26 Mart 1965 Tarihli Akis Dergisi Sayfa 9

26 Mart 1965 tarihli Akis Dergisi Sayfa 9
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Radyo Kuyuya bir taş attı (Kapaktaki Bakan) Haftanın başında, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumuna gizli bir ya- zı geldi. Turizm ve Tanıtma Bakanlığı antetli ve teftiş kurulu yetkililerinin imzasını an yazıda öyle bir şey istenilmekteydi ki, okuyanlar hayret- ten hayrete düştüler, inanamadılar. bir defa daha okudular. Hattâ, rüya görüp görmediklerini kontrol için ya- zıyı okuduktan sonra kollarını cimdik- liyenler oldu Turizm ve Tanıtma sürprizi şudur Bakanlığının maları, dosyaları, evrakları, tetkik ve teftiş edilmek üzere istenmektedir İstenen bununla da kalmamakta, b yolarının yaptığı bütün yayınlara ait band ve metinlerin de Turizm Bakan- lığına gönderilmesi talep edilmekte- dir! Bir TRT mensubu, yazıyı oku- duktan sonra: o olacak, masaları ve sandal yeleri yüklenip biz de Turizm Bakan- lığına gidelim. Madem ki nakil var!" demekten kendini alamamıştır. Yazının yarattığı şaşkınlık bir ni- yeti, bir arzuyu öğrenmekten ileri gel- memektedir. Bölükbaşının TRT üze- rinde hegemonya kurmak eğilimi artık Çemişgezekte bile malümdur. Ancak bu niyetin, bu kadar kısa zamanda A- nayasayı ve kanunları ihlâl şekline dö- küleceği doğrusu hiç kimse tarafından tahmin edilmiyordu 27 Mayıs imzalı yeni Türk Anaya- sasının 121. maddesi şöyle demektedir: "Radyo ve Televizyon istasyonlarının idaresi, özerk kamu tüzel kişiliği ha- linde, kanunla düzenlenir. Her türlü radyo ve televizyon yayınları, tarafsız lık esaslarına göre yapılır...." Anayasanın, geçmiş devirdeki sui- istimalleri önlemek için emrettiği ö- zerkliği oO-muhtarlığı- sağlamak için çıkarılan 359 sayılı "Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu Kanunu" ise Ku- rumun denetimi ve bu denetim işinde urizm ve Tanıtma Bakanlığının yet- kilde çizmiştir: Yüksek Denetleme Kurulunun deneti- mine tâbidir. Turizm ve Tanıtma Ba- kanı, Kurumla ilgili olarak, belli bir hususun incelenmesini Yüksek Denet leme Kurulundan İsteyebilir." Görüldüğü gibi Turizm Bakanlı- AKİS, 26 MART 1965 ğına tetkik, teftiş, kontrol gibi husus- larda, Kuruma doğrudan doğruya ya- zı yazmak ve istekte bulunmak yetkisi kanunlarca tanınmamıştır. Buna rağ- men, bu haftanın ilk günü TRT'ye ge len yazı, Bakanlık tarafından doğru- dan doğruya yazılmış, bir kontrol is- teği resmen ve alenen ortaya çıkmış- tır. Bu nasıl iştir? Türkiye bir kanun devleti midir, değil midir? Turizm ve Tanıtma Bakanı kanunları bilmiyebi- lir. Nitekim, Dorman bir süre önce bir AKİS'çiye — Beni iğfal edebilirler, onun için Genel Müdürlerin beni görmemeleri yolunda bir tamim yaptım. Benim, güvendiğim üç adamım, var: Müsteşar Osman Bölükbaşı Dediğim dedik, çaldığım düdük ve yardımcıları.... Bana ancak onlar iş getirebilirler!" diye, Bakanlığın işleri ne vukuf derecesini itiraf etmiştir. Fakat Dorman işleri bilmiyorsa, Bö lükbaşı humma geçiriyorsa, bu Bakan- lıkta hiç mi, sorumlu bir kanun adamı yoktur? İşin içindeki iş Turizm ve Tanıtma Bakanlığı Müs- ii Sedat Tolga ise -kendisi Bö- -ükbaşı ile tanıştıktan sonra rahatsız- lanmış ve sürmenaj başlangıcı ârâzı göstermiştir- bu konuda bıkkın bir e- dayla: "— Bu iş aydınlanabilir" demekte- Ir. Tolga, AKİS'çinin "Nasıl?" sorusu YURTTA OLUP BİTENLER na ise şu cevabı vermiştir: "— Eğer TRT idarecileri, bizi a- zının muhtariyeti ve kanunları ihlal ettiği kanaatine varırlarsa, Danıştaya müracaat edebilirler. Danıştayın kara rı durumu aydınlatır ," "İşin içindeki iş" ball, Turizm ve Tanıtma Bakanlığındaki (o sorumlular, siyasi baskılaradayanamıyarak, böyle bir yazı yazmak zorunda kalmışlar ve şimdiden meselenin Danıştaya intika- lini beklemeye başlamışlardır. e Gerçi, Müsteşar ve Bakanlık İkinci Hukuk Müşaviri Nükhet Özeke -bu hanımın TRT Genel Müdür Muavinliğini gön- lünde sakladığı ifâde oedilmektedir- Bakanlığın, 440 sayılı İktisadi Devlet Teşekküllerinin Reorganizasyonu Ka- nununun verdiği yetkiyle TRT'yi kont rol edebileceği fikrini, ümitsizce de ol- sa, ileri sürmektedir ama. kendilerine sorulan sorular, "kanundaki hükümler yok farzedilerek ve zorlama bir tefsir le böyle bir yetki icadedildiği takdir- de muhtariyetin selâmetinin ne ola- câğı?" noktasına varınca, aşağı yu- karı aynı cevabı vermekte ve: "— nıştayın kararı işi halleder" diye işin © içinden çıkmaktadırlar. Anc utum, kumar borcunu nasıl olsa babasının ödeyeceğini bilen serazat delikanlının kör cesaretinden farksızdır. Üstelik, okumarbazlar bile aşırı ihtiyatsızlıklarının cezasını ka- şısında ödemek zorunda kalır larken, devlet sorumluluğu taşıyanla- rın ilelebet ogayrıciddi odavranabile- çeklerini sanmak -27 Mayısta da ispat edildiği gibi- vahim bir hatadır TRT Genel Müdürü Adnan Öztrak, bu olayı tahkik için kendisinden gö- rüşme talep eden AKİS'çinin sorula- rını: " —Böyle bir olâyın varlığı hakkın da müsbet veya menfi bir şey söyleye- mem. Bu,yazışmaların gizliliği pren- sibine ri olur" diye karşılamıştır. k, AKİS'çi sorusunu: "— Wi bu şekilde bir yazı gelmiş olsaydı, size göre Anayasa ve TRT Ka nununa göre durum ne olurdu?" şek- ii sorunca, Özt öyle demiştir: — İfade m gibi bir durum, külliyen ii tamamiyle Anayasaya ay- kırı olur! TRT Genel Müdürü, böyle bir olay hakkında açıklama yapmak için ihti- yat göstermekte (-sorumluluk açısın- dan- haklı görülebilir. Fakat artık, biz zat yazıyı yazan merciin sorumlusu, Müsteşar Tolga, AKİS'çinin duyduğu haberi doğrulamış bulunmaktadır. Bu mesele sadece iki devlet dairesi ara- sındaki yazışmada yapılan -belki de 9

Bu sayıdan diğer sayfalar: