20 Mayıs 1939 Tarihli Her Ay Dergisi Sayfa 145

20 Mayıs 1939 tarihli Her Ay Dergisi Sayfa 145
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

isabe- 1 Gir in bu alâka- ir ni- 'lerini 'kında lerine şadığı dince : yeni Edebiyat ve Sanat 147 bir mesele ile karşılaşırız: Müellifin, mensup olduğu milletin mahsulü olan edebiyata getirdiği yeni kıymetler. Bu son me- sele, bizi, bu milletin edebiyatını, menşelerinden tetkik etmek- te olduğumuz müellifin zamanına kadar geçirdiği muhtelif safhaları tanımağa sürükler. Bu niyetle giriştiğimiz ilmi fa- aliyet sahası, bir milletin medeni tarihinin bir şubesi olan - bir milletin hayatını edebi eserler arkasından görmek mana- sında - Edebiyat tarihinin mevzuunu teşkil eder. Edebiyat tarihi, bize muhtelif asırlar zarfında, bir mille- tin edebi faaliyetinin tâbi olduğu şeraiti muhtelif sanatkârla- rın biribirleri üzerindeki tesirlerini, edebi nevilerin tekâmü- lünü, teşekkül eden edebi mektepleri, ve ilh... ı sadece milli hudutlar dahilindeki imkânlarile anlatmağa çalışır. Halbuki, izahlarımız milli hudutlar içinde kaldıkça, edebi eserlerin baş- ka milletlerin edebiyatları üzerindeki tesirlerile, bu edebiyat- ların mukabil tesirlerini aydınlatarak edebi eserde beşeri kıy- metlerin tebarüz ettirilmesini imkânsız kılar. Faraza, Fransız romantizminin bütün hararetile hüküm sürdüğü on dokuzun- cu asrın ilk nısfında realist romanın kıymetli nümuünelerini: vermiş olan Balzac'ın edebi faaliyetini İngiliz tesirlerini bil- meden izah edemiyeceğimiz gibi, 18. inci asır Fransasında klâsik edebiyata karşı olan aksülâmelin felsefi esaslar hari- cindeki sebeplerini, Shakespeare tesirlerini bilmeden aydınla- tamayız. Gene faraza, Türklerin, islâmiyetten sonra, intişar etmiş oldukları muhtelif sahalarda, muhtelif asırlarda teşekkül ve inkişaf eden edebiyatırı, Arap ve Acem edebiyatlarını tanı- madan, Peyami Safa'nın eserini son devir Fransız edebiyatın- daki cereyanları anlamadan izah etmek te ayni derecede güç- tür, Görülüyor ki, milli edebiyatların yaratma imkânları için bütün tesirlere karşı Kapılarını açmaları - bizdeki gibi pasif olduğu takdirde yaratma imkânları tehlikeye girer - neticesi bir edebi eserin muhtevası üzerinde olduğu kadar, şekli üze- rinde husul bulacak yabancı tesirleri, ve yeni doğan eserlerin de mukabil tesirlerini izah için, edebiyat tarihinin verdiği im- kânlar kâfi değildir. Dostoievsky'nin Rus edebiyatındaki mil- li kıymeti ve romandaki inşacı muvaffakıyeti, Balzac'tan ne Şe LEE

Bu sayıdan diğer sayfalar: