımı yüksek imağazaların önünde bile mutlaka birer çıçırt- kan var: | — Son moda ipeklilerimiz gel- di efendim.. Mantoluk, ropluk, fantazi kumaşlar... — Her keseye uyğun gabardin lerimizi görmez misiniz? Bizim köşe başındaki seyyar kitapçı bile, satış yapmak sanati- nin gafili değil. Aylardanberi, ö- nünde ayni kitaplar... Ve ayni tera- ne: — Son bunlar... Başka yok!... Postahane önünde bağıran ba- İnrana : — Dükkân kiramız yok ta on- dan ucuza veriyoruz. Aldanma- malı... — Yetmiş beşe alma... On be- şe bu defter! Efendi son... ne - Bayramıç muntazam şosesinde | yol alış unutturuyor. Bayramıç İjıymakamı, Belediye Reisi Maarif memuru, Gençler birliği reisi ve sporcular kafilemizi kasaba kenarda karşıladılar. Hep beraber gidiyoruz. Hükümet ve Belediye önünden geçtikten sonra uzun ve muntazam bir çarşıya girdik, beş on dakika da- ha yürüdük. Halk Fırkasına gelmiş- ik, orada durduk. Bayramıç Gençler Mehmet Bey tarafmdan bir hitabe söylendi. Bu- na mukabil kafilemiz reisi Şükrü Bey tarafından da bir hitabe söylendi. Ve ceşkun alkışlarla karşılandı. Her iki kaza gençleri için temasa vesile olan bu ziyarette , Bayramıçlla- rın başmda ka; Beyefen- gösterdikleri candan misafirperverlik Ayvacıklıları çok mütehassis etmiş- ve yramıç kasabası mamur ve ka- tabak bir Lapa Bilmem mektep- lerinde her gezicinin gözüne çarpan bir varlık var. Muallimleri çalışmış- lar ve işlerini başarmışlardır. | caddeleri ve büyük mağazalariyle, muntazam gazinola- iyor. Bayramıç- ve göze çarpan ve muntazam bir Kaymakamı Ze- isi Yahya Sezai Bey ia islem yerde görülüyor. U- yanık bir gençliğe malik olan Bayra- muç hanımları mara uygun bir şekil. Çarşaf: Hanımlar Bayramıçta helvacılık ve ziraat mühim bir yer almıştır. Bilhassa su- sam helvaları çok meşhur, Son zamanlarda zeytincilik ve bağcılık inkişaf etmiştir. Çok güzel belva yapmakla şöhret bulan Bayra- miç helvacıları civar kazalarda mü. Müvezzi, havadisin. en durgun gününde: — Deh.... şet... li yazıyor! Balıkhaneden geçerken: — Şu mala bak bel. Toriğin böylesi on kuruşa!.. Balık, deyip geçme efendi.. Etide var, canı da... Kasabın bacaklarından çenge- le astığı Karamana iltifatı: — Buz gibi Dağlıca gel!.. beş kuruşa Dağlıç!.. Kırk gülen şöyle bir ilân: — Kırk beş sene için garanti! O zamana kadar kim öle, kim kala... Diyeceksiniz amma, ben si ze burada satış sanatından bahse. diyorum. Öğle saatlerinde, lokantalar. dan hararetli davetler olur — Buyursunlar beyim!. Döne- rim halistir efendim.. Cuma, günleri, mahalle çocuk- larmın toplandığı meydanlarda, paket paket çikulataların arasın- da cızır cızır öten bir gramofon... ve gramofonu bastıran gün görme miş bir ses: — Boş yok... Gramofon, çıku- lata, bisiklet... Alan kazanıyor. Beş kuruş verelim, iki bin beş yüz kuruşluk hediye alalım. Yolda giderken, biri: kolunuz- dan çeker; elinde bir leti vardır; bütü; il — Beyefendi.. Gel.. Kaçırma bu fırsatı!.. Vallahi içime doğdu. Diye başlar, ve sözüne devam e der: — Al da bana dua edersin... E- lim, uğurludur. Adresimi de tak- edeyim.. Fakiri unutmazsı- Bir birahanede içiyorsunuz. Ya nınıza biri sokulur: — Çakılarım birinci İngili: Kafanız biraz dumanlı ise, bir çakıya ihtiyacınız olduğu aklımıza gelir; sorarsınız: — Kaça veriyorsun? — Size bir buçuk liraya bırakı- rım. — Amma yaptın ha.. ruşluk çakı mu? Kis kıs güler ve çakının baş ta rafını gözüne uydurarak: — Bu bildiğiniz sakılardan de gil, Çakının marifeti, içine lüple seyredilen bir çıplak kadın resmi- nin konulmuş olmasıdır. Satış sanatının daha, nerelere kadar girdiğini birer birer yazma ğa bu sütunların tahammülü yok. Şimdilik muhakkak olan şey şu- dur: Malımızı satmasını öğrendik! M. SALÂHATTİN Kırk ku- bir buçuk liraya olur him satış yapmaktadırlar. Ayni gün akşamı Bayramıçtan ha. reket ettik. Misafirperver ile geçirdikten sonra samimi bir rette uğurlanan kafilemiz Ayvacığa döndü. A. NİYAZİ —— Zonguldaklılar çel ZONGULDAK, (Milliyet) — güldak Halk Fı reisi Mitat ei Beyi Fırka binasında ziyaret ettim. Bana vilâyette hassaten Zonguldak: ta yapılan Me lapimekn bayramı şenlik# lerini anlattı. Bayram Zonguldakta denilebilir ki, emsalsiz olerak kutlulanmıştır. Baştan başa sehir, resmi, hususi müesseseler, tepler bayrama candan ça bir teza- hüratla iştirak etmiştir. Pek çok yerler de muazzam taklar kurulmuş, her taraf fırka bayraklariyle örtülmüştür. Heye canlı nutuklar verilmiş, Cümbhuriyet milliyet mefküresini yaşatan konferans- lar tertip edilmiştir. Devrek kazasında olduğu gibi, bura» da da köylüye büyük bir ziyafet veril. miş, köylü gecesi yapılmış, köylü be nımlar başta Vali Bey olduğu halde bü tün memur aileleriyle beraber oturmuş- lar, gece bu ailelerde misafir alakomul. muşlardır. Yeni yapılan Halkevinin açılma ma rasimi de ge coşkun tezahüratla yapıl mıştır. Halkevinde muazzam bir Gazi dairesi vardır. Evin bütün şubeleri fasılasız bir #- retle çalışmakta, halk, köylü bu mösa- iden yüksek faydalar ulmaktadır.. A- masradaki sepetçilik ve şapkacılık Fabri kasiyle, Ereğlideki balık konserve fab- rikasının işleri her gün inkies/n doğru gitmektedir.

Bu sayıdan diğer sayfalar: