1 Ağustos 1934 Tarihli Kadro Dergisi Sayfa 26

1 Ağustos 1934 tarihli Kadro Dergisi Sayfa 26
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

ihtişam ve tahakkümünün ortasında, kaba bir yumruk gibi durur- du. Halbuki İngiliz emperyalizminin sembolü, ya ufacık bir kâ- git: çek; yahut ejderhayi altın bir zemin üzcrinde tepeleyen Salnt-Georges'dır: Sterling. İşte insanların hem günlük yaşama tarzlarına ve yaşama gayele- rine hâkim olan hem de onların ruhlarına bir ihtiras ve dimağla- rına bir mantık şeklinde sinen bu acayip tesirdir ki, Britanya İmparatorluğunun bütün donanmaları ile devlet cihazlarını süfli emir kulları vaziyetine sokmuştur. Bu acayip tesir, dikkat edi- lirse, işlene islene bir <insant haln şekline konmuş harikulâde bir telkinden haska birşey değildir. Bir telkin ki, vavaş yavaş bütün insanlara sitayet etmiştir. Bir telkin ki, tek tek halde insanların, cemaat - cemiyet - millet halinde insanların evvelâ tabit bulduk- ları, sonra inandıkları, daha sonra da uğrunda biribirlerine zül- mettikleri bir emukadderat» ve «tali» olmuştur. Hangi tmparatorluğun silâhları bukadar kuvvetli idi? Hangi İm- paratorluk, fütuhatını, böyle kafalarda ve ruhlarda yapmıstı? İngiliz iradesinin bir aksyon halinde fakat ayni zamanda en ince bir cihazın hesaplarını kaba gösteren bir hezaplılık ile cihanı iz- tilâ etmesi, cihan buhranı'na kadar okadar tabit görülmüştür ki, milletler, İngiliz milletinin kabiliyetlerine karşı duydukları hay- ranlığı ve bunu yakından takip eden taklit arzusunu hâtta adlan- dırmışlardı: anglo-sakson terbiyesi! Ferdiyetçi terbiyenin en kusursuz misalini ve en yüksek merte- besini teşkil eden bu terbiyeden, eğer Denizaşırı'yı okursanız, bundan altı sene kadar evvel bizzot Taymıs hıyddarı müellifinin bile ne kadar derin bir hayranlık ile bahsettiğini görürsünüz. Falih Rıfkı, o seyahatmamesinde, lâtin terbiyesi ile anglo-sakson terbiyesi arasındaki farkları göstermeği ve angla-saksarı terbiye- sinin çok daha yüksek olduğunu ispat eylemeği adeta bir tez olarak ele almıştır. Taymis Kıyıları'nda da, İngiliz ihtişamlının nihayet bütün yaşayan, ve tarih içinde düşünmesini bilen insan- lar üzerinde mukaddercesine vaptığı bu tesirin hafif bir tortusu- nu bulabilirsiniz. Fakat bu hafif tortunun artık hiç bir ehemmi- yeli yoktur. Milli kurtuluş Türkiyesinin şu son üç dört sene zarfın: da fikirce kurtuluş sahasında yaptığı keskin mücadelenin önsi- 28

Bu sayıdan diğer sayfalar: